06 Mart 2009 Cuma

Anket ve Ortak akıl arama forumu sonuçları

“NASIL BİR KÜÇÜKKUYU’DA YAŞAMAK İSTİYORUZ?
YEREL YÖNETİMDEN NELER TALEP EDİYORUZ?”

• ALTYAPISI TAMAMLANMIŞ,
• YEŞİL,
• TEMİZ,
• GÜVENLİ,
• SAĞLIKLI,
• ZENGİN,
• EĞİTİMLİ,
• KÜLTÜRLÜ,
• SPOR OLANAKLARINA SAHİP,
• ÇOCUKLARIN, GENÇLERİN, KADINLARIN, ENGELLİLERİN, YAŞLILARIN, YOKSULLARIN İHTİYAÇLARININ KARŞILANDIĞI,
• HAYVANLARIN KORUNDUĞU,
• ÇEVRE KÖYLERLE BÜTÜNLEŞMİŞ

BİR KÜÇÜKKUYU…


• ÇAĞDAŞ HİZMET ANLAYIŞINA SAHİP
• DOĞA DOSTU
• YEREL KALKINMA ÖNCELİKLİ
• SOSYAL
• ŞEFFAF

BİR BELEDİYE…


Kazdağı Koruma Girişimi Grubu olarak, hemşehrilik bilinci ve sorumluluğu ile yerel seçimler sürecinde beldemizdeki sorunları ve talepleri saptamak, bu talepleri siyasi partilere ve yerel yönetim adaylarına iletmek ve programlarında yer vermelerini sağlamak amacıyla bir dizi etkinlik gerçekleştiriyoruz.

Kazdağı Koruma Girişimi Grubu olarak, her zaman olduğu gibi bu süreçte de tüm siyasi partilere eşit mesafede durmayı temel ilke kabul ediyor, beldemizde yaşayan her kesimi gözeten bir işbirliğine önem veriyoruz. Çalışmalarımızı kamuoyu önünde açık olarak, dileyen herkesin katılabileceği bir şekilde yürütüyoruz.

Öncelikle bir yerel yönetim anket çalışması yaptık. Pazaryerinde gerçekleştirdiğimiz, isteyen herkesin katılabildiği anket çalışmamız ilgiyle karşılandı.
Daha sonra tüm siyasi partileri ve belediye başkan adaylarını ziyaret ettik. Çalışmalarımız hakkında bilgi verdik. Tüm başkan adaylarına başarılar dileyip ortak taleplerimizi daha sonra kendilerine ileteceğimizi belirttik.

Ardından da, “Nasıl Bir Küçükkuyu’da Yaşamak İstiyoruz? Yerel Yönetimlerden Taleplerimiz Neler?” başlıklı bir ortak akıl arama toplantı düzenledik. 8 Şubat’ta GÜLTUR Motel’de gerçekleştirdiğimiz bu toplantıya halkın farklı kesimlerinin temsilcilerini davet ettik.
Toplantı, tüm hava muhalefetine rağmen, soğuk, yağmurlu ve fırtınalı bir havada yola çıkmayı göze alan katılımcıların sabahtan akşama kadar süren büyük sabır ve heyecanıyla, demokratik, ön yargısız ve olgun bir ortamda gerçekleştirildi. Sanırız bölgemizde, hatta, belki de Türkiye’de ilk defa, yerel seçimler öncesinde gerçekleştirilmiş halkın farklı kesimlerini kapsayan bir “ortak akıl arama toplantı”sı oldu.
Toplantıya katılan çocuklar, gençler, kadınlar, engelliler, yaşlılar, zeytinciler, turizmciler, esnaflar, balıkçılar, eğitimciler, eczacılar, hekimler, veterinerler, mühendisler, çiftçiler, köylüler, hayvan hakları savunucuları ve ekolojistlerin temsilcileri tek tek taleplerini dile getirdiler. Yaklaşık 150 öneri geliştirildi. Bu öneriler gruplarda tartışıldı. Her grup öncelikli 10 talep belirledi. Bu talepler bir kez daha hep birlikte tartışıldı ve tüm katılımcıların üzerinde uzlaştığı 30 öneriden oluşan bir “öncelikli ortak talepler” listesi ortaya çıkarıldı.
Toplantının sonunda ayrıca, yürüttüğümüz anketin sonuçlarını da açıkladık. Toplantıda ortaya çıkan taleplerle anket çalışmamızın sonuçlarının büyük uyum gösterdiğini gördük.

Belirlenen öncelikli ortak talepler:

1. Şehir içi yollar bir an önce tamamlansın, yaya kaldırımları yapılsın, kaldırım işgalleri ortadan kaldırılsın, otoparklar oluşturulsun, yaz aylarında araçların şehir merkezine girmesi engellensin.

2. Küçükkuyu betonlaştırılmasın. Yeni imar alanları açılmasın. Mevcut imar planlarındaki yapılaşma yoğunluğu düşük tutulsun, imar planlarında yeşil alanlara yeterince yer ayrılsın.

3. Arıtma tesisi bir an önce yapılsın ve vidanjörlerin Ilıca Deresine lağım boşaltması durdurulsun. Kanalizasyon sistemi yapılsın. Ilıca Deresi ıslah edilsin.

4. Çöpler ayrıştırılarak toplansın ve geri dönüşüm sağlansın. Çöp bidonlarının çevre kirliliği yaratmaması konusunda da gerekli önlemler alınsın.

5. Sabit, üstü kapalı, modern bir pazaryeri kurulsun.

6. Herkesin eşit olarak yararlanabilmesi için kıyı işgallerinin önüne geçilsin ve gerekli altyapı düzenlemeleri yapılsın.

7. Liman içi hem balıkçıların hem de halkın gereksinimlerine göre yeniden düzenlensin. Liman içinde kamuya ait alandaki işgaller kaldırılsın. Limandaki gürültü ve ışık kirliliği önlensin. Tezgahlara ve satıcılara düzen getirilsin.

8. Şehir içinde yeşil alanlar, parklar oluşturulsun, yol kenarlarına ağaçlar, çiçekler dikilsin. Yeşil alanlarda spor alanı, çocuk oyun merkezi, tuvalet gibi düzenlemeler yapılarak çocukların, gençlerin, kadınların, engellilerin rahat kullanımı sağlansın.

9. Küçükkuyu’nun mahalleleri arasında toplu taşıma hizmeti verilsin. Körfeze dönük ulaşımın da toplu taşıma araçlarıyla yapılması sağlansın.

10. Bölgenin temel geliri olan zeytincilik desteklensin ve bölgesel işaret ve markalaşma sağlansın.

11. Bölgenin diğer bir gelir kaynağı olan turizm desteklensin, turizm bilgi bürosu işlevli hale gelsin, turizm acentası kurulsun, bölgeyi ve Küçükkuyu’yu tanıtıcı broşür-cd’ler yaygınlaştırılsın. Ev pansiyonculuğu ve eko-turizm yaygınlaştırılsın.

12. Gelir getirici yeni alanlar açılsın.(Ekolojik tarıma, yöresel ürünlerin ve el sanatlarının üretimi ve pazarlanmasına destek verilsin.)

13. Bölgedeki gelişmeye katkı ve gençlere eğitim olanağı sağlamak amacıyla, “Zeytin, Su Ürünleri, Turizm” konularında Meslek Yüksek Okulu açılsın.

14. Belediye Sağlık Evinde verilen hizmetler arttırılsın ve geliştirilsin.

15. Gıda kontrolu hizmetlerine önem verilsin, mezbaha açılsın.

16. Beldede güvenliğin sağlamasına destek amacıyla kamera sistemi kurulsun.

17. Beldenin kültürel-sanatsal-sosyal yaşamını geliştirici faaliyetler düzenlensin. Bu konularda beceri kazandırıcı, yetenekleri ortaya çıkarıcı kurslar açılsın.

18. “Zeus Festivali”nin sanatsal düzeyi arttırılsın. Festivalde Küçükkuyulu gençlerin ve çocukların beceri ve yeteneklerini sergilemelerine olanak tanınsın. Festival, toplumun farklı kesimlerinin beğeni ve gereksinimlerine uygun hale getirilsin.

19. Çocuklar için okul sonrası ve yaz tatillerinde vakitlerini geçirecekleri oyun alanları, etüd merkezleri kurulsun, kültürel, sanatsal, sportif faaliyetler düzenlensin.

20. Gençler için “Gençlik Merkezi” kurulsun. Bu merkezde, kültürel, sanatsal, sportif faaliyetler gerçekleştirilsin. İşsiz gençler için meslek edindirici kurslar düzenlensin. Gençlere madde bağımlılığı ve kötü alışkanlıklarla mücadele konusunda eğitimler verilsin.

21. Kadınlar için “Kadın Danışma-Dayanışma Merkezi” açılsın. Bu merkez aracılığıyla kadınların toplumsal-ekonomik-sosyal-siyasal alanlara aktif katılımını destekleyici faaliyetler ve beceri-meslek kazandırıcı kurslar düzenlensin. Şiddete uğrayan kadınlara hukuki-psikolojik destek verilsin. Şiddete uğrayan kadınlar için Körfezde bir Kadın Sığınağı açılsın.

22. Ücretsiz veya düşük ücretli kreş ve yaşlı bakım evi açılsın.

23. Alt yapı ve tüm hizmetlerde engelliler ve yaşlılar düşünülsün.

24. Deniz suyu, içme suyu düzenli olarak tahlil ettirilsin ve tahlil sonuçları halka duyurulsun.

25. Doğamızın, ormanlarımızın, zeytin ağaçlarımızın, havamızın, suyumuzun, toprağımızın, denizimizin, derelerimizin madencilik, termik santral vb. faaliyetlerle kirletmemesi için gereken önlemler alınsın.

26. Sokak hayvanlarının rehabilitasyonu ve hayvan haklarının korunması için gerekli çalışmalar yapılsın.

27. Banka şubesi açılması için girişimlerde bulunulsun.

28. Çiftçi mallarının korunması için gerekli teşkilatlanmaya destek verilsin.

29. Muhtarlıklarla işbirliği içerisinde çevre köylere de altyapı, çöp, kültürel-sanatsal-sportif hizmet desteği verilsin.

30. Kent Konseyi kurulsun ve halka verilecek hizmetlerle ilgili görüş belirtme ve karar alma sürecine katılma olanağı sağlansın. Herkese eşit hizmet verilsin. Kararlar ve hizmetlerde şeffaflık sağlansın.

Öncelikli talepler dışında sıralanan diğer taleplerden bazı örnekler:

1. Belediye, bilim ışığında, uzmanlık, akıl ve inançla, doğa merkezli bir hizmet anlayışıyla çalışsın.
2. İnternet ortamında “tatil+ cennet+ zeytin” yazıldığında Küçükkuyu’ya gönderen ortak bir web sitesi kurulsun.
3. Oksijen cenneti beldemizde uluslararası düzeyde, tam teşekkülü bir göğüs hastalıkları hastanesi kurulsun.
4. Zincir marketler yerleşim dışına alınsın, yerel ekonomi desteklensin.
5. Belediye meclisi bünyesinde “Kadın-erkek eşitliği birimi” kurulsun, bu birim belediyenin tüm çalışmalarında kadınların taleplerinin sağlanıp sağlanmadığını denetlesin.
6. Maddi durumu uygun olmayan, yalnız yaşayan ya da çocuklu kadınlara destek sağlansın, sosyal konutlar ayrılsın.
7. Tüketen değil üreten bir belediye anlayışına sahip olunsun.
8. Gökçetepe mahallesinde çadırlarda yaşayanlar insanca yaşayabilecekleri konutlara yerleştirilsin.
9. Afrodit kaplıcası ve yolu ıslah edilip turizme kazandırılsın.
10. Bölgemizde suyun özelleştirilmesine izin verilmesin.
11. Dışarıdan gelen zeytin ve inşaat işçilerinin insanca yaşaması için barınma ve benzeri ihtiyaçlarının karşılanması için gerekli tedbirler alınsın.
12. Trafik ışıklarının olduğu yerlerde kazaları önlemek ve trafiği düzenlemek amacıyla alt geçit yapılsın, trafik polisi konulsun.
13. Alternatif enerji kaynaklarını kullanarak kendi elektriğimizi üretelim.
14. Altılı yola paralel 14.5 metre genişliğindeki alternatif yol ivedilikle açılsın.
15. Küçükkuyu dışında okuyan öğrencilere burs olanağı sağlansın.
16. Belediye, sosyal sorumluluk bilincinin geliştirilmesi için okulların sosyal kulüpleriyle iş birliği yapsın.
17. Küçükkuyu’da sinema ve tiyatro olsun.
18. Kapalı yüzme havuzu yapılsın.
19. Doğa bilimleri okulu açılsın.
20. Ezine’de kurulması planlanan ve beldemizi de etkileyecek olan termik santralin yapımı önlensin,

YEREL YÖNETİM ANKET SONUÇLARI:

Anketin değerlendirilmesi Akdeniz Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Faik Ardahan tarafından gerçekleştirilmiştir.

KATILANLARIN YAŞI:

30 yaş ve altı % 30
30 yaşın üstünde % 70

KATILANLARIN CİNSİYETİ:

Kadın % 45
Erkek % 55

MESLEK

Serbest % 50
Öğrenci % 15,2
Ev kadını % 16,1
Emekli % 11,7
Kamu görevlisi % 7,9

EĞİTİM DURUMU

Okuryazar % 2,8
İlkokul % 19,3
Ortaokul %13,6
Lise %39,2
Üniversite %21,2
Lisan üstü %1,6

SORULARA VERİLEN YANITLAR:

Kömür ve Prinanın havayı kirlettiğini düşünenler % 77
Çöplerin ayrıştırılması ve daha düzenli toplanmasını isteyenler % 85
Bölgemizin betonlaşmasından korkup önlem alınsın diyenler % 78
İmar alanları açılırken ağaçlar zarar görmesin diyenler % 88
Gıda kontrolü ve içme suyu tahlili dahil halk sağlığına dikkat
edilmeli diyenler % 71
Altın çıkarma niyetlerinin bölgemize zarar vereceğini düşünenler % 91
Mesleki ve sanatsal beceri kazandırma kursları açılmasını isteyenler % 93
Otopark, kaldırım, yol gibi hizmetlere ağırlık verilsin diyenler % 62
Belde içi ulaşıma ihtiyaç duyanlar % 65
Yazın artan trafiğe çözüm bulunmalı diyenler % 93
Gürültülü müzik yapan eğlence yerleri liman dışına çıkmalı diyenler % 65
Turizm hizmetlerinin yeterli olmadığını düşünenler % 81
Halka açık plaj yerleri arttırılmalı diyenler % 84
Yazın düzenlenen Festivalleri beğenenler % 64
Çocuk parkı, yürüyüş yolu ve spor alanları yapılmalı diyenler % 87
Yaşlılar ve engelliler için ulaşım vb. hizmetler olmalı diyenler % 93
Kültürel-sanatsal faaliyetler arttırılmalı diyenler % 82
Sportif faaliyetler arttırılmalı diyenler % 83
Su, kanalizasyon, çöp toplama hizmetlerine daha fazla özen
gösterilsin diyenler % 55
Kadınların da erkeklerle eşit oranda yerel yönetimde görev almasını
isteyenler % 89
Belediye çalışmalarının halka açık, katılımcı olmasını isteyenler % 93
Belediye çalışmaları seçmenler ve Kent Konseyince denetlensin diyenler % 91


Anket sonuçlarına göre Küçükkuyudaki en önemli 5 çevre sorunu;

Kanalizasyon % 80
Altın Arama % 66
Ağaç kıyımı % 40
Çöpler % 27
Sahiller % 21



KAZDAĞI KORUMA GİRİŞİMİ GRUBU

Haberleşme: www.groups.yahoo.com/group/kazdagigrubu
Web: www.kazdagikoruma.blogspot.com
E-posta: kazdaginikoruma@gmail.com, kkggsekreterya@gmail.com
Nöbetçi Tel: 0534 3286511

7 Mart-PANEL "Nasıl Bir Yerel Yönetim, Nasıl Bir Küçükkuyu?"



Kazdağı Koruma Girişimi Grubu olarak, hemşehrilik bilinci ve sorumluluğu ile yerel seçimler sürecinde beldemizdeki sorunları ve talepleri saptamak, bu talepleri siyasi partilere ve yerel yönetim adaylarına iletmek ve programlarında yer vermelerini sağlamak amacıyla bir dizi etkinlik gerçekleştiriyoruz;

Önce bir yerel yönetim anket çalışması yaptık. Ardından da, “Nasıl Bir Küçükkuyu’da Yaşamak İstiyoruz? Yerel Yönetimlerden Taleplerimiz Neler?” başlıklı bir “ortak akıl arama toplantısı” düzenledik. Toplantıya katılan çocuklar, gençler, kadınlar, engelliler, yaşlılar, zeytinciler, turizmciler, esnaflar, balıkçılar, eğitimciler, eczacılar, hekimler, veterinerler, mühendisler, çiftçiler, köylüler, hayvan hakları savunucuları ve ekolojistlerin temsilcileri talep ve önerilerini dile getirdiler. 150 civarındaki öneri içerisinden 30 öneriden oluşan bir “öncelikli ortak talepler” listesi üzerinde görüş birliğine vardılar. Anket sonuçları ile talepleri, beldemiz sakinleri ve yerel yönetim adaylarımızla paylaşmak üzere bir de broşür hazırladık.

Bu süreçteki son etkinliğimiz ise, ortaya çıkan bu öneri ve taleplerin ne şekilde gerçekleştirilebileceğine ilişkin bilimsel yaklaşımları ortaya koyabilmek amacıyla düzenlediğimiz bir panel olacak.

“Nasıl Bir Yerel Yönetim, Nasıl Bir Küçükkuyu?” başlıklı panelimiz,

07 Mart 2009 Cumartesi günü,

saat 14.00’de,

Küçükkuyu Belediyesi Düğün Salonu’nda gerçekleştirilecektir.

Panelistler:



Prof.Dr. Tanay Sıtkı Uyar-Marmara Üniversitesi

“Çevre Kirlilikleri ve doğal enerji çözümleri”



Prof.Dr. Ali Gökmen-ODTÜ

“Arıtma, Kanalizasyon, Katı Atıklar”



Yücel Gürsel- TMMOB Mimarlar Odası eski Genel Başkanı

“İmar ve yapılaşma”

Panelimizde sizi de aramızda görmeyi diler, saygılar sunarız.

01 Şubat 2009 Pazar

Kazdağından mektubunuz var

sevgili arkadaslar,

8 şubatta Küçükkuyu'da "Nasıl bir Küçükkuyu İstiyoruz, Yerel Yönetimlerden Taleplerimi Neler?" başlıklı bir "ortak akıl arama toplantısı" yapacağız. Toplantıya esas olarak küçükkuyu'lular konuşmacı olarak katılacaklar. sizlerden de "izleyiciler" bölümünde izlemek isteyen olursa, memnuniyetle bekleriz...

konuşmacı olarak davet ettiklerimize verdiğimiz davetiyemiz de bilginiz için ekte ve aşağıda...

kazdağı koruma girişimi grubu
--------------------------------------------------------------------------------



Kazdağı Koruma Girişimi Grubu olarak biraraya geldiğimizden bu yana, başta Bahçedere olmak üzere diğer köylerimizle ve Küçükkuyu’da yaşayanlarla birlikte, beldedeki tüm siyasi partilerimizin de desteğiyle, yaşadığımız yöreye sahip çıkmak ve korumak amacıyla, öncelikle bölgemiz için büyük tehlike taşıyan altın madenciliğine karşı mücadele ettik. Köylerde ve beldemizde halka açık bilgilendirme toplantıları, paneller düzenledik. İmza kampanyaları gerçekleştirdik. Broşürler dağıttık. Mitinglere katıldık. Ülke kamuoyunda ve basında sesimizi yeterince duyurduk. Üniversitelerimizin konuya ilgisini sağladık. Çalışmalarımız üniversitelerde tez konusu oldu. Değişik partilerden milletvekillerimizin ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımızın Bölgeyi ziyaret etmesini, sorunları yerinde görmesini, ayrıca milletvekillerimizin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde de soru önergeleri vermelerini sağladık. Yöremizdeki belediye başkanlarımız ve İl genel Meclisi üyelerimiz de bu konudaki mücadeleye büyük destek verdiler.



Ortak çabamız sonucunda da Bahçedere Köyü ve Kısacık Köyü yakınlarındaki maden alanı için işletme ruhsatı verilmemesini sağladık.



Ayrıca Kazdağlarını koruyabilmek için Maden Yasasının değişmesi konusunda topladığımız imzaları diğer bölgelerle birlikte Meclis’e ve ilgili bakanlıklara yolladık. Bölgemizde, tüm körfezde ve ülkemizin diğer bölgelerinde de ortaklaşa yürütülen mücadelelerin de katkısı ile, yüce Anayasa Mahkemesi, yürürlükteki Maden ve Çevre Yasalarının önemli bölümlerini iptal etti. Bu karar Kazdağları ve bölgemiz için tarihi bir karardır. Yüce hukuk, çok uluslu şirketlerin değil, halkının ve ülkesinin çıkarlarını gözetmiştir.



Bu durumda çokuluslu maden şirketleri artık Kazdağları’nı ve diğer dağlarımızı diledikleri gibi delik deşik edemeyecekler. Her yerde madencilik faaliyeti yapılamayacağı gibi arama işlemi de yapılamayacaktır. Arama işlemleri dahi Çevre Etki Değerlendirme’sine (ÇED) tâbi olacaktır.



Yaşadığımız yöreye sahip çıkma çabamızın bir devamı olarak, yerel seçimler öncesinde beldemizdeki ve bölgedeki sorunları tespit etmek amacıyla bir anket çalışması başlattık. Ayrıca “Nasıl Bir Küçükkuyu’da Yaşamak İstiyoruz? Yerel Yönetimlerden Taleplerimiz Neler?” başlıklı bir ortak akıl arama toplantı gerçekleştireceğiz. Bu toplantı sonrasında oluşacak ortak taleplerimizi Küçükkuyu’lularla paylaşmak ve yerel yönetim adaylarına ileterek, programlarına almalarını sağlamak, sonrasında da taleplerimizin gerçekleşip gerçekleşmediğini izlemek istiyoruz.



Hemşehrilik görevi olarak yaşadığımızı yerin sorunlarına sahip çıkmak, çözüm üretmek ve çözümün bir parçası olmak konusunda çabalarımız sürecektir. Bu konuda akıl yoran, çalışmak isteyen herkesi birlikte olmaya çağırıyoruz.



Daha önce olduğu gibi yerel seçimler sürecinde de grubumuz tüm siyasi partilere eşit mesafede duracaktır.

Saygılarımızla.

KAZDAĞI KORUMA GİRİŞİMİ GRUBU
Tel: 0534 3286511
eposta:kazdaginikoruma@gmail.com

Anayasa Mahkemesi Maden yasasındaki bazı değişiklikleri iptal etti

maden şirketleri artık Kazdağları’nı ve diğer dağlarımızı diledikleri gibi delik deşik edemeyecekler. Her yerde madencilik faaliyeti yapılamayacağı gibi arama işlemi de yapılamayacaktır. Arama işlemleri dahi Çevre Etki Değerlendirme’sine (ÇED) tâbi olacaktır.

21 Haziran 2008 Cumartesi

20 Haziran toplantı notları

KKGGurubu,belirtilen tarihte toplantısını yaptı.Bu kez bir değişiklik yapıldı.Daha doğrusu bu kendiliğinden oluştu.Çünkü iki-üç günden beri gurubumuzda bir hareketlilik vardı.Gündem belirlenmeden ,ama gündem varmış gibi konular Av.Mehmet Öngen'in kolaylaştırıcılığında konuşuldu.
Hüseyin Kahraman arkadaşımız üç gündür Küçükkuyu da çevre ile ilgili çekimler yapan NTV tevizyonunun gurubumuzu ziyareti hakkında bilgi verdi.Programcılar çalışmalarımız ve mücadelemiz le ilgili bilgiler aldılar.
Belediye Baş.ile ,muhtar Ahmet Bey,Melike,Hüseyin Bey limandan Fatma Kayası maden alanına ait çekime katıldılar.
18.06.2008 günü ise,Balıkesir Üniversitesi Öğretim üyelerinden Yılmaz Arı Bey ile ortak bir projede çalışan Amerikalı (eşinin ailesi burada yaşıyor)bir öğretim görevlisine maden sahası ve gurubumuzun çalışmaları ile bilgiler verildi.(ayla,meral.ahmet.hüseyin,muhtar ahmet ile birlikte.)
Nilgün Özarar arkadaşımız Doğan Özyürek Beyin evinin bulunduğu yerde hiç yol olmadığına dair,bir konu sundu.Amaç ise yangına karşı tedbir alınması ile ilgili idi.Bu konunun incelemeler yapılarak ilerde konuşulmasına karar verildi.Ayrıca KENE konusu da dile getirildi.Ayvacıkta yaşanan ölüm vakası üzerinde duruldu.Muh.Ahmet Bey,bugün ilçede bu konu ile ilgili olarak katıldığı top.hak.bilgi verdi.Önümüz deki günlerde İlçe Tarım Müdürlüğü ,köy köy gezerek KENE konusunda halkı bilgilendirecekmiş.
Mehmet Öngen de Otelciler Derneği ile bu konu üzerine toplanacaklarını söyledi.
Ayrıca toplantıya katılan Belediye Meclis üyesi Akın Özdemir'den kanalizasyon çalışmaları hakkında bilgi alındı.Bu sistem için 22 trilyon gerekiyormuş.İller Ban.ancak 4,5 trilyon borç vermiş.Geri kalan kısım ise belediye tarafından karşılanması gerekiyor.(17,5trilyon)
Süheyla Doğan arkadaşımız,deniz suyunun değişik zamanlar da tahlilerinin yapılması için girişimde bulunalım.dedi.
Fatma erden arkadaşımızda içme suyunun kimyasal ve mikrobiyolojik analizlerinin yapılması için ilgiyerlere ulaşılması çalışmalarını da yapalım,dedi.
Bu arada çalışmalarımıza devamla,gelecek toplantının 4.07.2008 tarihinde yapılması kararı ile toplantıya son verildi.
NOT: Gurubun telefonu yine Hüseyin Kahraman'dadır.İletişimleri o sağlıyor.
Biraz uzun bir rapor oldu.Kusura bakmayın.
Saygı ve sevgiler. sekreterya.

26 Mayıs 2008 Pazartesi

23 Mayıs toplantı notları

Grubun 23 mayıstaki toplatısında Fatmakayasına madencilerin gelmesi değerlendirildi Köylünün tavrı olumlu bulundu Kazdağı ve madra çevre platformunun sessizliği (?) dikkati çekti Bir sonraki toplantı tarihinin 6 haziran cuma saat 21 de olması kararlaştırıldı.Bu toplantıda eylem planı ve yol haritasının gözden geçirilmesi istenildi Bu yüzden tüm arkadaşların katılımının önemine değinildi.Daha sonraki toplantıların Bahçedere köy kahvesinde yapılması benimsendi.Geniş katılımla dernekleşme görüşmeleri yapılması istenildi.Koruma heyecanın canlı tutulması gerektiği benimsendi.8 haziranda yapılacak olan geleneksel Bahçedere köy hayrına katılınması kararlaştırıldı

21 Mayıs 2008 Çarşamba

MADENCİLERİ,KAPIDAN KOVSAN BACADAN...

Bahçedere Fatma kayası mevkiindeki maden sahasına,madenciler bu kez ekolojik gezi yapıyoruz diye girdiler.
Bahçedere köylülerinin maden sahasına sokmayıp kovdukları madenciler,Küçükkuyu Orman Bölge Şefliğinden izin alarak maden sahasına girdiler.
Bir Rus,bir Rus kökenli İngiliz ve kendini rehber olarak tanıtan üç kişinin yanlarında madende çalışan bir işçiyi alarak amden sahasına gittiklerini öğreniyoruz.
MADENCİ GAZETECİ KOVALAMACASI
Fatma kayası mevkiindeki mağaralarda onları arıyoruz.İLk sondaj yapılan yerde madende çalışan köylüyü ve tanımadığımız birisini buluyoruz.
Kim olduğumuzu söyledikten sonra ne iş yaptığını ve burada ne aradığını soruyoruz.Adının Celal olduğunu söyledikten sonra,birkaç dakika düşünüyor ve soyadının Cemil olduğunu söylüyor.Soyadını uydurduğunu anlıyor ve Küçükkuyu Orman Bölge Şefliğinden gerçek adının Celal Ereğli olduğunu öğreniyoruz.Kuşkularımız artıyor.
Ne iş yaptığını sorduğumuzda,rehber tercüman olduğunu,serbest olarak çalıştığını söylüyor.
Diğerlerinin nerede olduğunu sorduğumuzda ,onların ekolojik gezi amaçlı inceleme yaptıklarını söylüyor.
Önce bize telefonlar konuştuğunu,onlarında bizim yanımıza geleceğini söylüyor,daha sonra kendisini aradıklarını ,diğer arabanın yanında bizi beklediklerini söylüyor.
Son hızla arabanın olduğu yere hareket ediyoruz.Arkamızda kanyonetle,rehbet olduğunu söyleyen kişiyle,madende çalışan işçi var Arabanın olduğu yere vardığımızda,arabanın olmadığını görüyoruz.Rehberlerini bırakıp kaçmışlar.Bu sefer kamyonetin peşini bırakmıyoruz kararlıyız.
Küçükkuyu'ya geldiğimizde,rehberin diyen şahıs kamyonetten iniyor.Madencilerin kendisini terk ettiğini,fakat bizim onunla ilgilenebileceğimiz,çay yemek ikram edebileceğimizi söylediğimizde reddediyor.
Bizde kuşkulanmasın diyerek uzaktan takip ediyoruz.Rehber amaçsız bir şekilde dolaşıyor.İki otobüs yazıhanesine giriyor.Yazıhaneden ayrıldığında,bilet almadığını,İstanbul'a otobüslerin hareket saatlerini sorduğunu öğreniyoruz.
Devamlı telefonlar konuşuyor,daha sonra Altınoluk yönüne doğru yürüyor ve gelen minibüse biniyor.Motosikletle minibüsü takip etmemiz olanaksız olduğunda peşini bırakıyoruz.
Dağdayken bir ara bize Yakup Cemil'in torubu olduğunu söylüyor.
Bizi tehdit mi ediyorsun dediğimizde suskun kalıyor.
Yorum sizin
Ünal Çardak

03 Mayıs 2008 Cumartesi

2 Mayıs toplantı notları

Bu akşamki toplantıda katılımın iyi olması ileriki toplantının 9 mayıs2008 akşamı saat 20.00 de yapılmasına oy birline karar verilmiştir
aşağıdaki konular üzerinde gerekli çalışmanın yapılacağı
1 ,- 3 mayıs 2008 Çanakkale çevre platformuna katılmak isteyenlerin gitmesini uygun görülmüştür
2,- köy ve kahve toplatılarının yeniden yapılması uygun görülmüştür
3- 4 mayıs 2008 günü kısacık köy hayırına katılma kararı alınmıştır

Kazdağı Koruma Girişimi Sekreteryası

20 Nisan 2008 Pazar

Midillide Panel


LESVOS ADASINDA YAPILAN PANELDE, SİYANÜRLÜ ALTINA KARŞI TEPKİ ve İÇME SULARININ KİRLENMESİ YÖNÜNDE DUYULAN KAYGILAR DİLE GETİRİLDİ.

Yunanistan’nın en büyük adalarından biri olan Lesvos’ta, Midilli’de başta Siniparksi (Ege’de Bir Arada Var Olma ve İletişim Derneği Başkanı) olmak üzere Lesvos Yerel Belediyeler Birliği, Lesvos Valisi, Midilli Belediye Başkanı’nın katkılarıyla yapılan panelde; Türkiye’de devam eden siyanürlü altın arama işletme faaliyetlerinden dolayı yeraltı sularının kirleneceği yolundaki kaygılarını dile getirdiler ve halkı altın madenciliği, çevre ve insan sağlığı konularında bilgilendirdiler. Panel 16.04.2008 günü saat 20.30 da, Midilli Ticaret Odası toplantı salonunda Türkiye’den davet edile yerel yöneticilerin katılımıyla gerçekleşti.

Toplantıya Türkiye’den Panelist olarak, Altınoluk Belediye Başkanı İsmail Aynur, Burhaniye Belediye Başkanı Fikret Akova, Bergama eski Belediye Başkanı Sefa Taşkın, Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven, panele/toplantıya katkı amacıyla, Dikili Belediyesi Jeotermal A.Ş Genel Müdürü Hasan Gökvardar, Dikili Belediyesi Dış İlişkilerden Gönenç Turan, Şehir ve Başkan Dergisi sahibi gazeteci Atilla Sertel katıldı.

Komşu iki ülkeyi de ilgilendiren, bölgenin yer altı sularını olumsuz yönde etkileyecek, suların potansiyelini azaltarak, kimyasallarla kirlenmesine yol açan, Çanakkale - Dikili sahillerine yakın yerlerde işletme ve arama faaliyetleri devam eden altın şirketlerinin, sürdürülmekte olan çalışmalarını protesto etmek, çözüm üretmek için yapılan panel ve değerlendirme toplantısına Midilli’de ilgi büyüktü. Toplantı salonu Yunanlı sivil toplum kuruluşu temsilcileri, konuyla ilgilenen Yunanlılar tarafından dolduruldu.

Kaz dağları, Madra dağları, Kozak dağları ve yaylalarında sürdürülen altın arama ve işletme faaliyetleri, komşumuz Yunan adalarında yaşayanları yakından ilgilendiriyor. Yunan adalarının su kaynakları Kaz dağları, Madra Dağı ve Kozak dağlarından besleniyor.

Açılış Konuşmasında bu konudaki kaygıları belirten Siniparksi Derneği Başkanı Stratis Pothas, “Son aylarda Kaz Dağları Bahçedere köyünde başlayan altın arama faaliyetleri bizleri de yakından ilgilendirmektedir. Sadece komşumuzun evi değil, kendi evimizin de yanmasından korkuyoruz. Asıl şimdi bir şeyler yapmaya başlamalıyız”dedi. Ayrıca Pothas, Lesvos Adası Milletvekili Nikos Sifounakis’in konu ile ilgili destek mesajını da panelde iletti.

Altınoluk Belediye Başkanı İsmail Aynur, Kaz dağları’nın derin bir mitolojik geçmişi olduğundan söz ederek çok uluslu şirketlerin Afrika’dan sonra Türkiye’ye girdiğini ve işbirlikçi bir hükümetle birlikte olduğunu belirterek şunları da ekledi. “Altın aranması için yüz binlerce ağaç yok edilecek, kullanılan siyanürün %30’u havaya çıkarak rüzgarla taşınacak ve Midilli Adası da bundan etkilenecek. Buradan sizlerin de desteğinizi istiyoruz. Bizim altınımız zeytindir. Tüm doğal kaynaklar insanlığın hizmetine sunulmalıdır” dedi.

Lesvos Valisi Pavlos Voyacis, “Aynı havayı ve suyu paylaşıyoruz - kullanıyoruz. Bu mücadele, dava hepimizin; konuyu diğer adaların yerel yönetimlerine taşımayı planlıyoruz. Konu kesinlikle Avrupa’ya, AB Birliği ve Parlamentosuna taşınacaktır. Biz Lesvos adası olarak karar aldık. Adamızda altın madenciliği konusunda arama ve işletme yapılmasına karşıyız. Siyanürlü altın madenciliğini protesto ediyoruz; gelişmelerden kaygılanıyoruz. Sizin çabanız bizim çabamızdır” dedi.

Lesvos Belediyeler Birliği Başkanı Sotiris Zamtrakis ise Sakız ve Sisam adalarında da konunun ele alındığını, halkın bilgilendirildiğini, adalarda altın araması, işletmesi istemediklerini, komşu ülke topraklarında sürdürülen çalışmaların da adaları tehdit ettiğini, Mistik özelliği olan Kaz dağlarının ve çevresinin korunması için komşu Körfez Belediye Başkanlarına, çevreci kuruluşlara elinden gelen desteği vereceklerini iletti.

Daha sonra söz alan Burhaniye Belediye Başkanı Fikret Akova ise; Hükümetlerin, muhalefetlerin değiştiğini bir ülkede çok uluslu şirketlerin çalışmalarının durmadığını, hızlandığını ifade ederek, yunanlı dostların yardımıyla, işbirliğiyle, konunun AB Parlamentosuna taşınarak çözüm aranmasından mutluluk duyduğunu dile getirdi.

Eski Bergama Belediye Başkanı Sefa Taşkın’da, altın madenciliği çalışmalarının çevre dışında çocuklarımızı, geleceğimi olumsuz etkileyeceğini ifade ederek, atıklardaki ağır metallerin yer altı sularına karışmasıyla, maden civarı yerleşim birimlerinde kanser olaylarına çok sık rastlandığını söyledi. İda’da, Kozak’ta yeni madencilik faaliyetleri ile ilgili çalışmalar yapıldığını anlatan S.Taşkın, (WHO) Dünya Sağlık Teşkilatının, altın madenlerinin bulunduğu bölgelerde 40 km yarı çaplı bölgeleri riskli olarak ilan ettiğini vurguladı. S.Taşkın, Bergama’da Yunt Dağındaki suların 25 km den Kleopatra Ilıcalarına geldiğini hatırlatarak, Ovacık’taki zehirli kimyasallarla kirlenmiş suların Dikili’ye kadar gelebileceğini ifade etti. Zehirlerin şakası yoktur; yeraltında sularda ne yapacağı kestirilemez; Yunanlı dostlarımıza tavsiyemiz, su kaynaklarında çalışma yapsınlar, kirletici parametreleri tespit etsinler diyerek, bölgemizdeki siyanürlü altın madeni çalışmaları Dikili’yi ve Lesvos’u tehdit etmektedir dedi. Çok uluslu şirketlerin çalıştığı ülkelerde kendilerine işbirlikçi bulduklarını hatırlatan S.Taşkın, ABD Büyükelçisi Edelman’nın İzmir’e gelerek Ovacık altın madeninin açılması için emir verici cürette bulunduğunu hatırlattı. Taşkın, Çok uluslu şirketin Bergama’da dirençle karşılaşınca kendisine dinci şirketle (Fetullah) bağlantı kurduğunu ve yargı kararlarını değiştirdiğini, madene karşı olanların yargılandığını ve maden faaliyetlerinin kesiksiz sürdürüldüğünü anlattı.

Dikili Belediye Başkanı ise panelde en son söz alan Başkandı. O.Özgüven, her şey anlatıldı, konuşuldu, en güzel değerlerimiz doğamız, çevremiz, sularımız, termal kaynaklarımız, siyanürcü şirketlerce yok edilmek isteniyor. Bergama’da Allianoi sağlık yurdunu, su ihtiyaçları için suya gömmek istiyorlar. Güçlerimizi birleştirerek, mücadelemizi sürdürmemiz gerekiyor. Bölgemizdeki altın madenciliği ve olumsuz etkilerinin, yunanlı dostlarımızın kaygılarının Avrupa’ya taşınmasını olumlu buluyor ve destekliyorum. Altın firmaları yasa dışı çalışmalarının yanı sıra, etrafta terör estiriyor, çevreye duyarlı kişileri sindirmeye yönelik şiddet uyguluyor. Dikili’de Barış, Emek, Demokrasi Festivalinde maden çalışanlarının saldırısıyla, şiddet uygulamasıyla karşı karşıya kaldık; amaçlarına ulaşamadılar. Yunanlı dostlarımızla, birlik beraberlik içinde ortak mücadelemiz, aynı suyu - havayı paylaştığımız duyarlı yunanlı dostlarımızın desteği ve çalışmalarıyla daha da ivme kazanacak, bölgemizdeki çevre ve insan sağlığına zarar verici altın madenciliği çalışmaları durduracaktır dedi.

Panel sonunda, sorular kısmında Belediye başkanları cevapları aralarında paylaştılar ve yunanlı izleyicileri bilgilendirdiler. O.Özgüven sorulan sorular üzerine, çok uluslu altın tekellerinin ülkemizde hükümetlerle işbirliği içinde çalışarak altın madenlerini çalıştırdıklarını, mahkeme kararlarını uygulamadıklarını anlattı. O.Özgüven ayrıca, aynı suyun, havanın paylaşıldığı bir bölgede Ege denizinde, dost iki ülkenin dayanışma içinde olmasının çok sevindirici olduğunu, konunun AB ye taşınmasından mutlak çözüm geleceğine inandığını belirtti.

Dikili belediyesi jeotermal A.Ş Genel Müdürü Hasan Gökvardar, Midilli Kimyacılar Derneğinin sorusu üzerine; altın madencilerinin kullandığı siyanürün çevreye ve insan sağlığına zararlarını; siyanürden daha zehirli ve kansorejen etkisi olan civa, arsenik, kadmiyum gibi ağır metallerin atık havuzlarında, siyanürle çözümlenerek, daha etkin hale gelerek yer altı sularını tehdit ettiğini, etkilerinin uzun vadede de yer altı sularında, yer altı sularıyla taşınarak yaşam birimlerinde görüleceği riskini anlattı. Gökvardar, paneli izlemeye gelen Midilli Üniversite ve Yüksek Okul öğrenci ve öğretim görevlilerine Lesvos toplantısı için hazırlanan, altın, çevre, siyanür konularında bilgileri, Türkiye’de Kaz dağlarında, Çanakkale’de, Bergama’da, Ovacık’ta, Çamköy’de, Narlıca’da yapılan eylemleri özetleyen CD’yi dağıttı.

Midilli’de Ticaret Odasında düzenlenen organizasyonda Yunan basını grevde olmasına rağmen, soru sormadan, panel ve toplantıyı sonuna kadar izledi ve kayda aldı.

Türkiye’den tek gazeteci olarak toplantıya katılan Atilla Sertel, Yunanlı gazeteci meslektaşlarının sosyal haklarını korumak ve iyileştirmek için yaptıkları mücadeleyi desteklediğini, saygı duyduğunu ifade ederek; Türkiye’de gazetelerin büyük holdinglerin etkisi ve güdümünde olduğunu, dolayısıyla altın ve siyanür konusunda sesiz kaldıklarını, halkı yeterince aydınlatamadıklarını ifade etti.

Midilli Belediye Başkanı Athanaisos Yakalis toplantıya biraz geç katıldı ve hemen söz aldı. Altın madenciliği ve beraberinde getireceği çevre kirliliğinden dolayı konuyu AB ye taşımanın mutlaka bir sonuç getireceğini ifade etti ve ortak mücadelede her zaman Türkiye’nin yanında olduğunu belirtti ve kar yada kazanç bizi hiç ilgilendirmez; önemli olan halkların sağlıklı ve mutlu bir çevrede yaşamasıdır dedi. Yakalis ilk Belediye toplantısında bu konunun ele alınacağına ve destekleyici kararlar alacaklarına dair söz verdi..

Midillide yapılan organizasyon iki dost ülkede çevreye duyarlı insanları birbirlerine daha da yakınlaştırdı, ortak çözüm arayışına doğru beraber çalışmanın önemli olduğunu ortaya koydu.

Yunan yerel yöneticiler, Türkiye’de Kazdağı ve Madra dağlarında, Kozakta yaşanan altın madenciliği faaliyetlerinden ada halkları adına kaygılarını belirttiler ve bu mücadelede her zaman Türk meslektaşlarının yanında olacaklarını açıkladılar.

06 Nisan 2008 Pazar

Çanakkalede haykırdık;Maden Yasası Değişsin!!!


Kaz Dağları kazılmayacak!

Çanakkale’de 20 bin kişi ‘Kaz Dağları’nda altın aranmasına izin vermeyeceğiz’ dedi
Kaz Dağları’nda yapılmak istenen altın madenciliği Çanakkale’de binlerce kişinin katıldığı mitingle protesto edildi. Yoğun yağışa rağmen Çanakkale Cumhuriyet Meydanı’nı dolduran 20 bine yakın yurttaş, Kaz Dağları'nı kazdırmamaktaki kararlılığı bir kez daha ortaya koydular. AKP’nin ülkenin yeraltı ve yerüstü değerlerini çokuluslu şirketlere peşkeş çekmesini protesto eden binlerce kişi, yıllar önce olduğu gibi bir kez daha “Altıncı Filo Defol” dedi. Cumhuriyet Meydanı’nda sabah saatlerinden toplanan Çanakkalelilere, İzmir, İstanbul, Balıkesir, Bergama, Dikili’den araçlarla gelen yurttaşlar da katılarak Kaz Dağları’nda yapılmak istenen altın madenciliğine karşı güç birliği yaptılar.
‘Ferhat Şirin için dedi’
Ellerinde altın madenciliğinin yanı sıra, AKP Hükümeti'nin uyguladığı diğer politikaları da eleştiren yurttaşlar, miting boyunca, “Altıncı filo defol”, “Siyanürcü şirket, memleketi terk et”, “Kaz Dağları’nın üstü altından değerlidir” şeklinde slogan attılar. Mitingde “Ferhat da dağları deldi ama Şirin için”, “Ölüler altın takmaz”, “Kaz Dağları’nı kazdırmayacağız” dövizleri taşınırken, Emek Partililer de “Siyanüre inat yaşasın hayat” pankartı ile alanda yerlerini aldılar. Sadık Gürbüz’ün türkülerinin ardından mitingde konuşan Türkiye Çevre Koordinatörü Tunay Sıtkı Uyar da yaptığı konuşmada, kendi yaşam çevresine sahip çıkmayanların toplumu da dönüştüremeyeceğini ifade etti. Uyar, altın arama şirketlerinin kendi ülkelerindeki vatandaşlarına zarar vermeyerek Türkiye insanına zarar vermeye geldiğini belirtti.
‘Truva atının topraklarımıza sokmayacağız’
Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ise, Kaz Dağları'nın dünyanın en önemli ekoloji merkezlerinden biri olduğunu belirterek, “Kaz Dağları bir kültürdür. Bu topraklar yıllardır emperyalistlerin iştahını kabartır. Geçmişte de bu topraklara silahlarıyla, askerleriyle girmeye çalışmışlardı. Şimdi altıncı madenci şirketlerle bunu deniyorlar. Geçmişte olduğu gibi bugün de girmelerine izin vermeyeceğiz. Truva Atı'nın bir kez daha topraklarımıza sokulmasına izin vermeyeceğiz” dedi.
Daha sonra söz alan Çanakkale Çevre Platformu Sözcüsü Hicri Nalbant, Maden Yasası’nın ülkeyi çokuluslu şirketlerin talanına açtığını belirterek, Kaz Dağları’nın ekonomik ve ekolojik önemine işaret etti. Nalbant, “Kaz Dağları'nda yapılacak altın çıkarma işlemi, burada bulunan tüm dengeyi yok edecek, bölgenin en önemli geçim kaynağı olan zeytincilik ve meyveciliği öldürecektir, turizmi bitirecektir” şeklinde konuştu. Mitingde Kaz Dağları Girişim Grubu, yöre belediye başkanları ve diğer örgüt temsilcileri de birer konuşma yaptılar.
Özer Akdemir

31 Mart 2008 Pazartesi

5 Nisanda tarih yazmaya çağırıyoruz



Saat 10.00 'da Kazdağı Koruma Girişiminin Küçükkuyu bürosunun önünde buluşuyoruz. Otobüslerle ve otobüs yeterli olmazsa özel araçlarla hepbirlikte Çanakkaleye gidiyoruz.

24 Mart 2008 Pazartesi

21 Mart-Sondaj alanına ağaç diktik


Kazdağı Koruma Girişimi ve Atatürkçü Düşünce Derneği'nin ortaklaşa düzenlediği
Orman İşletmesinin organizasyonu ve Altınoluk Belediyesinin otobüs katkısı ile
gerçekleşen ağaç dikimi amacına uygun bir şekilde gerçekleşti.
Çoluk çocuk,genci yaşlısı pek çok insanın katılıp fidan diktiği Kazdağı Ormanı
madene değil yaşama açık olduğunu bir kez daha gösterdi.

5 Nisan'da Çanakkale Mitingimizde görüşmek üzere sevgilerimizle

Kazdağı Koruma Girişimi

04 Mart 2008 Salı

5 Nisanda Çanakkalede Mitingimiz var


Çevre Platformundan Açıklama ve Bilgilendirme
Çevre Platformu yaptıkları basın açıklamasından sonra Vali Kırlı'yı ziyaret etti..

Çan Belediye Başkanı Ali Sarıbaş’ın dönem başkanı olduğu Çevre Platformu 29 Şubat tarihinde Çanakkale Belediyesi Meclis salonunda saat 14:00’te bir basın açıklaması yaptı.

Basın açıklaması;

Biga Yarımadası ve Edremit Körfezinde, Kaz Dağları ve Madra Dağında Altın-Gümüş Madencilerine karşı sürdüğümüz mücadelede, en önemli aşamalardan biri olan büyük Miting için platformumuz kararını vermiş bulunuyor.

5 Nisan’da, Çanakkale’de Cumhuriyet Meydanında, tüm Türkiye’nin beklediği bugüne kadar ki en büyük “Çevre Mitingi”ni gerçekleştireceğiz.



Sürdürdüğümüz örgütlü mücadelede platformumuz her gün daha güçlenmekte, bilimsel-hukuksal ve eylemsel alanlar da daha donanımlı hale getirmek. 34 belediyeden oluşan Kaz Dağları ve Madra Dağı Belediyeler Birliği ile birlikte Çanakkale ve Balıkesir Üniversitesinin temsilcileri, yine her iki ilin Baroları ve 300 civarında destek veren sivil toplum kuruluşu adına Çanakkale-Edremit Körfezi Çevre platformları temsilcilerinin oluşturduğu platformumuz yürütme kurulu, sürdürdüğü mücadeleyi her gün daha bir kararlılıkla daha ileriye – daha yukarıya taşımaktadır.

5 Nisan’da Saat 13’de Çanakkale Cumhuriyet Meydanında büyük mitingimizde; vatan savunmasının sembolü Çanakkale Savaşı’nın aziz şehitlerinin hemen yanı başında bizlerde “çok uluslu altın ve gümüş tekelleri ile yerli işbirlikçilerine karşı Hayatımızı ve Vatanımızı Savunacağımızı” kararlılık haykıracağız.



Kaz Dağlarının kuzeyinde; Çanakkale-Çan-Bayramiç ve çevresi 60, Kaz Dağlarının güneyinde ve Madra Dağında, yani Edremit Körfezinde 50 ruhsat çoğu altın ve gümüş olmak üzere, yaşamımız yok sayılarak dayatılmaktadır. Biga Yarımadası ve Edremit Körfezini bu acımasız altın madenleri talanına ve yağmalamaya yönelik dayatmaları kabul etmediğimizi kararlılıkla haykıracağız, 5 Nisan’da Çanakkale Cumhuriyet Meydanında.

Ülkemizin çevresel felaketler sürüklemesine yol açacak “bugüne kadar planlanan en büyük çevresel yıkım projesi” olan 5177 Sayılı Emperyalist Maden Yasası değiştirilsin diye sesleneceğiz. Yeraltı zenginliklerimizin %2’lik paylarla peşkeş çekilmesine izin vermeyeceğimizi söyleyeceğiz.



Edremit Körfezinde zeytin ve dünyanın en iyi zeytin yağını üreterek, Bayramiç-Çan-Gönen-Biga ve tüm yörede tarımsal üretimlerle, hayvancılık ve süt üretimiyle her yıl 7 milyar dolar gelir sağlıyoruz, turizmde ülkemizin göz bebeği olan Çanakkale ve Edremit Körfezinde yeni milyarlarca dolar gelir sağlıyoruz demek için ve “Kaz Dağları ve Madra Dağının Üstü-Altın’dan daha değerlidir” diye haykırmak için 5 Nisan’da Çanakkale Meydanındayız.

Çanakkale ve Edremit Körfezinin ve hatta Midilli’nin su kaynağı Kaz Dağlarıdır. Sularımızın Altın Madenlerinde tüketilmesine, toz bulutları ve siyanürlü atıklar ile zehirlenmesine izin vermeyeceğimizi haykıracağız ve “Kaz Dağlarının bin pınarı gözyaşları olmayacaktır” diye sesleneceğiz.



1 Km. çapında – 400 metre derinlikte “dev cehennem çukurları” ve milyonlarca m3 siyanürlü çamurun depolandığı “dev atık barajları” yani maden çöplükleri istemiyoruz, Biga Yarımadası ve Edremit Körfezinde yeni “BALYA”lara izin vermeyeceğiz diye haykıracağız. Kaz Dağları ve Madra Dağında bugüne kadar verilen çoğu “altın”, 100’ü aşkın ruhsat iptal edilsin ve yeni ruhsat başvuruları kabul edilmesin diyeceğiz.

Kaz Dağlarında- Madra Dağında, Biga Yarımadası ve Edremit Körfezi ile birlikte tüm güzel yurdumuzda; “Hayat Altın’dan Daha Değerlidir”. Birileri para kazanacak diye hayatımızın karartılmasına izin vermeyeceğimizi haykıracağız Cumhuriyet Meydanında, 5 Nisan’da.

Bizler “Vatan toprağı kutsaldır. Kaderine terk edilmez” diyen, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün yol göstericiliğinde, toprağımıza-vatanımıza sahip çıkmaya kararlı yurttaşlar olarak; “ekmeğimizi-havamızı-suyumuzu ve tüm yaşam alanlarımızı” tehdit eden, başta “Siyanürlü Altın-Gümüş Madenlerine”- Termik Santrallere ve benzeri girişimlere karşı “örgütlü olarak” sonuna kadar mücadele etmeye kararlıyız.



Tüm yurttaşlarımızı bu çok önemli ve onurlu mücadelede yer almaya, “duyarlılık yetmez-sorumluluk almak gerekir” diyerek; “Hayatımızı ve Vatanımızı Savunmaya” davet ediyoruz.

Tüm Türkiye’yi- Tüm Doğa Severleri- Tüm Vatanseverleri “ülkemizi ülke, bizi insan yapan” değerler adına, 5 Nisan’da Çanakkale’de, Cumhuriyet Meydanına “KAZ DAĞLARI VE MADRA DAĞI’NIN ÜSTÜ ALTIN’DAN DEĞERLİDİR” Mitingimize katılmaya davet ediyoruz.

Yaşamımız ve yaşam alanlarımız bizimdir-savunacağız!

Yaşam alanlarımız vatanımızdır-vatan savunması için herkes göreve!

Hayatımızı ve vatanımızı savunmak için herkes 5 Nisan’da Çanakkale Mitingine…

Kaz Dağları ve Madra Dağı Çevre Platformu


Basın açıklamasının ardından Platform üyeleri Çanakkale Valisi Orhan Kırlı'yı ziyaret ettiler. Miting hakkında Sayın Vali Kırlı’yı bilgilendirdiler.

Bu arada Yenice’nin Pazarköy Belediyesi Meclis kararıyla almış olduğu karar ile Kazdağları ve Madra Dağı Belediyeler Birliğine katıldı.

22 Şubat 2008 Cuma

Siyanürlü altın aramaya Danıştay da "dur" dedi

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, İzmir Bergama Ovacık-Çamköy mevkiinde bulunan altın madeninin siyanür kullanılarak işletilmesine olanak tanıyan Bakanlar Kurulu'nun 29 Mart 2002 tarihli prensip kararını iptal eden Danıştay 6 ve 8. Daireleri ortak heyetinin kararını onadı.

İzmir Barosu, ''Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Yönetmeliği uyarınca düzenlenen ÇED Raporu üzerine, Çevre ve Orman Bakanlığınca tesis edilen İzmir Bergama Ovacık-Çamköy mevkiinde bulunan altın madeninin siyanür (siyanür liçi) yöntemiyle işletilmesine izin verilmesi yönündeki ÇED olumlu görüşü işleminin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararının Danıştay'ca onanarak kesinleşmesinden sonra, madenin işletilmesine devam edilmesi yolundaki 29 Mart 2002 tarihli Bakanlar Kurulu kararının'' iptali istemiyle Danıştay'da dava açmıştı.

Danıştay 6 ve 8. Dairelerinin ortak heyeti, söz konusu Bakanlar Kurulu kararını iptal etmişti. Davalı Başbakanlık, ortak heyetin iptale ilişkin kararını temyiz ederek bozulmasını istedi. Temyiz istemini görüşen Danıştay Dava Daireleri Kurulu, Başbakanlık'ın istemini reddederek, ortak heyetin iptal kararını onadı. Bu karardan sonra, davalı Başbakanlık'ın ''karar düzeltme isteminde'' bulunma hakkı bulunuyor. Bu istemi de yine Kurul karara bağlayacak.

'Yüzlerce koyun neden öldü?'


Uşak'in Ulubey İlçesi'ne bağlı İnay Köyü'ndeki siyanürlü liç yöntemiyle maden faaliyetlerinin yürütülmesinin hayvan ölümlerine neden olduğu iddialarının çevre köylerde de ortaya atılması, İnay köylülerinin tedirginliklerini artırdı. Maden karşıthğıyla bilinen Vicdan Hareketi Sözcüsü Muammer Sakaryalı, sakat doğan kuzuları gören veterinerlerin ölümlerin kimyasal zehirlenmeden kaynaklı olabileceğini belirttiğine dikkat çekerek, "Ancak yetkililerin bugüne kadar yaptığı incelemelerden bir sonuç çıkmaması da bizi kaygılandırıyor. Yetkili-lere soruyoruz 557 koyun neden öldü?" dedi.
İnay Köyü'nde peş peşe yaşanan hayvan ölümlerinin bölgede siyanürlü liç yöntemiyle madencilik faaliyeti yürütmek isteyen Tüprag Altın Madencilik A.Ş. kaynaklı olduğunu iddia eden İnay köylülerinin tedirginliği devam ediyor. İnay'da son 45 gün içerisinde hayvan ölümlerinin sayısı 557'yi buldu. Şüpheli hayvan ölümlerinin İnay'in yanı sıra Kışla, Kurude-re, Ahmetler ve Gümüşkol köylerinde de görüldüğü ancak köylülerin tek geçim kaynağı olan hayvancılık gelirlerinden yoksun kalabileceklerini düşündükleri için sustuğu iddia ediliyor.
'İNCELEMELERDEN SONUÇ ÇIKMADI'Bölgede sakat veya ölü doğan kuzuların ardından tilki ölümlerinin görülmesi, Karacaahmet Köyü'nde 15 ineğin Ulubey Tarım İlçe Müdürlüğü tarafından itlaf edilmesi ve son olarak da Kurudere ile Ahmetli Köy-leri'nin de Uşak Tarım İl Müdürlüğü tarafından karantinaya alınması köylülerin kaygılarını artırdı. Bölgede dikkat çeken bir diğer nokta da yeükililer tarafından yapılan incelemelerden herhangi bir sonuç alınamaması. Kuzulardan alınan örnekler üzerinde yapılan incelemelerde herhangi salgın bir hastalık bulgusuna henüz rastlanmadı. İnay köylülerinden İbrahim Öztemel, 75 kuzusundan 50'sini kaybetmiş. Yapılan tetkikler sonucunda kuzularında herhangi bir hastalığa da rastlanmamış. Öztemel, yetkililerden kuzuların ölüm nedeni hakkında sorduğu sorulara ise henüz hiçbir yanıt alamadığını dile getirdi. Kuzuların ardından tilkilerin de ölmeye başladığına dikkat çeken Öztemel, "Kuzulara bir hastalık bulamayan yetkililer tilkilerin kuduz nedeniyle öldüğünü söylüyorlar. Ancak kuduz oldukları iddia edilen bu tilkiler bu güne kadar hiç kimseye saldırmadı. Bunlara inanmıyoruz artık. Hayvan ölümlerinin tek nedeni bu madendir" dedi.
'MADENDEN SONRA HAYATIMIZ DEĞİŞTİ'80 yaşındaki İbrahim Uysal ve 75 yaşındaki Hasan Hüseyin de, İnay'da böyle bir olaya ilk defa şahit olduklarını söyledi. Uysal ve Hüseyin, "Maden geldikten sonra hayatımız değişti. Yediğimiz, içtiğimiz, ektiğimiz her şey zehirlenecek. Ölümlerin sorumlusu da madendir. Madenin kapatılmasını istiyoruz" diyerek madene olan tepkilerini dile getirdi.
'TOKSİKOLOJİ YAPILMIYOR'Maden karşıtı faaliyetleriyle bilinen İnay Vicdan Hareketi Sözcüsü Muammer Sakaryalı, konuyla ilgili olarak köye gelen yetkililerin kuzulardan aldığı bir örneği İzmir'e gönderdiğini söyledi. Sakaryalı, İzmir'e gönderilen örnekte yalnızca ektama, şap ve kas hastalıklarına yönelik araştırmalar yapıldığını belirterek, şunları dile getirdi: "Sakat doğan kuzuları gören veterinerler kimyasal zehirlenme olabileceğini belirtti. Ancak İzmir'e kuzudan alınan bir parça gönderiliyor. Oysa kuzunun, özellikle de sakat doğan kuzuların, tamamının alınıp incelenmesi gerekir. Zaten İzmir'e gönderilen örneklerde toksikoloji inceleme yapılmıyor."
'YETKİLİLER KÖYE ÖNYARGILI GELİYOR'Köye gelen yetkililerin yaptıkları incelemelerden tatmin olmayacaklarını dile getiren Sakaryalı, "Çünkü bu yetkililer daha köye gelmeden kimyasal bir zehirleme olmadığı koşullanmasıyla geliyorlar. Zaten yaptıkları incelemelerden herhangi bir sonuç alınamadı" dedi. Sakaryalı, yetkililere, "557 koyunun ölüm nedenini açıklayın?" dedi. DİHA
* * * Tüprag Altın Madencilik, yargı kararını tersten okuduTÜPRAG Altın Madencilik'e ait internet sitesinde, Danıştay 6. Dairesi'nin ÇED Olumlu Belgesi' nin iptali ve yeniden düzenlenmesi kararının kaldırıldığının ileri sürülmesi, çevrecilerin tepkisine neden oldu. Avukat Arif Ali Cangı, 10 Şubat'ta sitede yer alan açıklamanın düzeltilmesi için Çevre ve Orman Bakanlığı ile Tüprag Genel Müdürlüğü'ne başvurdu.
Kışladağ'da altın madenciliği faaliyeti yürütmek isteyen uluslararası altın tekeli Eldorado Gold'a bağlı Tüprag Altın Madencilik A.Ş.'nin resmi internet sitesinde yer verdiği haber, spekülasyona neden oldu. n Şubat'ta sitede yer alan haberde, Danıştay 6. Dairesi'nin ÇED Olumlu Belgesi'nin yeniden düzenlenmesi ve maden hakkında 9 Temmuz 2007'de verdiği yürütmeyi durdurma kararının, yine Danıştay tarafından kaldırıldığı ileri sürüldü. Haber çevrecilerin "Tüprag yargı kararlarını tersten okuyor" yorumlarına neden oldu.Hukuki sürecin takipçisi olacaklarını belirten Cangı, şunları söyledi: "Bergama örneği halen hafızalarımızda. Alınan yargı kararına rağmen maden faaliyetleri durdurulamamıştı. Eldorado'da, sanki işletme her an faaliyete geçecekmiş gibi altyapı tesislerini kurmaya devam ediyor. Bizim yöneticilerimizin bir kısmı madencilerle dost. Eldorado'da bu dostluğa dayanarak faaliyete geçmek isteyebilir. Bunu durdurmanın tek bir yolu var. O da İnay köylüsünün kutsal mücadelesinin devamı ve bu mücadeleye sahip çıkmaktır.

19 Şubat 2008 Salı

15 Şubat-Toplantı Notları:

Adatepe Zeytinyağları sahiplerinden Mahmut Bey’in, EMITT Fuarında kendilerine ayrılan standa Kazdağı Koruma Girişimi Grubu olarak yer alma konusundaki önerileri benimsenmiş ve gerekli çalışmalara başlanmıştı. Ancak Küçükkuyu Standlarında yer alan turizmcilerin, Madencilik-siyanür konularının yan yana standlarda işlenmesinin turizmi olumsuz etkileyeceği kaygısı oluştuğu öğrenilince, bu konudaki insiyatifin öneriyi getirenlere bırakılmasına karar verilmiş, yapılabilecek olası bir basın açıklaması için de basın açıklaması hazırlanmasına karar verilmiş ve Özer arkadaşımız, pankart, afiş vb.ni götürmek ve orada bulunmak üzere görev almıştı. Ancak öneriyi getiren Mahmut Bey’in, basın açıklamasının Belediye Başkanı ve/veya kendisi tarafından yapılabileceği ve buradan bir hazırlığa gerek olmadığını belirtmesi üzerine basın açıklaması hazırlanmadı. Daha önce 3 kişilik yer olduğu bildirilen Belediye aracında yer kalmadığının ise son anda Özer’e iletilmesi üzerine de görevlendirdiğimiz Özer arkadaşımız EMITT fuarına gidemedi. Mahmut Bey’in EMITT Fuarında konuyu duyurmak üzere elinden geleni yapmış olduğunu düşünüyoruz.

Kazdağlarında madencilik konunun zaten sağır sultan tarafından bile duyulduğunu, bu nedenle turizmi olumsuz etkilemeyeceğini, standlarda yer alan turizmcilerimizin bu konudaki kaygılarının pek de haklı olmadığını, EMITT Fuarına katılamamanın kaçırılmış bir fırsat olduğunu da konuştuk.

21 Mart Ormancılık Günü’nün, Orman Şefliği ile de görüşülerek, ağaç dikimi, atık kağıt toplama gibi etkinliklerle kutlanmasını kararlaştırdık. Bu konuda Ayla İşsever, Melike As, Burak ve Mehmet Gül’den oluşan bir çalışma grubu oluşturduk.

Kazım Çağlayan arkadaşımız, eski Balya Tarım İlçe Müdürü ile yaptığı görüşmeyi, ve Balya’daki mevcut durum hakkında duyduklarını aktardı ve en kısa zamanda Balya’ya bir gezi düzenlenmesini önerdi. Balya’da son günlerde iki yeni madencilik faaliyetinin de başlamış olduğu duyumunu aldığını belirtti. Önce Balya konusunda elimizdeki belgeseli izlememiş olanlarla birlikte izlemeye ve ardından da hava koşullarının elverdiği günlerde Balya’ya inceleme gezisi düzenleme karar verdik.

Bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz çalışmaları gözden geçirip sonuçlarını tartışma önerisi oldukça yerinde bulundu. Konuyu daha sonra detaylı olarak tartışma kararıyla birlikte, genel olarak çalışmalarımızın kamuoyu ve Ankara’yı ciddi bir şekilde etkilediğini, ve bu çabalarımızın sonucu olarak, özellikle Bahçedere ve Kısacık Köyleri için çalışmaların şimdilik durdurulduğunun resmi makamlardan da öğrenildiğini konuştuk.

Kazdağı Koruma Girişimi Grubu olarak daha bir araya geldiğimiz günlerde de ifade ettiğimiz gibi, Kazdağlarını yalnız madencilere karşı değil, her türlü kirlenme ve talana karşı da koruma görevimizden yola çıkarak, önümüzdeki günlerde, zeytinliklerin yok edilerek, körfez bölgesindeki çirkin kooperatifleşme ve. çarpık yapılaşma konusunda çalışma yapılmasına karar verdik. Mehmet Öngen bu konuda hazırlık yapma görevini aldı.

Ankara’da lobi çalışmaları: Akın Özdemir’in önerisi ile, Bakan Mustafa Sait Yazıcıoğlu’na iletilmek üzere bir hafta içerisinde bir dosya hazırlanmasına ve Madencilik Yasası’nın değiştirilmesi konusunda talebimizin Sn.Bakan’a iletilmesine karar verdik.

Katılımın azlığı konusu yeterince tartışılmamakla birlikte, konuşmalar sırasında toplantı saatlerindeki değişikliklerden, madencilik çalışmalarının son günlerde yakın bölgemiz için hızını kaybetmiş olmasının etkilerinden bahsettik. Önümüzdeki dönemde bölgemizin diğer sorunlarına sahip çıkıldığında katılımların artabileceğini konuştuk.

12 Nisan Çanakkale Mitingi: Mitinge daha uzun bir zaman olması nedeniyle, konunun daha sonra görüşülmesine karar verdik.

09 Şubat 2008 Cumartesi

08.02.2008-Toplantı Bilgi Notumuz

Kazdağı Koruma Girişimi’nın toplantılara her daim gelen sadık üyeleri ile toplandık. Toplantıyı bu kez savcımız Hüseyin Kahraman kolaylaştırdı. O sakin haliyle toplantıyı öyle bir kolaylaştırdı ki, bu kez hiç tartışmadık, kavga etmedik, yalnız sohbet ettikJ).

Önce aşağıdaki gündemi belirledik:

Allianoi’ye Sadakat Ziyaretimizin değerlendirilmesi,
Saynur Gelendost Ödülü,
EMITT Fuarı,
Kazdağları ve Madra Dağı Çevre Platformu’nun genel miting kararı,
Yeni dönem faaliyetleri,
Toplantı saati,
Kurumsallaşma.

Sohbetimiz sırasında aldığımız notlar ve bazı kararlar aşağıda:

Doğa-Der ve ATLAS çevresinin daveti ile gerçekleşen Allianoi’ye Sadakat Yolculuğu’na iki özel araç ile 15 kişi olarak katıldık. Yakında sular altında kalacak olan Allianoi’yi belki de son kez gördük. Yaklaşık 500 kişinin katıldığı Sadakat Ziyareti’ne esas olarak hüzün hakimdi, çünkü artık yapılabilecek fazla bir şey kalmamıştı, üçüncü akademik bilim(!) kurulu’nun kararı ile, henüz %20’si kazılabilen Allianoi sular altına gömülecekti. Allianoi’ye büyük emek veren kazı başkanı arkeolog Ahmet Yaraş’ın deyimiyle, kazı tamamlanamadığı için nelerin sular altında kalacağını bile bilemiyorduk. Kazıda çalışanların ve Allianoi’yi kurtarmak için mücadele verenlerin anneleri Allianoi ve çocuklarının emekleri için ağlıyordu. Genç bir kadın “duvarlar üzerinde dolaşmayın, yürüyüş güzergahından yürüyün” diye sık sık uyarıyordu, belli ki çok emek vermişti ve sular altında kalacak olan Allianoi’nin duvarlarını hala korumaya çalışıyordu. Keşke bir şeyler daha yapabilseydik….

Dönüşte Bergama-Ovacık altın işletmesinin her gün biraz daha büyüyen pasa dağlarını gördük, yüreğimiz biraz daha daraldı.

2007 Saynur Gelendost Ödülü’ne layık görülen Kazdağları Köylüleri ve Bergama Köylüleri, 2 martta ödülü almak üzere, Akdeniz Çevre Platformu tarafından Marmaris’e davet edilecek. Biz de grup olarak, bu onurlu ödülü alması için mücadelenin başından bu yana büyük emek veren Bahçedere Köyü Muhtarımız Ahmet Ergin ile civar köy muhtarlarımızın birlikte bir heyet olarak gitmesinin uygun olacağını düşündük. Bu önerimizi ilgili arkadaşlara ileteceğiz.

EMITT Fuarı’nda Kazdağı Koruma Girişimi Grubunun stand açması konusunda Küçükkuyu’lu turizmcilerin “turizmi olumsuz etkileyebilir” gerekçesi ile çekincelerinin olduğu bilgisini aldık. Biz de bu durumda konuyu, bize kendilerine ait standda yer alma önerisinde bulunan Adatepe Zeytinyağı Müzesi yetkililerinin insiyatifine bırakmanın uygun olacağını düşündük. Her ihtimale karşılık birkaç arkadaşımız fuarda olacak ve bir basın açıklaması metni hazırlayacağız.
Güzel Edremit Körfezi Bekçilerinin toplantı notlarından, Platformun 12 nisan’da genel bir miting yapma kararı aldığını öğrendik. Mitinge grup olarak destek vermeyi kararlaştırdık. Mitingin yapılacağı yerin daha sonra kararlaştırılacağını da öğrendik. Miting yeri için ilke olarak önerimiz; miting, olayın sıcak olarak yaşandığı bir merkeze-altın madeni alanlarına yakın bir yerde yapılması. Bunlar da sırasıyla, Bayramiç, Küçükkuyu ve Havran-Büyükdere…Önerimiz bu yerleşimlerden birinin seçilmesi…Toplantılara katılamadığımızdan önerimizi doğrudan iletemeyeceğiz. Bu nedenle grubumuza üye olan platform yürütme kurulu üyelerimizin bu önerilerimizi dikkate alacağına inanıyoruz.

Bu arada yine Güzel Edremit Körfezi Bekçileri grubundaki yazışmalardan ve yerel basın’dan, Edremit’te, imza kampanyası ile ilgili bir basın açıklamasının yapıldığını, aralarında Mehmet Akif Öznal’a verdiğimiz Küçükkuyu’da yaptığımız imza kampanyasında toplanan imzaların da yer aldığı dosyaların basına gösterildiğini ve imzaların 9 ayrı birime yollanacağı bilgisinin basına iletildiğini öğrendik. Umarız Güzel Edremit Körfezi Bekçilerinden bir arkadaşımız bu basın toplantısına KKGG’nin davet edilmeme gerekçesini açıklar. Oysa bir telefon, ya da bir e-posta kadar yakınız:)) O dosyalarda bizim topladığımız imzalar da var. Unutulduk mu acaba?

Bu arada, Güzel Edremit Körfezi Bekçileri’nin neredeyse tüm körfeze yayılan birim örgütlerini ve Bayramiç Çevre Hareketi’ni verimli çalışmalarından dolayı kutluyor, başarılar diliyoruz. Giderek çoğalıyoruz, bu çok güzel.

Yeni dönem faaliyet önerilerimizi, toplantı saati ve kurumsallaşma konusunu daha detaylı olarak geniş katılımlı bir toplantıda tartışmayı uygun gördük.


Saygı ve selamlar,

KKGG Sekreterya

25 Ocak 2008 Cuma

Durum değerlendirmesi-24 Ocak toplantısı


Sevgili Arkadaşlar,

Dün olağan toplantımızı yaptık;

Gündemimiz :
19 ocak eylemlerinin değerlendirilmesi
Enerji Bakanlığı'nın Balıkesir DSP Milletvekili'nin soru önergesine verdiği yanıt,
EMİT Fuarı'na katılım
Bundan sonra yapacaklarımız,
idi.

1) 19 ocak'la ilgili olarak Eylemin kolaylaştırıcısı Süheyla Doğan'ın hazırladığı ayrıntılı rapor okundu. genel olarak eylemin olumlu geçtiği, Küçükkuyu'luların konuya sahip çıkması gereken yerel bileşenlerinin açık hava toplantımıza gelmiş ve konuşmuş olmasının ve balıkçılarımızın konuya sahip çıkmış olmasının oldukça önemli olduğu vurgulandı.

2) Enerji Bakanlığı'nın Balıkesir DSP Milletvekili'nin soru önergesine verdiği yanıt incelendi. Söz konusu önergede yer elan "Kazdağları Milli Parkında Maden araması için ruhsat verdiniz mi?" sorusuna verilen yanıtta, " Evet, Kazdağları Milli Parkı içinde ve buna yakın alanlarda 26 adet maden arama ruhstı verilmiştir." denilmekte olduğu görüldü. Madenciler ve Bakanlık yetkilileri bugüne kadar israrla, "Milli Parklarda Maden aramıyoruz, zaten aranması da yasaktır" gibi ifadeler kullanılıyordu. "Bu belge Milli Parkta da arama yapıldığının bir itiraflıdır, bu konuyu medyaya taşıyalım, bir basın açıklaması ile konuyu kamuoyunun dikkatine sunalım." diye karar aldık.

3) İstanbul'da gerçekleştirilecek EMIT fuarına Kazdağı Koruma Girişiminin de katılması konusunda Mahmut Boynudelik tarafında yapılan öneri olumlu karşılandı. Mahmut Bey kendilerine ayrılan standda yer ayıracak. Bu konunun detayları daha sonra ayrıca konuşulacak.

4) Bundan sonra yapacaklarımız: Bu madde yeterince görüşülememekle birlikte, Kısacık madeni yakınındaki diğer köylerde bilgilendirme toplantıları yapma ve ayrıca, Kazdağını Koruma konusunda (imar, çöp vb.) neler yapacaklarımızı daha sonraki toplantılarda konuşma kararı alındı.

Bilgilerinize....

KKGG Sekreterya

21 Ocak 2008 Pazartesi

19 Ocak eylemimiz

KÜÇÜKKUYU’LULAR, CİVAR KÖYLÜLER VE KÖRFEZ HALKI, KAZDAĞLARI VE MADRA DAĞI İÇİN BİR ARAYA GELDİ.

Kazdağları ve Madra Dağı Çevre Platformu, Çanakkale ve Balıkesir bölgesinde, sekiz ayrı yerde eş zamanlı basın açıklaması eylemi gerçekleştirdi. Bu eylemin bir parçası olarak, Kazdağı Koruma Girişimi Grubu’nun da çağrısı ile Köprü’de toplanan Küçükkuyu’lular ve civar köylüler, Platformun Altınoluk’ta düzenlediği yürüyüş ve mitinge katıldı. Kazdağı Koruma Girişimi Grubu’nun “Kazdağları vatan, Kimdir Bunu Satan”, “Maden Geçici, Yaşam Kalıcı”, “Altın’cı Filo Defol”, “Kısacık-Bahçedere, Hükumet Nerede?” yazılı dövizleri ile yer aldığı ve Altınoluk bölgesinden yaklaşık bin kişinin katıldığı mitingde “Maden Yasası’na Hayır” “Kazdağları Ağlar, Hilmi Güler” diyen körfez halkı Kazdağları ve Madra Dağı’nda yürütülmekte olan altın madenciliği faaliyetlerine karşı tepkilerini dile getirdi. Atatürk Anıtına çelenk konulduktan sonra Platformun yürütme kurulundan Küçükkuyu Belediye Başkanı Dr. Yusuf Aksoy ve Altınoluk Belediye Başkanı İsmail Aynur birer konuşma yaptı ve daha sonra platform adına basın açıklaması okundu. Basın açıklamasında Maden Yasasının acilen değiştirilmesi gerektiğine vurgu yapıldı.

AÇIK HAVA TOPLANTISI ŞENLİĞE DÖNÜŞTÜ!

Kazdağı Koruma Girişimi Grubu’nun Küçükkuyu’da Liman içinde düzenlediği açık hava toplantısı şenliğe dönüştü. Zeytinciler, turizmciler, balıkçılar, esnaf, “Kazdağlarında Talana Hayır” demek için liman içinde toplandı. Kazdağı Koruma Girişimi Grubu adına konuşan Ziraat Mühendisi Melike As, konuşmasında
“Bizler, Kazdağlılar olarak; geleceğimiz, yaşam hakkımız, havamız, suyumuz, toprağımız, zeytinimiz, elmamız, sütümüz, balığımız, turizmimiz için bir tehlike olan altın madenciliğini ve termik santralleri bölgemizde istemiyoruz. Buna olanak sağlayan ve bir sömürge yasası olan Maden Yasası’nın acilen iptal edilmesini ve yerine insan, çevre ve ulusunun çıkarlarını koruyan bir yasa hazırlanmasını istiyoruz. Madencilik politikamızın da, Cumhuriyetimizin ilk yıllarındaki gibi ulusal çıkarlarımızı koruyacak şekilde yeniden oluşturulmasını istiyoruz.” dedi.

Melike As konuşmasında, Enerji Bakanı Sayın Hilmi Güler’e verdiği sözü hatırlatarak ve şu soruları sordu: Kimden yanasınız sayın Bakan? Verdiğiniz sözü ne zaman tutacaksınız? Bölgemizdeki Altın Madenciliği faaliyetine ne zaman dur diyeceksiniz? Ruhsatları ne zaman iptal edeceksiniz? Maden Yasası’nı ne zaman değiştireceksiniz?

Küçükkuyu Belediye Başkanı Dr. Yusuf Aksoy yaptığı konuşmada, bölgede altın madenciliği faaliyeti istemediklerini, bunun önüne geçebilmek için 34 belediyenin bir araya geldiğini vurguladı. Bahçedere muhtarı Ahmet Ergin de Bahçedere-Fatma Kayasında gerçekleştirilen maden-altın arama çalışmasına karşı olduklarını, civar köylerle birlikte mücadele edeceklerini söyledi.

Ziraatçılar adına Ayvacık Ziraat Odası Başkanı Rahmi Uysal, Küçükkuyu’nun yerlilerinden İbrahim Burnaz, İl Genel Meclisi Üyesi Ali Rıza Albayrak, zeytinci-turizmci Akın Özdemir’ın de birer konuşma yaptığı toplantıya Küçükkuyu’lu balıkçılar da denizde yaptıkları gösteri ile destek verdiler.

Küçükkuyu’nun siyasi parti belde başkanları da yan yana durarak, bölgemizde sürdürülen altın madenciline ve Kazdağlarının talan edilmek istenmesine karşı sürdürülen mücadelede birlikte hareket edeceklerini bir kez daha vurguladı.

Grup Altın Kaçakçıları, Küçükkuyu Halk Müziği Korosu ve Altınoluk Türkü Evi Sanatçıları’nın güzel türküleri ve şarkıları ile katıldığı açık hava toplantısında, Küçükkuyu’lular, bir yandan “Maden Yasası’na hayır” dedi, bir yandan da halay çekti.

Balıkçılarda eyleme katıldı


Basın Açıklaması

ENERJİ BAKANI VERDİĞİ SÖZÜ NE ZAMAN YERİNE GETİRECEK?

Basına ve Kamuoyuna

Bilindiği gibi, 2004 yılında çıkarılan 5177 sayılı yasa ile değişik 3123 sayılı Maden Yasası’na dayanılarak, ülkemizin birçok yöresi altın arama ve işletme faaliyetine açıldı. Orman, tarım alanı, milli park, su havzası ya da turizm koruma ve gelişim bölgesi denilmeden binlerce ruhsat verildi.
Bu yörelerden biri de Kazdağları ve Madra Dağı’dır.Kazdağları’nın kuzeyi halen dört bir tarafından kazılmaktadır. Güneyde ise Küçükkuyu yakınlarındaki Bahçedere Köyü’nde sondaj çalışması sona ermiş, Kısacık köyündeki alan ise işletme aşamasındadır. Güre’de de iki ayrı ruhsat alanı bulunmaktadır. Toplam olarak Kazdağları’nda 60, Madra Dağında ise 40 ayrı yerde arama, ön işletme ve işletme ruhsatı verildiğini biliyoruz.

Sadece ruhsat da değil; bu yasayla altın şirketlerine ayrıca hile-i şeriye yolu açılarak pervasızca davranma olanağı da verilmektedir. Örneğin, Havran-Küçükdere’de Koza altın şirketinin köylülerden çeşitli yollarla satın aldığı 17 parça zeytinlikte bulunan 2000 zeytin ağacının kesilmesine göz yumulmuş, şirketin zeytin yasasının ilgili maddesini aşmasına olanak sağlanmıştır.
Daha kötüsü ise, 5 Ocak 2008 günü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe sokulan, İzmir’e 20 km uzaktaki Efemçukuru köyünün, arazilerini Tüprag’a satmayan köylülerin hilafına Bakanlar Kurulu’nca acil kamulaştırılması olmuştur.

Siyanür kullanılarak yapılan altın işletmeciliğin çevreye verdiği zararları ve hiçbir kamu yararı olmadığını artık hepimiz öğrendik. Dünya Bankası-İMF gibi kurumlar ile çokuluslu şirketlerin baskısıyla hazırlanmış olan yürürlükteki maden yasası ile, halkımızın-yani bizim olan yer altı kaynaklarının, sadaka gibi %2 devlet hakkı karşılığında nasıl çok uluslu şirketler ve yerli işbirlikçileri tarafından talan edilmek istendiğini de artık biliyoruz.

Bu ve benzer gerekçelerle, Maden Yasasının iptal edilmesi talebiyle muhalefet tarafından Anayasa Mahkemesinde açılan davanın üç yıldır bir türlü görüşülmemekte olması ise ayrı bir garabettir..
Bizler, Kazdağlılar olarak; geleceğimiz, yaşam hakkımız, havamız, suyumuz, toprağımız, zeytinimiz, elmamız, sütümüz, balığımız, turizmimiz için bir tehlike olan altın madenciliğini ve termik santralleri bölgemizde istemediğimizi bir kez daha vurguluyoruz. Buna olanak sağlayan ve bir sömürge yasası olan Maden Yasası’nın acilen iptal edilmesini ve yerine insan, çevre ve ulusunun çıkarlarını koruyan bir yasa hazırlanmasını istiyoruz. Madencilik politikamızın da, Cumhuriyetimizin ilk yıllarındaki gibi ulusal çıkarlarımızı koruyacak şekilde yeniden oluşturulmasını istiyoruz.
Enerji Bakanı Hilmi Güler, geçtiğimiz aylarda 27 Ekim’de Çanakkale’de katıldığı panelde, halka rağmen hiçbir şey yapılamayacağını söylememiş miydi? Sayın Bakan yine bu panelde yaptığı konuşmada maden yasasını değiştirecekleri sözünü vermemiş miydi?

Şimdi buradan, Enerji Bakanı Sayın Hilmi Güler’e verdiği sözü hatırlatarak ve şu soruyu soruyoruz:

- Kimden yanasınız sayın Bakan?

- Verdiğiniz sözü ne zaman tutacaksınız?

- Bölgemizdeki Altın Madenciliği faaliyetine ne zaman dur diyeceksiniz? Ruhsatları ne zaman iptal edeceksiniz?

- Maden Yasası’nı ne zaman değiştireceksiniz?

MADEN YASASI’NA HAYIR!

KAZDAĞI KORUMA GİRİŞİMİ GRUBU

15 Ocak 2008 Salı

19 Ocakta davetlisiniz

YAŞAM HAKKIMIZI SAVUNUYORUZ!
KAZDAĞLARIMIZI SAVUNUYORUZ!
VATANIMIZI SAVUNUYORUZ!


HAYDİ SEN DE GEL!


KAZDAĞLARI 60 YERİNDEN DELİK DEŞİK EDİLİYOR!
MADRA DAĞI KAZILIYOR!
TÜRKİYE’NİN HER YERİ KAZILIYOR!

ENERJİ BAKANI VERDİĞİ SÖZÜ NE ZAMAN YERİNE GETİRECEK?

MADEN YASASI ACİLEN DEĞİŞTİRİLSİN!


TARİH: 19 Ocak 2008-Cumartesi

12:00- 14:00 Altınoluk’a hareket için buluşma-Köprübaşı-KÜÇÜKKUYU
Miting ve Anıt’a Çelenk Koyma-ALTINOLUK

15:00-18:00 “KAZDAĞLARI’NDA TALANA HAYIR”
Liman İçi-KÜÇÜKKUYU

Müzik, Şiir, Konuşmalar…

KAZDAĞI KORUMA GİRİŞİMİ GRUBU

12 Ocak 2008 Cumartesi

Kısacık Köyündeydik

Kısacık Köyü gençleri;
Biz artık sizin arkanızda yada yanınızda değil ÖNÜNÜZDE OLACAĞIZ!!!
11 Ocak Cuma akşamı Ayvacık’a bağlı Kısacık Köyündeydik.
Kampanyanın başladığından beri gitmekte tereddüt ettiğimiz,altın madencilerine “evet” demiş,adeta “alan almış satan satmış” durumundaki köye önce heyetler gönderdik.
Son durum ve niyetlerini öğrendik.Kendi niyetimizi söyleyerek Kazdağı kalesinde altın madencilerine karşı açık bir kapı olmasını istemediğimizi ve bunu neden istemediğimizi anlatmak için bilgilendirme toplantısına geleceğimizi söyledik.
Köylülerde bu ziyareti ne zamandır beklediklerini,bizi TV ve gazetelerde izlediklerini söyleyerek memnuniyetle ağırlayacaklarını belirttiler.

Yıllardır binlerce metrelik aramalar sonucunda yüksek kalitede altın buluna Kısacık Köyü
Milyon dolarlık ihalelerle el değiştirip durmuş.Son olarak kampanya nedeni ile ruhsatı elinde bulunduran şirket hakkını Almanlara satmış.
Bir dağ-orman köyü olan Kısacık orman ürünleri ve hayvancılıkla geçiniyor.TV aracılığı ile Küresel değişime,tüketim çılgınlığından kendine düşen payı almak için Kısacıkta şehirlere göçmeye başlamış.40 haneye düşen köyde yaşayan az sayıda gençte altın madeni sayesinde başlarına devlet kuşu konmuş gibi sevinmişler.Ve gelecekle ilgili rahat rahat evlilik,iş,araba,ev hayalleri kurmaya başlamışlar.
Aradan yıllar geçmiş ama bir türlü maden çalışmaya başlamayınca sabırsızlıkları ve endişeleri artmaya başlamış.Madeni devir alan özel şirketin elemanları arada uğryıp iş-güç,nakliyecilik sözü versede bu onları sakinleştirmemiş.
En son olarak Kazdağından yükselen “altın madeni karşıtı kampanya” ateşi Kısacık Köyünün Televizyonları ile kendilerine de ulaşınca iyice huzursuz olmuşlar.

Geciken randevuya gelen bizleri Kazdağı Koruma Girişimini endişe,merakla karşıladılar.
İlk heyetteki arkadaşlarımız Ahmet İşsever,Akif Arcan ve Zeki Keskinin rehberliğinde ulaştığımız köydeki toplantının kolaylaştırıcılığını Meral Keskin başarı ile gerçekleştirdi.

İlk sözü alan Muhtar herkese samimiyetle hoş geldin diyerek köyün beklediği bu bilgilenmeyi en iyi şekilde değerlendireceklerini söyledi.

İzmir,Ege Üniversitesinden gelen Prof.Dr Ali Osman Karababa projeksiyon kullanarak oldukça anlaşılır bir dille bol fotoğraflı bir sunum gerçekleştirdi.
Kısacıklıların sorularına da eğitiminden ziyade deneyimleri ile cevap verdi;

Bir soru; Devlet hem çok istekli hem de çok karlı olduğunu söyleyerek neden izin veriyor?

Cevap; KDV nin olmadığı,pek çok vergiyide almadıkları üstelik ocak satışında %2 gibi komik bir gelirle herhangi bir para kazanmadığı açık.Bunun yerine bu çok uluslu şirketlerin asıl patronu olan 4-5 yahudinin Amerikadaki meclisten ermeni tasarısı geçmesin diye desteklerini sağlamak üzere maden yasasına ve madencilerin çalışmasına göz yumuyor olabilirler.
Bu sömürge inadını başka türlü nasıl açıklayabilirizki? Rüşveti telafuz bile etmiyoruz!!!

Eski Muhtardan bir soru; Bergama’da o kadar mücadele oldu ama maden hala çalışıyor.

Cevap; Bergamada mücade çok geç başladı.KAzdağında sizin mücadeleniz gibi basın yer vermedi.Ne zaman boğaz köprüsünde,istiklal caddesinde hemde çıplak eylem yapıldı o zaman yer verildi.Kazdağında ise siz çok çabuk,çok hızlı ve birlik olup tepki gösterdiniz.Bu birliğinizi bozmazda her gelene madeni istemediğinizi belirtirseniz Kazdağında ve sizin köyünüz maden saldırısına uğramaz.

Soru; Bakan zaten açıkladı “halk istemiyorsa madene izin vermeyiz” diye.Bizde istemiyoruz.O zaman ruhsat vermezler değilmi?

Cevap; Bu doğru değil.Bugüne kadar halka ÇED gereği sorulan soruların neredeyse tamamı “HAYIR,İstemiyoruz” cevabı olmasına rağmen bakanlık izin verdi.Hatta geçenlerde İzmir,Efemçukuru Köyünde savaş zamanı uygulanacak bir yasayı kullanarak arazisini satmayan köylünün arazini kamulaştırma kararı aldılar.

Daha sonra konuşan Kazdağı Koruma Girişimcileri deneyimlerini,gördüklerini,duyduklarını aktardıktan sonra sıra köyün gençlerine geldi.
İçlerinden bir tanesi beklenen cevabı verdi;
“Biz sürekli çalışacağımız bir işimiz olacak,sağlığımız,huzurumuz bozulmayacak,ne kazdağı nede komşularımızla aramız açılmayacak sanıyorduk.Bu öğrendiklerimizden sonra biz artık sizin ne arkanızda nede yanınızda oluruz.Biz sizin önünüze geçer mücadele ederiz”
Kazdağını korumak için önemli bir adım daha atmış olmanın keyfiyle, alkışlarla ve umutlarla herkes evine döndü.

Sevgilerimle ::-)
İsmail Yenigün

11 Ocak 2008 Cuma

10 ocak 2008- toplantı notları

Toplantıyı ADD nin de katılımı ile kalabalık bir gurupla açtık.Mecit Bey toplantının kolaylaştırıcılığını yaptı.İlk olarak bu akşam konuşulacak konular belirlendi.Ve şu şekilde sıralama yapıldı:

1-19-ocakta alanlarda olacağız.
2-11-ocakta Kısacık Köyünde yapılacak bilgilendirme toplantısı,
3-ÇED toplantısı,Ankaraya gidiş ve değerlendirmesi,
4-Haberleşme zinciri oluşturulması,
5-Dilekler.

Gündem yukardaki şekilde oluşturulduktan sonra Mecit Bey Burhaniye de yapılan Kazdağları ve Madra Dağı Belediyeler Birliği-Çevre Platformunun hazırlamış olduğu toplantıya katıldıklarını ve toplantı hakkındaki izlenimlerini anlattı.Bu toplantı da yapılan açıklama(ilan)ile 19-ocak-2008 cumartesi günü Altınolukta ,onlarla birlikte bir eyleme katılacağımız haberini iletti.Ali Bey bunun Altınoluk tada bu şekilde ilan edildiğini söyledi. Bunun üzerine konu hakkında tartışıldı.Sonuçta böyle bir eylemin esasında olayların yatağı ve başlangıç yeri olan beldemiz Küçükkuyu da yapılmasının daha uygun olacağı görüşü ağırlık kazandı.bu konu üzerinde Burak,Kamil Özdemir,Mehmet Gül,Ahmet İşsever,Süheyla,Ayla İşsever,Nilgün,Meccit Bey,İsmail Yenigün,Kamil Karabulut,ayrı ayrı görüş belittiler.Cengiz Balkan” Kazdağları ile mücadelenin ilk ateşi Küçükkuyu da yakılmıştır.Bu nedenle bu tür toplantıların burada yapılması daha uygun olur”.diye görüş belitti.Hüseyin Kahraman arkadaşımız da”yarayı Küçükkuyu almıştır.Onların mesajları yeterli olmaya bilir.Bu konu ile ilgili yasa çalışmaları yapılmalıdır.”şeklinde ki görüşünü belitti.Bu konu ile ilgili olarak;Süheyla doğan,Ali Bey,İsmail Yenigün,Meral Aldemir,Ayla-Ahmet İşsever,Kamil Karabulut,Mecit Ünal’dan oluşan bir komisyon görev aldı.

Gündemin ikinci maddesi olan Kısacık Köyü bilgilendirme toplantısının görüşülmesine geçildi.İsmail,Kısacıkta ön çalışma hakkında bilgi istedi.Ahmet İşsever bu bilgiyi vererek,köyün toplantı yapılmasına ve bilgilendirilmeye sıcak baktığını söyledi.Süheyla dün,Ahmet İşsever,Meral Keskin,Ayal İşsever’le birlikte Ayvacık’ta Kısacık Bilgilendirme t oplantısı hakkında ,katılım sağlamak ve destek vermek amacı ile yapılan ziyaretler hakkında bilgi verdi.Bu çalışmada;kaymakamlık,ziraat odaları,esnaf odaları,siyasi ilçe başkanları,orman işletme müdürlüğü,tarım ilçe müdürlüğü,doktorlar ve ilk önce de Belediye Başkanı ziyaret edildi. Toplantıya katılacak olan konuşmacı,Ege ÜN.Halk Sağlığı Uzmanı Ali Osman Karababa’yı Meral Akdemir İzmir’den alacak,Meral Keskin de gidişini ayarlayacak. Kısacıkta,projeksiyon ile sunum yapılacak.Konuşmacılar görüşlerini aktaracaklar.(Köylü vatandaşların soruları cevaplandırılacak.Görüşlerine yer verilecek.

Ankara’ya gidecekler şu şekilde belirlendi.Nilgün Özarar,Özer Özen,Meral Aldemir,Em.Ziraat Müh. Kazım Bey. Haberleşme portalı okunduktan sonra toplantıya son verildi.Yapılanların hepsi ve yapılacak her şey halkımızın sağlığı ve doğal zenginliklerimizin korunması açisından çok önemlidir.Hep birlikte atılacak adımlar bizi hedefimize ulaştırır.

11-OCAK-2008 SAAT:19.00 DA Kısacık Köyüne gitmek üzere KKG BÜROSUNDA OLALIM.

KKG-SEKRETERYA

05 Ocak 2008 Cumartesi

Burhaniyedeydik ve dostlarla buluştuk

Sevgili Arkadaşlar,

Bugün Burhaniye'de gerçekleştirilen Kazdağları ve Madra Dağı Belediyeler Birliği Çevre Platformu toplantısına katıldık,her ne kadar davetli olmasak da!

Bizzat çağrılı olmamamız, bizim için, Kazdağı Koruma Girişimcilerinin bu platformun aslında doğal bir üyesi olması nedeniyle çok da önemli değildi. Her yer bizimdi. Sonuçta salondaydık, yerlerimizi aldık. Açılış konuşmasında salonda bulunanlar anons edilirken Çanakkale Çep, Balıkesir Halk İnisiyatifi anons edilip hoş geldiniz denilirken, bize hoş geldin diyen olmadı. Ancak salondan Kamil Özdemir arkadaşımız dayanamayıp "KKGG'ni GÖRMEZDEN GELEMEZSİNİZ BU ATEŞİ ONLAR YAKTI" diye bağırınca biz de ayağa kalkıp "Kazdağı Koruma Girişimi Grubu olarak burdayız" dedik, böylece varlığımızı hissettirdik. Bütün salondan bir alkış koptu. Bayramiç ve Köyleri Çevre Hareketi Platformu da salondaydı:)))

İlk olarak salonun yerleşiminde konuşmacıların dinleyicilerle aynı seviyede olmasından dolayı arka sıradakiler kimseyi göremediğinden itiraz edip belediye başkanlarını ve yürütme kurulunu sahneye çıkardık.Tanışma faslı ve raporlardan sonra Balya Belgeseli izlendi. Bu sırada ilgi dağıldı ve salonun yarısı boşaldı. Sıra eylem önerilere geldi. Bir kaç konuşmacıdan sonra Süheyla da grubumuz adına söz alarak:

1. Kazdagı Koruma Girişimi Grubu'nun, Platformun doğal bir üyesi olduğunu, bunun böyle bilinmesi ve kabul edilmesi gerektiğini, bugüne kadar olduğu gibi bundan böyle de KKGG'nin Kazdağı ve Madra Dağını koruma konusunda mücadeleye devam edeceğini,
2. Platformun örgütlenme şeklini eksik bulduğumuzu, bunu daha öncede platforma ilettiğimizi, platformda muhtarların, köylülerin, üreticilerin, turizmcilerin, zeytincilerin, esnaf ve sanatkarların, ticaret ve sanayi odası temsilcilerinin de olması gerektiğini,

3.Türkiye genelinde yapılacak olan miting tarihinin çok geç kalmaması gerektiğini, basının ve kamuoyunun Altıncı Filo'ya hayır mitingini beklediğini,

4. Efem Çukuru'nda Bakanlar Kurulunun acil kamulaştırma kararı aldığını, bunun çok önemli olduğunu ve bunun acilen protesto edilmesi gerektiğini, platform yürütmesinin bu konuda karar alıp Bakanlar Kurulu'na, Başbakanlığa ve basına göndermesini,

5. Salon toplantılarından çok köy bilgilendirma toplantılarının çok önemli olduğunu, Küçükkuyu bölgesinde bunu gerçekleştirdiğimizi ve yeni maden arama alanları-Kısacık civarında da devam edeceğimizi, Körfez bölgesinde de bu çalışmanın yapılması gerektiğini, konuda her türlü desteğe hazır olduğumuzu,

6. Maden Yasasının iptal edilmesini istediğimizi ancak nasıl bir yasa istediğimizi ortaya koymamız gerektiğini, bunun için de bir çalışma grubu oluşturup,Maden Yasası Tasarısı hazırlanması çalışmalarına başlanması gerektiğinin,

söyledi.

Süheyla'ya verilen cevap her şeyi açıklıyordu: " Bu platformun yürütme kurulunun dar tutulması gerektiğini toplanma karar alma mekanizmalarının sağlıklı işlemesi için bunun gerekli olduğu vurgulanırken, bu platformun şemsiyesi altında toplanan bütün STK'ların örgüt ve derneklerin kendi özgür iradelerini kullanarak eylem planlarında ve kararlarında özgür oldukları" üstüne basa basa anlattılar.

Bu da gösteriyor ki, biz KKGG olarak ,daha önce özgür irademizi kullanarak bir eyleme katılmış olmakla ne kadar haklı olduğumuzu bunun platformuın ilkelerine aykırı olmadığını ortaya koymuş olduk.

Konuşmaların ardından platformun hazırladığı Deklerasyon M. Akif Öznal tarafından okundu ve alkışlandı.
Toplantı bu açıklamadan sonra sona erdi.

İşte böyle arkadaşlar, bir eylemli gün daha sona erdi. Keşke daha kalabalık olsaydık:((

Sevgiler,
KKGG Sekreterya

04 Ocak 2008 Cuma

5 Ocakta Burhaniye'de tüm kuruluşlarla buluşuyoruz

3.Ocak.2008 akşamı yapılan grup toplantısında;
***5.Ocak 2008'de Burhaniye'de yapılacak belediyeler birliği toplantısına otobüslerle katılınması kararlaştırıldı.
***Kısacık Köyünde ileriki bir tarihte bilgilendirme amaçlı kahvehane toplantısı yapılması,toplantıya akademik çevrelerden destek alınması kararlaştırıldı

29 Aralık 2007 Cumartesi

BAHÇEDERE KÖYÜ KADINLAR TOPLANTISI.28 Aralık 2007-Cuma

Bu akşam Bahçedere Köyüne gidildi.Eyvah kadınlarımız ortalıkta yok.Meral hemen harekete geçti.Muhtar anonsu yaptı.Yetmedi,dedik,Meral kendiside anons yaptı.Meğerse kadınlar hazırda bekliyorlarmış.Köy kahvesine toplanıldı.Erkek kadın hep birlikte güzel bir toplantı oldu.Genç kardeşimiz Burak sunumu başarılı bir şekilde yaptı.
Muhtar Ahmet ”Ben muhtarınız olarak madencilere karşı sizin haklarınızı her türlü savunuyorum ve savunacağım.”dedi.
Ayla İşsever,belde siyasi parti başkanlarının “Basın Açıklamasını” okudu.Siyasilerinde madencilere karşı köylü vatandaşlarımızın haklarını korumada yanında olduklarını belirtti.
Emekli Ziraat Mühendisi Kazım Bey de Balya gibi olmamak için direnmemiz gerektiğini belirtti.
Hüseyin Kahraman ise” mücadeleye devam”dedi.
Gazeteci arkadaşımız Bekir Erdinç ise Ovacıktaki maden işletmesinde gördüklerini anlatarak,olayın yani “altın madeninin”işletilmesi sonunda çevrenin nekadar kötü bir duruma düştüğünü ve bunu gözleri ile gördüğünü anlattı.
Ziraat Mühendisi Melike As ise bu köyün tepesindeki”Fatma Kayası”altını çıkarmaya kalkarlarsa köye,zeytinlere,insanlara ve çevreye verilecek zararı anlattı.Sonuç olarak anlaşıldı ki köylü vatandaşlarız yıllarca çalışarak verimli hale getirdikleri bu toprakları eşdirmek istemiyorlar.
İsmail Yenigün’ün de altın aranması ve işletilmesi sırasında meydana gelecek kayıplar,gelecek madencilere karşı kararlı duruş,tedirgin olmadan ve fakat tedbiride elden bırakmadan beklememiz,gerektiği hakkındaki konuşmasından sonra karşılıklı teşekkürlerle toplantı bitti”.Birlikten kuvvet doğar”diyerek bir daha ki toplantıyı Kısacık Köyünde yapmak üzere evlerimize dağıldık.Bu güzel ve başarılı toplantı için herkese bir daha teşekkürler.
KKG-Sekreterya

27 Aralık 2007 Perşembe toplantı notları


27 Aralık 2007 Perşembe saat 20.00 da her zamanki gibi olağan toplantımızı yaptık.Toplantının kolaylaştırıcılığını aramıza yeni katılan arkadaşımız.emekli Yüksek Ziraat Mühendisi Kazım Çağlayan Bey yaptı.Hep birlikte bu gece konuşulacak konu başlıkları belirlendi.Yani gündem oluşturuldu:
1-Çok katılımlı
2-Bahçedere Köyünde yapılacak toplantı
3-Kısacık Köyü için yapılacak toplantının ön çalışmaları
4-5 Ocak 2007 Burhaniye de yapılacak platforum top.
5-Bilgilendirme gezilerinin yapılması
6-Eylem planı
Çok katılımlı bir panelin yapılmasını Mehmet Gül teklif etti.Üzerinde yapılan tartışmalardan sonra .bu çeşit bir panelin daha sonra ki zamanlara bırakılması uygun görüldü.
Bahçedere Köyünde sunum yapılmasınının isteğinin köy kadınlarından geldiğini belirten Meral Keskin,bunun ivedilikle yapılmasını istedi.Ön çalışmaları yaptığı için 28-Aralık-2007 Cuma akşamı bu toplantı için iş bölümü yapıldı.Toplantının amacı köy halkını bilgilendirmek ve bu mücadelede yalnız olmadıklarını onlara hissettirmek olacak.Meral Keskin,toplantıyı düzenleme işini üzerine aldı.
Kısacık Köyünde ön çalışma yapacak arkadaşlar bazı özel işleri nedeniyle bunu 28-Aralık-2007 Cuma akşamına ertelediklerini belirttiler.
5-Ocak-2007 tarihinde Burhaniye de yapılacak olan genişletilmiş platform toplantısının görüşülmesi.3-ocak-2008 tarihli olağan toplantımızda görüşülmeye bırakıldı.
Bilgilendirme gezilerinin şart olduğunu vurgulayan Kazım arkadaşımız,insanlarının görerek daha iyi bilinçleneceğini ve kafalarında oluşan sorulara daha net cevaplar bulanağını belirtti.
Balya’nın halkımıza gezdirilmesini önerdi.Söz alan arkadaşlar köy toplantılarından sonra bunun da gerçekleştirilmesi üzerinde çalışılmasını istediler.Özellikle bu tür işlerin sekreterya tarafından düzenlenmesi istendi.Hatta EROL Bey arkadaşımız kurumsallaşmayı önererek bu işlerin daha düzenli yapılması gerekiyor dedi.
Eylem planı üzerindeki görüş ve teklifler biraz uzun sürdü.Çünkü kimse Kaz Dağlarında altın aranması ve işletilmesiyle bu güzel; güzel olduğu kadar her açidan değerli doğamızın bozulmasına göz yummak istemiyor. Bu nedenle Uzunalanlı Mustafa,inşaatçı Vedat.Ahmet İşsever,Akif Arcan,Mustafa Oymak,Mehmet Gül,Turizmci Yakup Beyler fikirlerini belirttiler.
Bahçedereli Akın arkadaşımız köylülerin her şeye hazır olduğunu ,on dakikada toplanabileceklerini belirtirken aynı köylü hukukçu arkadaşımız Hüseyin Kahraman’da”Kazdağları ve Madra Dağı Çevre Platformu yan gelip yatmasınlar,bizi panaellere katıldık diye platform dışına attılar.Aslında yanlış yapıyorlar.Bu gibi durumlarda birlikte çalışmak gerekir.”diyerek tepkisini dile getirdi.İsmail Yenigün arkadaşımızda.kurumsallaşmayı tartıştığımızı,ilk fırsatta bu konuyuda etraflıca tekrar konuşacağımızı her şeyi birlik içinde yürüteceğiz,bu dağlar hepimizin.”diyerek iyi dileklerde bulundu.
Kısacık köyünün önemini tekrar belirten İsmail Bey,en kısa zamanda orada bir toplantı ve sunum yapılmalıdır “dedi.3-ocak-2008 de toplanılmak üzere kazım Bey toplantıyı kapattı.
Kkg-sekreterya-Ayla İşsever

Platform Toplantısına Davet-5 Ocak Burhaniye

TOPLANTIYA DAVET
SAĞLIKLI BİR ÇEVREDE YAŞAMA HAKKI İÇİN,
KAZDAĞLARI'NA VE MADRA DAĞI'NA
DOKUNULMAMASI VE GELECEK KUŞAKLARA MİRAS BIRAKILMASI İÇİN HEP BİRLİKTE MÜCADELE EDELİM

Kazdağları' nda altın madeni/kimya işletmeciliğine karşı bir
araya gelen belediyeler ve kitle örgütleri tarafından oluşturulan KAZDAĞLARI VE MADRA DAĞI ÇEVRE PLATFORMU tarafından imzaya açılan deklerasyon Çanakkale ve Balıkesir illerindeki belediyeler ve kitle örgütleri tarafından imzalanıyor.
05 Ocak 2008 günü kamuoyuna deklere edilecek.
05 Ocak Cumartesi günü Burhaniye' de yapılacak
KAZDAĞLARI VE MADRA DAĞI ÇEVRE PLATFORMU toplantısına otobüslerle gidiyoruz,
ve gitmek isteyen arkadaşlarımızın başvurularını bekliyoruz.
19 Ocak Cumartesi günü Balıkesir ve Çanakkale başta olmak
üzere bulunduğumuz tüm illerde, ilçe ve beldelerde alanlardayız.
BİZ KARŞI ÇIKARSAK YAPAMAZLAR
SAĞLIKLI BİR ÇEVREDE YAŞAMA HAKKI İÇİN,
KAZDAĞLARI'NA VE MADRA DAĞI'NA
DOKUNULMAMASI VE GELECEK KUŞAKLARA MİRAS BIRAKILMASI İÇİN HEP BİRLİKTE MÜCADELE EDELİM
Toplantı Zamanı : 05 Ocak 2008 Cumartesi Saat: 14:00
Toplantı Yeri : Burhaniye Belediyesi Çok Amaçlı Salonu

28 Aralık 2007 Cuma

BAÇEV-Kadınlar toplantısı


BAÇEV kadın çalışma grubunun düzenlediği bilgilendirme toplantısının bu haftaki konukları CHP kadın kolları üyeleriydi.Ah şu kadınlar!!!! Ellerini sürdükleri herşey birdenbire tanıdık, bildik formlarını yitirip bambaşka bir hal alıyor. Organize işler bunlar. Bir kadın parmağı dokunuyor ve gerisini akıl almıyor.

Termik santralleri, çimento fabrikalarını, bacalarından demir tozu kusan hurda demir tesislerini ve Kazdağlarını konuşuyorlar. Eylem programları, adresler , telefonlar, köy kahveleri ......Gizleyip kaygılarını soruyorlar...En kirli sanayilere kurban edilen bu şehirde şimdi neyapmalı? Kazdağları ve maden konulu sunumla sona eriyor toplantı.

Bu arada Tec cominko halkla çelişkiler müdürünün ''Biz masumuz hakim bey'' tarzındaki savunmasına basın ve halkla ilişkilerden sorumlu arkadaşımız Sabahattin ''Masum azrail uyuyan azraildir'' yanıtını veriyor.

5 Ocak cumartesi günü Muratlardayız. Bayramiç Çevre Hareketi (BAÇEV)

23 Aralık 2007 Pazar

Doğa Sporcuları KAZdağındaydı


Doğa gönüllülerinden,maceracılardan,sporculardan oluşan grup
Kazdağını tehtid eden maden aramalarını protesto etmek ve Kazdağında kurulmaya başlanan
İmece Evi Ekolojik Çözümler Çiftliğine destek vermek için geldiler ve hem zeytin hasadına katıldılar hemde soğan,bakla,buğday ektiler.
Öğleye kadar çiftlikte çalışan doğa sporcuları öğleden sonrada Kazdağı Korumanın ofisini,Belediyeyi,Bahçedere Köyünü,Zeusu,Assosu,Zeytinyağı müzesini ziyaret ettiler.
KAzdağında 4 gün kalan Doğa Sporcuları KKG nin oluşturacağı bir eyleme "Barışa Pedal" grubu ile katılıp destekleyeceklerini bildirdiler.

20 Aralık 2007 Perşembe

Doğa sporcuları Kazdağında


Sevgili Kazdağı gönüllüleri

Kazdağındaki maden saldırısını protesto etmek için çeşitli şehirlerden doğa sporcuları,gönüllüleri
az önce İmece Evine geldiler ve zeytin hasadına başladılar ::-))))
Yarın Bayramlaşmak için (KKG) Kazdağı Koruma Girşiminin İrtibat Bürosuna,
Küçükkuyu Belediyesine ve Bahçedere Köyüne bayramlaşmaya ve desteklerini sunmaya gidecekler.

Saat 13.30 gibi KKG ofiste,
14.00 'de Belediyede veya
17.00'de Bahçedere Köyünde buluşmak,bayramlaşmak dileği ile hepinizi sevgiyle kucaklarız.
İsmail Yenigün

18 Aralık 2007 Salı

’KAZ DAĞLARI ve MADRA DAĞI ÇEVRE PLATFORMU’’ deklerasyonu

KAZDAĞLARI VE MADRA DAĞINDA SİYANÜRLÜ ALTINA HAYIR
DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN !
BU DEKLERASYON KUTSAL BİR FERMAN GİBİDİR…


Bizler, Güzel yurdumuzun Çanakkale – Balıkesir illeri içinde yer alan ,’’Biga Yarımadası ve Edremit Körfezi’’ diye anılan eşsiz güzelliklere sahip bölgesinde yaşıyoruz.
Biga yarımadasının büyük kısmını kaplayan Kaz Dağları’nın güneyinde, Ege Denizinin kıyısında yer alan, kutsal zeytin ağaçları ile kaplı, dünyanın ikinci en bol oksijenini İnsanlığa sunan yeryüzü cenneti Edremit Körfezi yer alır. Körfezin doğusunda bulunan Madra Dağı yöre ekolojisini tamamlar.
Kaz Dağları’nın kuzeyinde yer alan, Bayramiç-Çan-Çanakkale ve çevre yerleşimleri meyve ve sebze yetiştiriciliğinde dünyaca ünlüdür. Biga – Gönen Türkiye’nin süt gereksiniminin %25’ini karşılar. Bin Pınarlı Kaz Dağları, efsanevi adı ile İDA Dağı;2002 dünya dağlar yılında “ Eko-Kültür Turizmi” için dünyanın en iyi 2 dağından biri seçilmiştir. 21450 hektarı Milli Park olan Kaz Dağlarında 78 i endemik olan 1000 civarında bitki çeşidi vardır. 32 endemik tür, dünyada sadece kaz dağlarında mevcuttur. Mitolojik ve arkeolojik bulgularıyla eşsiz güzellikteki bin pınarlı Kaz Dağları’mız, aynı zamanda Edremit Körfezi ve Çanakkale yöresinin ‘’içme suyu’’ kaynağıdır.
Eko – Kültür turizmi planlaması yapılarak, tümü ile koruma altına alınması gereken dünya mirası kaz dağlarımızda; “Siyanürlü Altın-Gümüş madenciliği” ve diğer Kimyasal Madencilik faaliyetleri tümü ile yasaklanmalıdır.
Kaz dağları ve Madra Dağında bu güne kadar verilen 100 civarında ruhsat iptal edilmeli ve yeni ruhsat başvuruları kabul edilmemelidir.
Edremit Körfezi’nin doğusunda yer alan, verimli ovaların arkasında Kozak Yaylasına uzanan Madra Dağı eşsiz su kaynaklarına ve bitki çeşitliliğine sahip olup, ekolojik dengenin tamamlayıcısıdır. Ayrıca doğanın armağanı “Atatürk Kayaları” nı Gömeç’te insanlığa sunan Madra Dağı’nda madencilik faaliyetlerine derhal son verilmelidir.
Yaşadığımız yörenin yer üstü zenginlikleri ve “sürdürülebilir-doğayı gözeten ekonomik faaliyetlerimiz” madenlerin getirdiğinden çok fazlasını ülkemize kazandırmaktadır. Edremit körfezinde, dünyanın en iyi zeytinyağını üretiyoruz. Bayramiç’in elması – kirazı ve yörenin tümünde ürettiğimiz diğer meyve, sebze ve süt ürünleri üst düzeydedir. Çanakkale ve Edremit körfezi turizmde ülkemizin geleceğidir. Deniz Turizminin yanı sıra, Eko-Kültür Turizmi, Termal Turizm ve Sağlık Turizmi olanakları ile “Dünya Kültür Mirası” olan yöremizin; madencilik faaliyetleri ile özelliklerini yitirmesine izin vermeyeceğiz.
Siyanürlü altın-gümüş madenciliğinde aşırı su tüketilmektedir. Küresel ısınma ile kuraklık ve çölleşme tehlikesi yaşayan dünyamızda en önemli değer artık “su”dur. Sularımızın madencilik faaliyetlerine feda edilmesine izin vermeyeceğiz.
Yüz milyonlarca ton toprak ve kayaların un ufak edilmesiyle oluşacak toz bulutlarının, başta zeytinlikler, tüm meyve ağaçlarımıza ve diğer tarım alanlarına – bitki örtümüze zarar vermesini kabul etmiyoruz.
Madencilik faaliyetleri ile açılacak olan 1 km çapında, 400 m derinlikte dev” cehennem çukurları” yerin altını üstüne getirecek, arsenik başta olmak üzere ağır metaller harekete geçerek tehlike oluşturacaktır. Milyonlarca ton cevhere siyanür püskürtülerek ayrıştırma yapılacak, siyanürlü çamurlar dev atık havuzlarında depolanacaktır. Siyanür en tehlikeli zehirdir ve buharlaşma yolu ile havaya karışıp, yağmurlar ile bitki-hayvan zincirine ve insana ulaşacaktır. Yöremiz 1. Derece Deprem Bölgesi olup, siyanürlü atık havuzlarının deprem nedeni ile çökmesi önemli ve korkutucu bir risktir. Yeraltı ve yer üstü su kaynaklarımıza; siyanür bulaşması ve toz etkisiyle büyük tehlike altında kalacaktır. Cehennem çukurları ve siyanürlü atık havuzlarına, maden çöplüklerine izin vermeyeceğiz.
Yüz binlerce ağacın kesilmesiyle , “Ekolojik Denge” onarılmaz şekilde bozulacak, çevrenin olumsuz etkilenmesiyle “astım ve kalp hastaları” için doğal tedavi merkezi olan yöremiz bu özelliğini yitirecektir. Dünyanın en güzel havasının madencilik faaliyetleriyle bozulmasını kabul etmiyoruz.
Başta Kaz Dağları, tüm yöremizi böylesine tehdit eden altın madenciliğinden devletimize, net karın sadece %2 si kalacak – çok uluslu tekeller yeraltı zenginliklerimizi götürecektir. Bizlere ise yok edilmiş doğa ve maden çöplükleri kalacaktır. Yer altı zenginliklerimizin acımasızca sömürülmesine, peşkeş çekilmesine asla izin vermeyeceğiz.

Tüm bu olumsuzlukları yaşamamızın nedeni; 5 Haziran (dünya çevre günü) 2004’te çıkarılan 5177 sayılı maden yasasıdır. Madencilik lobilerinin doymak bilmez hırsı için; ülkemizin yer üstü zenginliklerini ve tüm değerlerini yok sayarak, madencilik faaliyetlerinin önünü sınırsız açan bu yasa hemen değiştirilmelidir. Yerine , “ülkemiz çıkarlarına uygun, yer üstü- yeraltı dengesini gözeten, çevreyi ve doğal zenginliklerimizi koruyacak bir madenciliğe izin veren, çağdaş ve ulusal bir maden yasası” yapılmalıdır. Yaşadığımız yüz yıl; çevrenin mutlak korunmasını, su kaynaklarının çok önemsenmesini gerektiren bir süreçtir. Yaşayabileceğimiz başka bir dünya yoktur.
Kaz dağlarında – Madra Dağında, Biga yarımadası ve Edremit Körfezi’yle birlikte tüm güzel yurdumuzda ; “Hayat-Altın’dan Daha Değerlidir”. Hayatımızın karartılmasına izin vermeyeceğiz.
Bizler;”Vatan toprağı kutsaldır kaderine terk edilemez” diyen büyük önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ün yol göstericiliğinde, toprağımıza sahip çıkma bilinciyle çabalayan yurttaşlar olarak; insanların-hayvanların-bitkilerin, tüm doğamızın yaşamını son derece olumsuz etkileyecek, siyanürlü altın-gümüş madenciliğine karşı “örgütlü olarak” sonuna kadar mücadele etmeye kararlı olduğumuzu, ülkemiz ve dünya kamu oyuna duyuruyoruz.
Bu doğrultuda örgütlülüğümüzü; tüm yöremizi kapsayacak şekilde, ‘’KAZ DAĞLARI ve MADRA DAĞI ÇEVRE PLATFORMU’’ adı ile ve tüm Belediyeleri, Üniversitelerimizi, Barolarımızı, Sivil Toplum Örgütü ve Meslek Kuruluşlarını içine alacak, Muhtarlarımıza, Siyasi Partilerimize, Köylüsü-Kentlisi ile tüm yurttaşlarımıza ulaşacak anlayışta yaşama geçirdik.
Yaşam alanlarımızı hep birlikte savunacağız.
Yaşam alanlarımız Vatanımızdır, Vatanımızı savunacağız.
Unutmayalım ki yaşam hakkımıza, haksız saldırıya karşı koymak, ‘’anayasal ve evrensel’’ bir haktır.
KARARLIYIZ. HAKLIYIZ. KORKMUYORUZ. KAZANACAĞIZ.
BU CENNET TOPRAKLARIN GÜNLERİ SAYILI DEĞİLDİR…
BİZ İSTEMİYORSAK OLMAZ…
KAZ DAĞLARI ve MADRA DAĞI’NDA SİYANÜRLÜ ALTIN’a HAYIR!..


KAZDAĞLARI ve MADRA DAĞI
ÇEVRE PLATFORMU

Kazdağı Koruma Boztepe'de

Geçen akşam Boztepe’de kadınların bilgilendirme toplantımız vardı.
Gerçi köyün erkeklerininde katıldığı toplantı karşılıklı güven tazeleme ve coşkuyla geçti.

Toplantıyı organize eden başından sonuna başarılı geçmesi için yoğun emek sarf eden Meral Keskin ve eşi Dr.Zeki tüm katılımcıların taktirini aldı.Huzurunuzda kendilerine tekrar teşekkür ederiz.

Artık bilgilendirme toplantılarında uzmanlaşan ekibimiz projeksiyonlu sunumu ile maden tehtidinin daha anlaşılır olmasını sağlamakta.

Muhtarların, siyasi parti temsilcilerinin katıldığı toplantıya destek vermek için eski Çevre Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ender Pekdermir ve eşi Gülden hanım da katıldı.
Toplantının yapıldığı Boztepe’de birkez daha görüldüki Küçükkuyu bölgesinde herhangi bir maden çalışmasının mümkün olmadığı, köylünün sahilde yaşayan diğer insanlarla “bir” olup
hertür direnişi göstermeye kararlı olduklarıydı.

Bayramlaşma ve yeni yıl kutlamaları eşliğinde “MADEN YASASINA HAYIR” sloganları atarak sonlanan akşam Kazdağını Korumaya kararlı insanlar evlerine daha da umutlanarak döndüler.


16 Aralık 2007 Pazar

Bayramiç-15 Aralık-Evciler bilgilendirme


Artık Evcilerde AL-ALT-ALTI gibi sözcükleri kullanırken dikkatli olmak gerek.Çünkü ALTIN demeye vakit kalmadan bir hiddet fırtınası başlıyor. Durdur durdurabilirsen .Ayazmaya giden araçlar durdurulup ziyaret amaçları sorulur olmuş.Ola ki bir Altıncı müdürün yada mühendisin yolu oraya düşsün .Vay hallerine... Tepkilerin yasal demokratik bir zeminde ortaya konmasını söyleyen arkadaşlarımızda bu hiddet fırtınasından nasibini alıyor.Sivil iteatsizliğin en uç örnekleri muhtemel görünüyor. Toplantı mekanı için seçilen kahvehanenin küçük oluşu katılımı 80-100 kişi ile sınırlarken yer bulamayıp kapıdan dönenlerin vebali tamamen bizim. BAÇEV sözcülerinden Av. Ülkü İnal'ın açış konuşmasından sonra söz alan Belediye Başkanı İ.Sakin Tunçer altın madenciliğinin tüm boyutlarını anlattığı etkili ve samimi konuşmasıyla büyük alkış aldı. Kitaro'nun ünlü ipek yolu müziği eşliğinde ardarda geçen kazdağları görüntülerinin ardından, Fahir Atakoğlu belgesel müziklerinin fonda kullanıldığı sunum ilgi ile izlendi. Sözcülerimizden İbrahim Saydam BAÇEV'in kuruluş amacını ve hedeflerini anlattığı konuşmasında örgütlü tepkinin önemini vurguladı. Bergama ve Balya belgesellerinin montajlandığı gösterim ile toplantı sona erdi. 75 köyü kapsayan bilgilendirme toplantılarının ikinci durağı MURATLAR olacak.

BAÇEV-Bayramiç Çevre Hareketi


14 Aralık 2007 Cuma

Perşembe Toplantımız-13 Aralık


Sevgili arkadaslar,

13 Aralık Olagan toplantimizi yaptik…Eylemliligin verdigi ruh halimiz ve dinamizmimiz ile kıkır kıkır gülerek, eğlenerek cosku icinde basladigimiz toplantidaki degerlendirmelerimiz ve aldigimiz kararlarin ozeti asagida:

13 Aralik Çanakkale Universitesi Paneli ile ilgili degerlendirmemiz :

“Panelist-konusmaci” olarak da davet edildigimiz ve bundan 15 gun once Universiteye katilacagimizi resmen bildirmis oldugumuz panele Kazdağı Koruma Girisimi Grubu olarak topluca katildik..Konusmacimiz Mehmet Ongen de panelistlerin masasinda yerini aldi.( Bizim bakis acimiza gore, Çanakkale Universitesi de Kazdaglari gibi bizimdir, oradaki ogrenciler, calisanlar, hocalar da bizimdir, alani terk etmemek ve konuya sahip cikmak gerekir.)

Panel başlamadan hemen once dört bir koldan dagittigimiz 320 adet basin bildirimiz tum salondakiler tarafindan ilgiyle, dikkatle okundu. Yani panel, bizim bildiri-basin aciklamamizla baslamis oldu. Basin aciklamamizi bir kez daha ekte yolluyoruz.(Grubumuz uyesi basin temsilcilerinin dikkatine…)

(Salonun girisinde TEMA ve Ekoloji Klubu ogrencilerinin standlari vardi, once onlarla sohbet ettik. Ogrenci topluluklari olarak bir araya gelmis ve Kazdaglarina sahip ciktiklarina dair basin aciklamasi yapmislardi. Yine bu dogrultuda brosurler dagitiyorlardi.)

Salonda universite ogrencileri, calisanlari ve ögretim uyeleri oldugu kadar, Can-Sogutalan’dan getirilmis bir grup genc maden calisani da vardi.

Prof. Dr. Erdinc Yigitbas’in yonetiminde baslayan panelde İlk konusmayi ÇOMU’den Prof. Dr. Ahmet Gonuz yapti. Gonuz, kendisinin biyolog olarak dogada calistigini ve doganin kendisi icin cok onemli oldugunu, maden arama sahalarinin buluduklari yerlerde yaptiklari arastirmalarda, 17 endemik bitki turu oldugunu, bu bitkilerin hem ilac sanayi hem de gelecegimiz icin ne kadar onemli oldugunu, maddi olarak da cok yuksek degerde bitkilerin bulundugunu, mutlaka korunmasi gerektigini, bu konuda zaten uluslararasi anlasmalara imza attigimizi soyledi.Çevre ve Orman Bakanligindan gelen burokrat, maden isletilmesine karar verilmeden once CED raporlari hazirlandigini, olumsuz cikarsa yapilmadigini, milli park icinde herhangi bir arama-isletme izni vermediklerini, artik halk istemez ise halka ragmen birsey yapilamayacagini soyledi. Balikesir Universitesinden Doc. Dr. Yilmaz Ari’da oldukca ilginc olan sunumunda konuya farkli bir perspektiften yaklasarak, maden isletilmesi konusunun dogal peyzaja bir mudahale oldugunu, mudahale basarilirsa doganin ne hale gelecegini, kendi isteginin ise dogal peyzajin galip gelmesi oldugunu anlatti.Orman Bolge Muduru de kendisinden beklenildigi sekilde Bolgenin orman dokusu hakkinda bilgi verdi ve orman sinirlari icinde kendilerinden alinan izinleri acikladi. Bu faaliyetler sirasinda kendilerinin kurum olarak yeni yol yapilmamasina ve minimum seviyede agac kesimine azami dikkat ettiklerini anlatti. Sira Altin Madencileri Dernegi’nin konusmasina gelmisti. Konusmaci her zamanki yalanlarini soylemeye baslar baslamaz biz de salondan panel yoneticisinin ikazlarina pek kulak asmadan konusmaciya mudahale ettik. Ardindan Mehmet Ongen her zamanki etkili ses tonuyla, Kazdagi Koruma Girisiminin nasil kuruldugunu, bu konuya nasil baktigini, ayrica grubun Kazdagini Koruma Mucadelesine genel anlamda nasil baktigini, Kazdaglarinin yerustu zenginliklerinin yeralti zenginliklerinden nasil daha ustun oldugunu anlatan guzel bir konusma yapti. Ongen’in ardindan da Yurt Madenciligini Gelistirme Vakfi’ndan Prof. Dr. Guven Onal konustu. Biz yine oturdugumuz yerden bu konusmaciyi da surekli yalanlayarak mudahale ettik. Guven Onal her zamanki piskinligi ile konusmasina devam etmeye calissa da oldukca gerildi. Panel yoneticisi bizi yine surekli uyarmak zorunda kaldi.

“Sorular” bolumunde de gerek yazili, gerektiginde de sozlu olarak mudahalemizi surdurduk. Panel cikisinda hem rektor, hem de diger akademisyenler yanimiza gelerek, orada bulunmamiz ve mudahale etmis olmamizdan dolayi cok mutlu olduklarini ifade ettiler ve her turlu bilimsel destege ve onerilerimize acik olduklarini soylediler.

Sonuc olarak degerlendirdigimizde: Panele katilmak, zaten “bizim” olan alanlari terk etmemek anlaminda dogru bir karardi ve orada da bildiri dagitarak, konusmacimizla ve sozlu ve yazili mudahalelerimizle de salona agirligimizi koyduk. Keske Kazdaglari ve Madra Dagi Cevre Platformu Yurutme Kurulu da panele katilma kararindan vazgecmeseydi de Hicri Nalbant ve Can Belediye Baskanimiz Ali Saribas da konussaydi…Panelistler masasindaki sayimiz iki kisi daha artsaydi ve salonda da daha fazla olsaydik…

Kazdaglari ve Madra Dagi Cevre Platformu Yurutme Korulu’nun basin aciklamasi ile ilgili degerlendirmemiz:

Platform yurutme kurulu, ayni gun saat 12:00’de bir basin aciklamasi yaparak, ÇOMU’nun panelinde katilmayacaklarini acikladi.. Katilmama gerekcelerini bir kez daha yazmayacagiz, Reyhan Erdem’in gruba yolladigi haber metninde yer aliyor. Yurutme Kurulunun yaptigi aciklamanin son paragrafi bizimle, Kazdagi Koruma Girisimi Grubuyla ilgili. Yurutme Kurulu bizi cagirmadan yaptiklari son toplantida bizim goruslerimizi-dusuncelerimizi-gerekcelerimizi dinlemeden aldiklari bir kararla, panele katiliyor olmamizdan dolayi Kazdagi Koruma Girisimini “orgut disiplini acisindan” platform uyeliginden cikardiklarini acikliyorlar.

Platform yurutme kurulunun bu kararini ve aciklamasini “talihsiz” ve “antidemokratik” bir karar olarak değerlendiriyoruz. Cumle alem biliyor ki Kazdagi Koruma Platformunun atesini yakan biziz ve biz bu yapilanmanin ister istemez dogal uyesiyiz. Kazdaglari bizimdir, Madra dagi bizimdir, Canakkale bizimdir, Balikesir bizimdir, Turkiye bizimdir. Bu nedenle bu konuda surdurulecek mucadelenin her zaman yaninda, icinde, onunde olacagiz. Platformun yurutme kurulu da bizimdir, belediye baskanlarimiz bizim baskanlarimizdir, Baro temsilcilerimiz, universite temsilcilerimiz, oda temsilcilerimiz de bizimdir. Bu nedenle, zaten doğal uyesi oldugumuz ve biz olmadan eksik olacak olan platformun, su anda “atildigimiz” soylenen yurutme kuruluyla birlikte calismaya, destek vermeye her zaman hazir ve istekliyiz.

Yurutme Kurulu bugune kadar bizim katildigimiz uc toplanti yapti ilkine biraz zorlamayla katildik ve orgutlenme ve propoganda grubuna girdik, diger iki toplantida bize iletilen bilgiler isiginda, bizim de yurutme kurulunda oldugumuzu varsayarak katildik ve platformun ve yurutme kurulunun “yapilanmasi ve ilkeleri” konusunda yazili onerilerimizle gittik. Yapilanmanin her kesimi temsil edecek bicimde, demokratik bir sekilde ve katilimci olmasi konusundaki onerilerimizi sunduk. Ancak onerilerimiz yurutmede tartisilmadi, biz buna ragmen alinganlik gostermeyip yurutmede calismaya devam etmeye kararliydik. Yurutme kurulu bize, platform bilesenlerinin kendi faaliyetlerinde ve kararlarinda ozgur oldugunu, platform yurutmesinin yalnizca maddi konularda destek olacagini, propoganda ve orgutlenme komitesinden gelecek onerilerin hayata geçirilmesini sağlayacaklarini ifade etmislerdi. Ancak goruluyorki, platform bilesenleri kendi karar ve eylemlerinde ozgur degildir, yurutme kurulu, yurutme islevi degil, karar alma islevi ustlenmektedir.

Kazdagi Koruma Girisimi grubu son derece demokratik kurallarin isledigi, herkesin dusunce ve onerilerinin ozgurce tartisildigi, oylama yapilmaksizin ikna yontemi ile kararlarin alindigi, baskani vb. olmayan,her zaman degisebilen “kolaylastirici”larin, “sozcu” lerin oldugu yediden yetmise, farkli siyasi dusuncelerden, her kesimden bireylerin, grup, kurum temsilcilerinin yer aldigi, dayatmalardan rahatsiz olan, gonulluluk temeline dayanan ornek bir yapilanmadir ve oyle de kalacaktir. Ozgur ve dinamik yapisi ile her zaman yaratici, caliskan ve eylemcidir.

Kendi prensip ve ilkelerimizi koruyarak, platform yurutme kurulu ile her zaman diyalog icinde olacagimizi ve birlikte calisacagimizi bir kez daha ifade etmek isteriz.

Kisacik koyu’ndeki madencilik calismalari: Yakinimizda baska bir koyde, Kisacik’da da altin madeni arandigini biliyoruz. Ancak bu koye bugune kadar gidemedik. Simdi ilk hedefimiz, bu koye ve civar koylere donuk calismak. Bekir Erdinç’in verdigi bilgiler isiginda, Unal Cardak, Ahmet İssever ve Zeki Keskin’den olusan bir grup, koye gidip muhtarlarla gorusecek ve nabiz yoklayacak. Bu bolgedeki calismalarimizi onlardan gelecek oneriler dogrultusunda gelistirecegiz.

Korfez’in diger yerlerindeki calismalar: Camci, Haciaslanlar ve Yasyer koyleri ve civarinda da benzer calismalara ihtiyac oldugu ortaya cikti, yilbasindan sonra o bolgelere ulasip bilgilendirme toplantilari yapacagiz.

Boztepe Koyu Bilgilendirme toplantisi: Bu toplantinin kolaylastiricisi Meral Keskin, koyde gerekli hazirliklari yapti, 14 aralik saat 20:00’de koyde ozellikle kadinlara donuk olarak bilgilendirme toplantimizi gerceklestirecegiz.


Saygilar,

Kazdagi Korum Girisimi Grubu

13 Aralık Panelde dağıttığımız açıklama


ÇANAKKALE GEÇİLMEZ!

Basına ve Kamuoyuna…

Uluslararası altın şirketleri ile onların işbirlikçi taşeronlarının Kazdağları üzerine uydurdukları bir sürü yalan var. Tam sayfa ilan olarak gazetelerde de yayınlatılan bu yalanlardan biri, Kazdağları’nın sadece milli park ilan edilmiş olan kısımdan ibaret sayılması. Altıncı Filo’nun iddiasına göre kimse milli parkta, dolayısıyla Kazdağları’nda, altın aramıyor. Peki, Kısacık ve Bahçedere Kazdağları’nda değil de nerede?, Kızılkeçili ve Beyoba Milli Park’ ta değil de nerede? Yalanlardan bir diğeri ise, yörede yalnızca 1 kilometrekarede arama yaptıkları yolunda…Oysa sadece Bahçedere’deki arama ruhsat alanı 38 bin dönüm, yani 38 kilometrekare. Daha onlarca arama-işletme ruhsatı, daha birçok yalan ve uydurma…

Kazdağları, Kazdağı Milli Parkı’ndan ibaret değildir. Kazdağları; oksijeni, su kaynakları, faunası ve florasıyla tüm Biga Yarımadası’nı etkileyen tek bir eko sistemdir. Geniş orman alanları ve tarım bölgeleri; başta zeytin olmak üzere, elma, kiraz, tüysüz şeftali, domates; başta Ezine Peyniri olmak üzere, süt ürünleri; başta sağlık olmak üzere, jeotermal, kültür ve eko turizm; başta Kazdağı Göknarı olmak üzere 33’ü endemik onlarca bitki türü; alabalık ve sardalya… Evet, işte bu saydıklarımızın tümü ve daha da fazlası, bu eko sistemin ürünüdür. Bütün bu özellikleriyle Kazdağları’nın etkilediği Biga Yarımadası, altın yumurtlayan kazdır. Gözlerini altın bürümüş uluslararası şirketler, altın yumurtlayan bu kazı kesmek istemektedirler.

Peki altın yumurtlayan kaz kesilirse, yani tüm Biga Yarımadası’nı etkileyen Kazdağları’nda altın işletmesi yapılırsa ne olacak?
1000 metre çapında, 400 metre derinliğinde dev çukurlar ile onların hemen yanı başında atık yığınları, onların yanı başında da siyanürlü çamur barajları oluşacak. İşletme sırasındaki ağır metal kirlenmesi ve kaza olasılıkları ile faal fay hatlarının bulunduğu birinci derece deprem kuşağındaki bu bölgeyi bekleyen yakın deprem tehlikesi ise cabası. Kısacası, toprağın altındakini elde etmek için toprağın üstü de talan edilecek ve Kazdağları eko sisteminin bize armağan ettiği bu verimli topraklar yüzlerce yıl iflah olmayacaktır.
Bunu anlamak için o kadar uzağa gitmeye de gerek yok. Balya, önümüzde duran bariz trajik bir örnektir. Yağan her yağmurdan sonra derelerinden zehir akan Balya’da toplu balık ölümleri olağan vakalardandır. Balya’da hiç kuş yaşamamaktadır. Balya’daki ölümlerin yarıdan fazlasının nedeni kanserdir. Balya’nın bir zamanlar 30 binlerde gezinen nüfusu bin 300’e düşmüştür. Fransızların 30’lu yıllarda terk ettikleri Balya tarihsel olarak uzak örnek sayılır. Oysa Bergama’da iki başlı buzağılar doğmaya, üç ayaklı civcivler çıkmaya başlamıştır. İçme ve kullanma sularında normalin 10 ila 25 katı arsenik bulunmuş, kadınlarda meme kanserinde artış saptanmıştır. Uşak Eşme-Kışladağ’da ise 2006 yazında bin 500 kişi zehirlenmiş, yapılan kan tahlillerinde normalin 10 ila 40 katı siyanür tespit edilmiştir. Altın madenciliğinde kamu yararı yoktur ve bu durum, Danıştay ile çeşitli Bölge İdari Mahkemeleri’nin kararlarıyla da sabittir.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nin yurtsever biliminsanları ve öğrencilerinin 1915’te bu topraklarda şehit düşen Tıbbıyeli öğrencilerle onların öğretmenlerini hatırlayacaklarına inanıyoruz. İnanıyoruz ki, ÇOMÜ’nün değerli bilim insanları ile öğrencileri, ülkesi ve halkından yana tavır alacak, Kazdağları’nı altına kurban ettirmeyeceklerdir.
Bizler; üniversitelisi, çobanı, köylüsü, şehirlisi, işçisi, çiftçisi, turizmcisi, esnafı, her meslekten memuru, öğrencisi, öğretmeni, aydını, sanatçısı, farklı siyasi eğilimlerden kadını-erkeği, yaşlısı ve genci ile tek bir bütün oluşturuyor, gücümüzü bu birliktelikten alıyoruz, 13 Aralık 2007.

Maden Yasasına hayır!
Kazdağları’nı altına kurban ettirmeyeceğiz!
Çanakkale geçilmez!

KAZDAĞI KORUMA GİRİŞİMİ GRUBU

10 Aralık 2007 Pazartesi

13 Aralık'ta Çanakkaledeyiz

Çanakkale Üniversitesinde gerçekleştirilecek panelle ilgili olarak Çanakkale Çevre Platformundan arkadaşlarımızın, söz konusu panelin üniversite açısından çok önemli olduğunu, bu nedenle aktif katılımın sağlanması gerektiğini, Çanakkale Çep'den de Hicri Bey'in panele katılacağını bildirmişlerdi. Biz de bunun üzerine, Grubumuzdan davet edilen Mehmet Öngen'in grubumuz adına panele katılmasını kararlaştırdık ve Üniversiteye bildirdik. Ayrıca, Kazdağları-Madra Dağı Çevre Platformu da daha önce yaptığı toplantıda panele katılma kararı aldı. O tarihten sonra, panele katılacak isimler Çanakkale Çep tarafından grubumuza aşağıdaki liste olarak iletildi.

Bugün ise, Kazdağları-Madra Dağı Çevre Platformu yürütme kurulunun dünkü toplantısında, panelden çekilme kararı alındığını, bunun gerekçesinin de "panelin tek yanlı olarak düzenlenmiş olduğu-madencilerin ağırlıkta olduğu" nu öğrendik. Bunun üzerine tavırlarını öğrenmek üzere bu listede yer alan hocalardan Prof. Dr. Ahmet Gönüz'ü ve Doç. Dr. Yılmaz Arı'yı arayarak panel ve Altın Madenciliği konusundaki yaklaşımlarını sorduk. Ahmet Hoca, zaten kendisinin bu konuda hem medyada-ton tv- hem de üniversitede yeterince açıklamada bulunduğunu, altın-maden aranmasına şiddetle karşı olduğunu, panelde de bu doğrultuda konuşacağını söyledi. Yılmaz Hoca'da kendisinin henüz panele katılım konusunda doğrudan davet almadığını, ancak rektörlüğünün görevlendirmiş olabileceğini, bu nedenle yarın rektörlük ile görüşeceğini, altın madenciliği konusunda da daha önceki panelde de sunum yaptığını ve yaklaşımını sergilediğini, Kazdağlarının her şeyiyle korunması gerektiğini vurguladığını ifade etti.

Kazdağı koruma girişimi grubu olarak tavrımızı belirlemek üzere bugün saat 17:00'de acil toplantı yaptık. Katılımcı listesini inceledik:

Madenciler: 2 kişi, Karşıt görüş belirtecek durumda olanlar: 5 kişi, bürokratlar: 2 kişi.
Bürokratların daha çok prosedür konusunda bilgi vermeleri bekleniyor. Bu durumda daha önce katılacağımızı bildirmiş olmamızdan ve Çanakkale kamuoyunun bilgilenmesinde bir kez daha katkımız olacağını düşündüğümüzden ve ayrıca sayıca da güçlü olan taraf olduğumuzdan dolayı panelden çekilmenin doğru olmayacağına karar verdik. Ancak "bu son olsun" deyip, bundan böyle artık madencilerle daha fazla muhatap olmama kararı da aldık. Daha sonra da Platform Yürütme kurulunu arayıp kararımızı bildirdik ve panele topluca katılımın uygun olacağını düşündüğümüzü belirtik.

13 Aralık'ta Çanakkaledeyiz.

Saygı ve sevgiler,

09 Aralık 2007 Pazar

8 Aralık İklim değişikli Mitingi için Basın Açıklaması


Kazdağı Koruma Girişimi “iklim değişikliği” alarmı veriyor!
8 Aralık'ta, tüm dünyayla aynı anda yapılacak olan İklim Değişikliği Küresel Eylem Günü Mitingi için Kadıköy'de toplanan tüm doğa dostlarına Kazdağından selamlarımızla beraber görev başında olduğumuzu bildiriyoruz.

Geçtiğimiz sene %40 daha az yağışın sonucu olarak şelalelerimizden bilek kadar suyun aktığı,çeşmelerimizin kuruduğu Kazdağı'nda iklim değişikliğinin yeni sonucu olan mercimek büyüklüğünde zeytinlerimizi hasat ediyoruz bugünlerde!

Altın Madeni saldırısı ile bir araya gelmeyi başaran Kazdağı yaşayanları geliştirdikleri çevre duyarlılığı ile başta Küresel Isınma olmak üzere dünyamızı tehdit eden sorunlarla ilgili bilgi paylaşımını köylerde ve sahil kahvelerinde sürdürerek genel olarak yaşam biçimimizi değiştirerek daha az kaynak tüketimi,daha az kirleterek yaşamayı öğrenmeye hazırlandığımızı tüm kamuoyunun bilmesi ve kendini hazırlamasını, sorunlar kapısını çalmaya daha fazla başlamadan aramıza katılmasını beklediğimizi bilinmesini istiyoruz.
Ertelenecek gün olmadığının bilinciyle şimdiden en başta yerel yönetimlerin öncülük etmesiyle, betonlaşmanın önüne geçerek, daha az enerji kullanmaya,ambalajlı ürün almamaya,toplu taşıma araçlarını tercih etmeye,kömür yakmamaya tüm Kazdağı,Madra Dağı ve Edremit Körfezi yaşayanlarını, bu konuda duyarlı olmaya,hükümetten de “Kyoto Protololü”nü imzalamaya acilen küresel ısınmayı durduracak önlemleri almaya davet ediyoruz.


Kazdağı’nı Koruma Girişimi

02 Aralık 2007 Pazar

MHP Çevre Komisyonu Bayramiçte


MHP Çevre komisyonu üyesi 6 milletvekili dün Evciler Köyündeydi.Komisyon Başkanı M.Kemal Cengiz yaptığı açıklamada:''Bölgenin ne kadar hayati önem taşıdığı ,hayat kaynağı suyuve endemik bitki örtüsüyle insanı büyülememesi mümkün değil '' diyerek bölgede yaşanan olayların gerçeğini görmek, antik kentlerin belirlenmesi,Faunanın, su kaynaklarının tespit edilmesi ve bunların bereket taşıyan topraklarda aynı güzelliği ile devam etmesi,altının da bu koruma alanlarının dışında aranması gerektiğini belirtirken ;Kazdağlarındaki altın arama çalışmaları hakkında MHP grubunun araştırma önergesi verdiğini hatırlatarak''altın ve diğer madenlerin çıkarılmasına karşı değiliz ama Kazdağlarını Kazdağları yapan bu bölgelerde altın değil diğer madenlerin bile ruhsatlandırılması bence yalnış'' dedi. Yöre muhtarları adına Evciler köyü muhtarı Fethi Çakıroğlu ise yaptığı konuşmada '' 30 bin ton elma 500 ton kiraz , 400 ton beyaz şeftali üretimine sahip bir köyüz Kazdağlarından çıkan su ile ağaçlarımızısuluyoruz , su bizim için kalite demektir bu yüzden maden arama çalışmalarının hemen durdurulmasını istiyoruz'' diyerek ''eğer o kadar çok altına ihtiyaçları varsa Evciler köyü olarak bizler birer altın toplayarakgöndermeye hazırız '' dedi. Evciler köyündeki kahve toplantısının ardından komisyon üyeleri incelemelerde bulunmak üzere
Muratlar köyüne geçti.

Serdar Şener
Bayramiç Çevre Hareketi (BAÇEV)

24 Kasım 2007 Cumartesi

İÜ.Bilim Kurulu ve Adatepebaşı Köyü

23 kasım saat 11.30 ist üniversitesinden orman müh fak kazdağları için oluşturulan bilim kurulundan bir heyet ziyaretimize geldi.
prf.dr Hüseyin Dirik
asis Damla Şahin
yrd.doç.dr Orhan Sevgi
dç.dr. Yusuf Güneş
dç.dr.Yalçın Kuvan
or.müh Salih Sönmezışık
Bu gün Bahçederede havranda inceleme yapacaklar, akşam saat 20.00 de adatepe başı kahve toplantısına katılacaklar,uzun bir çalışma incelemeden sonra bir rapor hazırlayacak, ist.üniversitesinin kazdağlarının ekolojik sistemi ve korunması konusunda görüş bildirecekler bu rapor bu hareket için ayrıca çok önemli hukuk mücadelesinde dayanak oluşturacak.

Bugün akşam bilgilendirme toplantısı için Adatepebaşı köyüne gidildi.
Muhtar Mehmet EREN oldukça iyi hazırlanmıştı.Kahvehane misafirler için ayrılan bölümün dışında tamamen dolmuştu Bir başka kahvede kadınlar toplanmıştı Ahmet İşseverin kolaylaştırıcılığında başalayan toplantıda Süheyla erkeklere sunumunu yaptıktan sonra kadınlara sunum yapmak için ayrıldı Köy muhtarları ,İsmail Hoca,Akif Arcan,Salih Sönmezışık konuştular Toplatıya İstanbul Üniversitesinden rapor hazırlamak için gelen hocalarımızda katıldı.Birkaç gün veri topladıktan sonra konunun tüm yönleriyle ele alınacağı bilimsel bir rapor hazırlayacaklarını ifade ettiler.Kadınların toplantısından slogan sesleri bizim bulunduğumuz kahveye kadar geliyordu Konuşmacılar Ayla İşsever ,Süheyla ve Meral Keskin kadınları coşturmuşlardı.Köyden keyifle ayrıldık.
Dr.Zeki Keskin

22 Kasım 2007 Perşembe

BAYRAMİÇ ÇEVRE HAREKETİ-BAÇEV




BAYRAMİÇ BALYA’YA DÖNMESİN !
2004 yılında Maden Yasasında yapılan değişiklikler ve çıkarılan yönetmeliklerle maden tekellerine benzeri ancak sömürge ülkelerde görülen kolaylıklar ve imtiyazlar sağlanmıştır. Bu tekellere : 5 yıl vergiden muafiyet, KDV indirimi,Elektrik su ve sigorta primlerinde %50 indirim sağlanırken çıkarılan Madenden alınan Devlet payı %20 den % 2 ye düşürülmüştür. Milli Park, yerleşim alanı, askeri alan, su havzası, tarım alanı, sit alanı ayrımı gözetmeksizin her yerde Madencilik faaliyetlerine izin verilmiştir. Böylece Kazdağları başta olmak üzere yer altı kaynaklarımızın yağmalanma süreci hızlanmıştır.
Bayramiç sınırları içerisinde Muratlar, Kuşçayır, Zeytinli, Karıncalı,Hacıbekirler ve hemen yanı başımızda Söğütalan, Bardakçılar, Halilağa da arama faaliyetleri devam etmektedir. Bayramiç –Çan hattında yoğunlaşan bu sondajların tamamlanıp işletme aşamasına geçmeleri an meselesidir.
Dinamitle ufalanan kayaçların içindeki Altın’ı ayrıştırmak Siyanür ile gerçekleşmektedir. Dünyanın en zehirli kimyasal maddelerinden biri olan ve 1çay kaşığı dozunda bile yetişkin bir insanı öldürebilen Siyanürün 300 000 ton kadar kullanılacağı tahmin edilmektedir. Kullanılan Siyanürün bir kısmı buharlaşma yolu ile hava’ya karışırken bir kısmı da atık havuzlarından yer altı sularına geçerek bizleri ölümcül bir tehlike ile karşı karşıya getirecektir.Siyanür doğa da uyur halde bulunan Arsenik ve Civa gibi kanserojen etkiye sahip bir çok ağır metali harekete geçirip etkisi binlerce yıl süren başka çevre felaketlerine de neden olacaktır.
Tüm bunlar Toprağı, Havası, Suyu zehirlenen bölgemizde İnsan sağlığının yanı sıra her türlü tarım ve hayvancılık faaliyetlerini risk altına sokarak ürünlerimizin pazar değerini kaybetmesine neden olacaktır.
Etili ve Yenice gibi 7 den büyük depremler üreterek tarihte Troya kentini birkaç kez yıkan aktif fay hatlarının bulunduğu bir bölgede ; aslında birer açıkhava kimya tesisi olan altın madenciliğine izin vermek sonu öngörülemez felaketlerin oluşumuna zemin hazırlamaktır. Maden şirketleri işlerini bitirip gittiklerinde bize kalacak olan: içleri tonlarca zehirli atıkla dolu yüzlerce metre derinlikteki cehennem çukurlarıyla üstünde ot bitmeyen milyonlarca ton toprak yığını ve talan edilmiş bir orman olacaktır.

Bir Maden ocağının günde 7000 ton suya ihtiyacı vardır. Bu miktar 35 bin kişinin yaşadığı Bayramiç bölge halkının bir günlük su harcamasının çok üstündedir. Bu korkunç su tüketimi tüm yer altı ve yerüstü su kaynaklarının yok olmasına neden olacaktır.
Altının ekonomiye olan katkısı abartılmakta rakamlar çarpıtılmaktadır.Üstelik Bergama örneğinde olduğu gibi yarı hammadde olarak ons’u 300 dolar’dan yurt dışına satılan ve İstanbul Altın Rafinerisi yerine İsviçre Rafinerilerinde işlenip Kapalıçarşı’ya ons’u 700 dolardan geri dönen altının kaymağı yurt dışında kalmaktadır.
1997 yılında Bergama’dan aldığı cesaretle Evciler’de sondaj çalışmalarına başlamak isteyen Eurogold Madencilik yılda 100 bin ton elma nın 5 bin ton kirazın yetiştirildiği bu bereketli toprağın insanlarınca bir gecede defedilmiştir. Kazdağlarının suuyunu gelecek nesillere taşıyabilmek, on yıl önce verilen bu mücadeleyi Maden Yasası değişene kadar sürdürmekten geçmektedir.
Yorgun ve umutsuz bir halk ÇANAKKALE ‘de değiştirmiştir kara bahtını. Onurlu ve saygın bir Cumhuriyet’ e giden yolda nice acılar çekilmiş ama yılgınlığa,çaresizliğe izin vermemiştir bu topraklar.
Şimdi yine aynı KARARLILIKLA , Şimdi yeniden HEP BİRLİKTE
Cehennemin kapısını açmaya çalışanlara
Geleceğimizi karartanlara , Altın yağmacılarına
DUR DİYELİM................
BAYRAMİÇ ÇEVRE HAREKETİ
( BAÇEV)

18 Kasım 2007 Pazar

Büro açılışı ve Çetmibaşı Köyü toplantısı

Yine epeyi kalabalıktık. Yine çok coşkuluyduk. Tüm arkadaşlar açılış için daha bir özenli giyinmişti, Mehmet Kahraman’ı ilk kez takım elbiseyle gördümJ. Saat 14:00’ten önce her şey hazırdı. Ses düzeni, kürsü, servis masası, her şey yerli yerinde. Ege türküleri çalıyordu bir yandan. Küçükkuyu’lular yine yoğun ilgi göstermişti, sahip çıkıyorlardı bürolarına. Tüm siyasi parti temsilcilerimiz, muhtarlarımız,beldemizin esnafı, turizmcisi, zeytincisi, köylülerimiz gelmişti. Açılı saatine yakın Altonoluk’tan GÜMÇED’li arkadaşlar da geldi coşkuyla, ellerinde pankartlarıyla. Büromuza getirdikleri çerçeveli zeytin ağacı posterini armağan ettiler önce, çok sevindik.

Saygı duruşunun ardından açış konuşmasını Küçükkuyu Belediye Başkanımız Dr. Yusuf Aksoy yaptı. Oldukça heyecanlı konuşmasıyla, bu mücadelenin çok haklı bir mücadele olduğunu, yöremize ve ülkemize sahip çıkmanın ne kadar önemli olduğunu anlattı. 17 belediyenin “İda ve Marda Dağları Belediyeler Birliği”ni kurduğunu, ayrıca İDA-MADRA Çevre Platformu kurulması kararı alındığını ve en kısa zamanda örgütlenme çalışmalarına başlanacağını bildirdi. Kazdağlarında altın madenciliğine karşı verilen mücadelenin sonuna kadar içinde olacağını söyledi. Başkanımızın konuşması coşkulu alkışlarla takdir edildi.

Daha sonra GÜMÇED’den M. Akif Öznal kürsüye davet edildi. M. Akif Öznal, Büromuzun açılışını kutladıktan sonra Kazdağı Koruma Girişimi Grubu’nun körfezde yaktığı ateşi tüm körfeze yaymak üzere büyük bir çalışma içinde olduklarını, Güre Belediyesinin talebi üzerine Enerji Bakanlığından gelen yeni bilgilerle Balıkesir bölgesinde 50’nin üzerinde arama ve işletme izni olduğunun öğrenildiğini, bu durumun çok vahim olduğunu anlattı. Kendilerinin bu mücadele içinde sonuna kadar yer alacaklarını söyledi. Daha sonra Altınoluk’tan gelen bir kadın arkadaşımız da mikrofondan bu mücadelenin köylüsü, kentlisi, zeytincisi, turizmcisi, herkesimi kapsaması gerektiğini, kendisinin de bu mücadelede sonuna kadar savaşacağını vurguladı.

Nusratlı Köyü muhtarımız Ali Dönmez de kısa konuşmasında, muhtarlar olarak Kazdağlarında Altın Madenciliği’ne izin vermeyeceklerini söyledi.

Konuşmaların ardından, Büronun kapısındaki kırmızı kurdele, Başkan Dr. Yusuf Aksoy ve en genç üyemiz Dilara Erdinç tarafından birlikte kesildi. Dilara kurdeleyi keserken “maden yasasına hayır” demeyi de ihmal etmediJ)

Açılışımızında ikram ettiğimiz pilav-ayranımız oldukça fazla-fazla (600 kişilik) olmasına rağmen neredeyse ancak yetti. Emeği geçenlerin eline sağlık….



Gelelim Çetmibaşı Köyü toplantımıza:

Bu kez daha önce hiç bilgilendirme toplantısı yapmadığımız bir köye, Çetmibaşı’na gidecektik. Bir kısmımız arabalarımızla, bir kısmımız da Belediyenin sağladığı otobüsle çıktık köye. Gençlerin yardımıyla pankartlarımız asıldı hemen, “Kazdağlarının Üstü altından Zengindir, Altından Elini çek.”

Köyün kahvesi oldukça soğuktu, pek bir hazırlık da görünmüyordu salonda. Ancak gecenin kolaylaştırıcısı sevgili Kamil Karabulut hemen becerikliliğiyle herkesi yerli yerine yerleştirdi, gereken düzenlemeleri yaptı. Projeksiyon cihazının azizliğini hallettikten sonra toplantımıza başladık. Önce köyün muhtarı Nail Türksan “hoş geldiniz, köyümüze geldiğiniz için çok sevindik ” dedi bize. Sonra bu köyde doğmuş büyümüş bir genç olan Ergin Erol oldukça duygu yüklü konuşması ile Altın Madenciliğinin bu bölgeyi nasıl olumsuz etkileyeceğini, bu mücadeleye herkesin neden sahip çıkması gerektiğini çok güzel anlattı. Bu iki konuşmanın ardından Kazdağını Koruma Girişimi Grubu adına Süheyla Doğan bilgisayar destekli sunum ile Kazdağları için verilmiş ruhsatların kapsadığı alanları gösterip bu alanlarda işletme yapılırsa bölgenin nasıl etkileneceğini, Bergama, Eşme, Balya ve dünyadan örnekler vererek anlattı. Siyanür, arsenik ve diğer ağır metallerin doğaya ve insan sağlığına verdiğini zararları belirtti. Sunum, Kazdağlarında madenciliğe izin veren Maden yasası’nın da eleştirisi ve bugüne kadar bu konuda verilmiş mücadele örnekleri ile son buldu. Kamil’in oldukça içten takdimleri ile, grubumuz adına Fernur Sözen, Muhtar Ahmet Ergin, Mehmet Öngen’in konuşmalarının ardından siyasi partilerin belde başkanları (AKP, CHP, DSP,DP,GENÇ PARTİ, MHP) ve Ülkü Ocakları temsilcisi de Kazdağlarında altın madeni çıkartılmasına karşı olduklarını ve bu konuda tüm partililer olarak mücadele edeceklerini vurguladılar. Siyasi parti belde başkanlarının köylülerin karşısında hep bir arada yer almaları oldukça etkili oldu. Köydeki önemli bir sorun olan tapu iptal davalarının da gündeme geldiği toplantıda, hukuk danışmanımız Mehmet Öngenin köylülere bu konuda tam destek sözü vermesi büyük memnuniyetle karşılandı.Toplantının sonunda fazla bir soru gelmedi, ancak köylülerin konuşmaları dinlerkenki tutum ve davranışlarından mücadeleye sahip çıkacakları çok belliydi.

Evet, bir günde birkaç etkinlik…Epeyi yorulduk. Ama değdi doğrusu. Hepimizin eline sağlık.

KAZDAĞI KORUMA GİRİŞİMİ GRUBU

16 Kasım 2007 Cuma

15 Ekim toplantı notları

Toplantıya 42 kişi katıldı.

Gündem:
İrtibat Bürosunun açılışı
Çetmibaşı Köyü Bilgilendirme Toplantısı
Diğer Bilgilendirme Toplantıları
Belgesel gösterimleri
Çan, Bayramiç, Çanakkale panelleri duyurusu
ADD destek ziyareti
Ankara lobi çalışmaları
Çalışma Gruplarının çalışmaları
Belediyeler Birliği toplantısı sonuçları
Gündem’e geçildi:
Büronun açılışı: 600 kişilik pilav ve ayran hazırlanıyor. Plastik tabak-bardak yerine yıkanabilir malzeme kullanılması sağlanmaya çalışılmalı. Ses düzeni kurulacak (Belediye). Kurdele kesilecek, Bel. Başkanı ve Dilara. Bir yandan da projeksiyon cihazı ile slayt-gösterimi yapılacak. Ayvacık Kaymakamı, Küçükkuyu protokolu, muhtarlar çağrıldı, civar belediye başkanları çağrıldı, duyurular asıldı. Anons yaptırılacak (Bekir), müzik hazırlanacak(Nilgün) , görevli kartları takılacak.
Pilav dağıtımından Belediye ve Hayri Binerbay,Açılışın koordinasyonundan Meral Keskin sorumlu.

Çetmibaşı Köyü Bilgilendirme Toplantısı:
Koordinasyon sorumluları; Kamil Karabulut ve Süheyla Doğan
18:30’da bürodan otobüs kaldırılacak.
Önce balya belgeseli gösterimi yapılacak.
1. Açılış konuşması:
- Muhtar Nail Türksan
-Gençler adına Köyden Ergin Erol
2. Bilgisayar destekli sunum-KKGG-Süheyla Doğan
3. Kazdağını Koruma Girişimi Grubundan Konuşmalar:3’er dakika
-Başkan Yusuf Aksoy
-M.Öngen
-Fernur Sözen
-Ahmet Ergin
-Hüseyin Kahraman
-Mehmet Kahraman
4. Siyasi Parti temsilcilerinden konuşmalar: 3’er dakika
Alfabetik sırayla: AKP, CHP, DP, DSP, MHP, GENÇ PARTİ
5. Köylülerden konuşmalar, soru ve cevaplar


Diğer bilgilendirme Toplantıları:

23 Kasım Gündüz-Bahçedere kadınlarına
Hazırlık sorumlusu Süheyla Doğan

23 Kasım Akşam-Adatepebaşı Köyünde
Hazırlık sorumlusu Ahmet İşsever

Diğer köyler daha sonra kararlaştırılacak.
Okullarda, okul aile birliği ile işbirliği içinde bilgilendirme toplantıları yapılması kararlaştırıldı. İsmail Korkmaz ve Meral Keskin görevlendirildi.Lise öğretmenlerinden fen bilgisi öğretmeni M.Tansu Dönmez diğer okullarda-yerlerde sunumlara yardımcı olacak. Web sayfası tasarımına yardım edecek.

Belgesel gösterimleri:
Küçükkuyu Kütüphanede Cuma günleri Bergama, Balya belgeselleri gösterimleri yapılacak. Sorumlu: Bekir Erdinç ve Ünal Çardak.
Saatlari:
1. gösterim: 14:00-Bergama Hakikat
2. gösterim: 16:00-Zehir Kent Balya


5. Çan, Bayramiç, Çanakkale panelleri duyurusu yapıldı:

1. Kazdağları ve Altın Madenciliği Paneli
21 Kasım 2007 Çarşamba Saat: 12:30
Yer: Bayramiç Belediye Düğün Salonu
Organizasyon: Çanakkale ÇEP

2. Kazdağları ve Altın Madenciliği Paneli
26 Kasım 2007 Pazartesi Saat: 10:00
Yer: Çan Belediye Meclis salonu
Organizasyon: Çanakkale ÇEP

3. KAZDAĞLARI DOĞAL, KÜLTÜREL DEĞERLERİ VE ALTIN MADENCİLİĞİ Paneli
24 Kasım-Cumartesi
Yer: Belediye Sosyal Tesisleri-Çanakkale
Balıkesir Üniversitesi-Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi
Organizasyon: Çanakkale ÇEP

6. ADD destek ziyareti: ADD Küçükkuyu Şb. Oluşumu toplantıya katılarak KKGG’nu ziyaret etti ve Kazdağları mücadelesini ve KKGG’yi desteklediğini belirtti.

7. Ankara-TBMM Lobi çalışmaları: Genç partiden Mehmet Gül, Küçükkuyu Siyasi partileri olarak heyet oluşturup Enerji Bakanlığı, Orman Bakanlığı ve Çevre Bakanlığı’na ziyaretlerde bulunacaklarını, TBMM’ne gidip AKP ve diğer partilerin grup toplantılarına katılacaklarını belirtti.

8. Çalışma Gruplarının aktif hale getirilmesi:
Sekreterya grubu : Grup çalışmalarını anlattı: Fatma, Meral bilgi verdiler. Kumbaranın sayıldığını ve yapılan harcamaların da belgelendiğini ve kayıt edildiğini söylediler. Büronun açık tutulması içn nöbet sistemi gerektiğini ve kişi sayısının yeterli olmadığını-destek istediklerini söylediler.
Büronun açık tutulması için görevliler belirlendi:
Pazartesi-Salı günleri Belediye Bşk.nının görevlendireceği personel destek olacak.
Çarşamba günü: Meral Keskin,Perşemge Günü: Ayla İşsever,Cuma Günü: Fatma Erden,Cumartesi günü: Çetin Yıldız ve arkadaşları
Pazar günü: kapalı olacak.
Diğer gruplar daha sonra konuşulacak.

9.Belediyeler Birliği toplantısı sonuçları:
Bel. Bşk. Yusuf Aksoy toplantılarla ilgili bilgi verdi: Kazdağı ve Madra Dağı belediyeler birliği kuruldu. Burhaniye Belediyesi tüzük hazırlayacak. Yürütme Kurulu seçildi. Küçükkuyu,Altınoluk ve Çan Belediye Bşk. Yürütme kurulunda. Ayrıca Kazdağı ve MADRA DAĞI Çevre Platformu oluşturulacak: 3 belediye görev aldı- Çan, Bayramiç, Altınoluk. Seğmen otel’deki panele katılan STK’lar, kuruluşlar, Barolar, Üniversiteler, Ziraat Odaları, MARÇEP…..platformun bileşenleri olacak.

Belediyeler Kazdağlarındaki maden ruhsatlarının iptali ve yeni ruhsat verilmemesi için meclis kararları almaya başladı: Çanakkale, Küçükkuyu, İntepe, Kalkım, Hamdibey…

15 Kasım 2007 Perşembe

Balıkesir Üniversitesinde buluştuk


Balıkesir Üniversitesi Necatibey Eğitim Fakültesi Fen Bilimi öğrencilerinin düzenlediği sempozyum NEF konferans salonunda yapıldı.
Yrd.Dç.Dr.Serap Özaydın ve Fen bilgileri ana bilim dalı öğrencilerinin düzenlediği "Kazdağları ve Balıkesir'de altın arama ve işletme çalışmalarının etkileri" konulu sempozyumun açılış konuşmasını yapan Serap Özaydın özetle şunları söyledi:"Fen bilimlerinde ÖZEL KONULAR dersi kapsamında bu sempozyumu düzenledik.Amacımız bilim insanlarından olayın hukuksal ve teknik boyutunu öğrenmek"
Sempozyuma davetli olarak katılan "Kazdağı Koruma Girişimi Grubu" yanında konuşmacı olarak katılan bilim insanları şunlardı:
Yüksek Jeofizik Mühendisi Tahir ÖNGÖR
Dr.Oya OTYILDIZ
Metalurji Mühendislari Odası Başkanı Cemalettin KÜÇÜK
Avukat Arif Ali CANGI
Jeofizik Mühendisi Erhan İÇÖZ
Avukat Nejdet BAYHAN
Halk Sağlığı Uzmanı Prof.Dr.Ali Osman KARABABA
Balya Eski Belediye Başkanı Zekai BAYRAM
Sempozyumda özetle konuşulanlar şöyleydi:
Tahir ÖNGÖR "Madenciler hukukun çiğnendiği ülkelerde çalışmayı tercih ediyorlar.Bu ülkelerde milliyetçilik kışkırtılıyor,aşiret kavgaları körükleniyor."
Cemalettin KÜÇÜK "Çıkarılan altının çoğu ABD'de,İngiltere ve Almanya'da banka kasalarında stok ediliyor.İnsanca bir yöntem bulununcaya kadar bırakın toprağın altında kalsın,insanlar ölmesin"
Oya OTYILDIZ "Yurttaşlık bilinci ait olma duygusudur.Eşme'de neredeyse siyanür kelimesinin kullanılmasını yasaklayacaklardı."
Sempozyumun en ilginç konuşmasını ise Balya Eski Belediye Başkanı Zekai BAYRAM yaptı.Bayram konuşmasında özetle şunların altını çizdi:"Balya bir maden kasabasıdır.Balya madencilik konusunda üniversitelerin labaratuvarı olmalıdır.Kurşun madenleri 68 yıl önce kapatılmasına rağmen,Balya'da artık KUŞ YOK.Manyas Gölü;Karacabey Ovası Balya'daki atıklar yüzünden tehlike altındadır.Bugün Balya'da 1300 kişi yaşamaktadır.34 kişiden 28'i akciğer kanserinden ölmüştür.Hastanelere bol miktarda akciğer enfeksiyonu vakası gönderiyoruz.Balya'daki 2 eczane Balıkesir'deki tüm eczanelerden fazla işlem yapmaktadır."
Sempozyumun sonunda konuşmacılar,katılımcıların sorularını yanıtladılar.
ÜNAL ÇARDAK

14 Kasım 2007 Çarşamba

Kazdağı Koruma Girişiminin Çalışma Takvimi

13 Kasım Çarşamba
Saat 11.00
Balıkesir Üniversitesindeki Panele katılıyoruz.
Nilgün Özarar
Saat 16.00
Kurumsallaşma grubu toplantısı
İsmail Yenigün

14 Kasım Perşembe
Saat …..
İDA-Madra Belediyeler Birliği toplatısı
Yusuf Aksoy
Saat 20.00
KKG-Tüm çalışanların toplantısı

15 Kasım Cuma
Saat 14-16.00 arası
Kazdağı Korumanın Küçükkuyu irtibat bürosu açılışı
Yusuf Aksoy+Kamil Karabulut
Saat 20.00
Çetmibaşı Köyü bilgilendirme toplantısı
Süheyla Doğan

19 Kasım Pazartesi
Saat
Sekreterya-Kurumsallaşma grupları
İsmail Yenigün

22 Kasım Perşembe
Saat 20.00
KKG-Tüm çalışanların toplantısı

Acil destek isteyen konular
Çetmibaşı,Adatepebaşı,Arıklı Tapu iptal davalarına sahip çıkma **** Barolar
WEB sayfası operatorü-Portal PHP-ASP ****İsmail Yenigün

Kısa vadeli çalışmalar
Adatepebaşı Köyü toplantı ****Ahmet İşsever
Bahçedere Köyü Kadınlar toplantısı ****Süheyla Doğan
Kütüphane-Belgesel gösterimi ****Hayri Binerbay
Körfez iletişim toplantıları ****Ali Açıkgöz-Yusuf Yıldız
Havran,Bayramiç,Çan sondaj keşifleri ****Salih Sönmezışık
Kısacık Köyü ziyareti ****Bekir Erdinç-Ünal Çardak

Karar alınması gerekenler
Maden yasası değişiklik önerimiz ****Barolar
Altın alma,takma,kullanma! Kampanyası ****KKG-karar
Kanalizasyona dönüşen dere ****KKG
Ormana dökülen çöpler ****KKG
Betonlaşan Körfez ***KKG
Kaçak kara ve deniz avcılığı ****KKG
...

13 Kasım 2007 Salı

3-4 Kasım MARÇEP notları


3-4 KASIM 2007 TARİHLERİNDE ÇANAKKALE’DEYDİK

Egeçep dönem sözcüsü Av. Arif Ali Cangı, Egeçep yürütmeden Dr. Oya Otyıldız, Prof.Dr. Ali Osman Karababa, Dr. Şeyma Gümüştüs, Tekin Karadağ(nam-ı diğer Bereket Dede, Efesçed), Güllü Karadağ, KMO İzmir şube başkanı Ertuğrul Barka, Çağlayan Barka, Egeçep yürütmeden Mehmet Şahin, İnay Vicdan Hareketinden Muammer Sakaryalı, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nden Nazire Cömert, Zeki Gürver, Nergiz Çetinkol ve basından iki arkadaş (Özer Akdemir ve Sevinç Tunçelli)tan oluşan bir grup olarak, Kaz Dağları’nın çokuluslu altın avcıları tarafından talan edilmesine karşı verilen mücadeleye destek olmak için, Çanakkale’ye gittik. Elbette çağrıldığımız için gittik.

Marçep’in Çanakkale Belediyesi Sosyal Tesislerinde düzenlediği panele katıldık. Bizim gruptan Arif Ali Cangı ve Ali Osman Karababa sunu yaptı.
Etkinlik Çanakkale’de yapılmasına rağmen, Çanakkale’nin içinden insanların katılımı çok azdı. Çanakkale belediye başkanı ve meclis üyelerinin Kazdağları’nda altın aranmasını istemeyen bir karar almış olduklarını biliyorduk. Ve bu çok değerliydi. Fakat Belediyenin ve Çanakkale halkının ilgisinin azlığı, bu değerli tutumun galiba farkında değildi ve etkinliğin iyi organize edilmediğini gösteriyordu. Ayrıca Marçep’in Kazdağları bölgesindeki çevreci girişimleri ve grupları kapsamadığı, kucaklamadığı, onlara karşı belirli bir mesafede durduğu belliydi. Hatta Bizlere konukseverce bir yaklaşım göstermediklerini de söyleyebiliriz. Bu yüzden ilk gün dönmeyi öneren arkadaşlar oldu. Coşkulu bir dayanışma duygusuyla gidip karşılığında soğuk bir tutum gören insanların ruh halini yaşadık.
Etkinlikte birçok konuşmacı dinledik. Tahir Öngür, İlyas Yılmazer, Ali Osman Karababa ve Arif Ali Cangı’nın sunumları etkiliydi.
Bizlerin deneyimlerinden ve önerilerinden yararlanabilirlerdi. Bunun için konuşmak ve öneride bulunmak istedik. Ama yeterince fırsat bulamadık. Tuhaf bir toplantı idare ediliyordu. Hasılı Egeçep ilk gün sıkıntılıydı. Ancak panele katılımcıların (Kazdağlarını Koruma Girişimi, Küçükdere-Havran’da mücadele edenler, Çanakkale çevre platformu vb) bizlerin söylediklerine çok değer verdiğini de gözlemledik.
4 Kasım 2007 günü yapılacak basın açıklamasına bizim (Egeçep) katılmamızı Marçep’in oy birliğiyle kararlaştırdığını duyunca, kendi aramızda epeyce espri ürettik. Elbette basın açıklamasına katıldık. Etkili de olduk. Gerekli mesajı kamuoyuna verdik. Özellikle Bereket Dede’nin başına ve boynuna taktığı üzümlü, zeytinli, mandalinalı tacı ile zeytin ağacı üzerine bestelediği türküyü sazla basın açıklamasından sonra çalıp söylemesi ilgi odağı olunmasını sağladı.
Bin pınarlı İda-Kaz Dağları’nın talan edilmesini Türkiye toplumu istemiyor. Basından da görüleceği üzere kamuoyu vicdanı Kaz Dağlılar’dan yana. Ancak o bölge insanına ve çevrecilere, günümüzde bütün savaşların medya üzerinden yapıldığının fark ettirilmesi gerekiyor. Şimdi o bölge halkının altın madenini istemediğini (ilçe belediye meclislerinin ve köy ihtiyar heyetlerinin Çanakkale belediyesi gibi alacakları kararlarıyla) bir referanduma dönüştürmenin zamanıdır. Bu durumu da dilimizin döndüğünce kendilerine anlattık.
Dönüş yolunda Kazdağı Koruma Girişimini oluşturan konuksever dostlarımıza, Süheyla Doğan ve Mecit Doğan çiftine- Nusratlı köyüne- uğradık. Kaz Dağları’nın içinde kaybolmuş yüzlerce yaşam alanından biri Nusratlı. İnsanları konuksever ve çayları güzeldi. Oya Otyıldız’ın şiirleri ve Tekin Karadağ’ın sevda türküleri eşliğinde Nusratlı’nın yoğun oksijeni ciğerlerimize çektik. Keyifli bir yolculuk yaparak İzmir’imize döndük ve sizlerle de bu satırları paylaşmak istedik.
Muammer Sakaryalı

11 Kasım 2007 Pazar

Saynur Gelendost Ödülüne ortak olduk

yine guzel bir haber:)))

salih sonmezisik bugun marmaristen aradi, akdeniz cevre platformu'nun marmariste yapilan toplantisinda, grubumuz, Saynur Gelendost odulu icin aday gosterilmis, daha sonra gelen onerilerle birlikte, odulun "siyanurle altina karsi mucadele eden gruplar" arasinda paylastirilmasina karar verilmis. Bergama ve Esme(Usak) ile birlikte Saynur Geledost odulunu almisiz.

kazdagini koruma girisimi grubu olarak, Saynur Gelendost odulunu almak bizim icin buyuk bir onur. bundan sonraki mucadelemizde bu odule layik olacagimizi gosterecegiz:)))

09 Kasım 2007 Cuma

Kucukkuyu'da tum siyasi partiler de bir araya gelerek "KAZDAGLARİNDA ALTIN MADENCİLERİNE GECİT YOK" dedi

Bugun Kazdagini Koruma Girisimi Grubu olarak Beldemizin tum siyasi parti baskanlarini ve belde muhtarlarini irtibat buromuzda toplaniya davet ettik ve bilgilendirdik. Aslinda zaten yeterince bilgili olduklarini ve bu davetimizi daha onceden beklediklerini gorduk.

Toplantiya asagida isimleri olan ve beldemizde orgutlu olan tum partilerin belde baskanlari ve bazi muharlarimiz katildi:

AKP'den İl genel Meclisi UyesiAli Riza Albayrak

AKP: Salih Kocapınar
MHP-Ulku Ocaklari adina : Cetin Bey
CHP: Mehmet Çakan
DP: Seyfettin Tekin
DSP adina: Ahmet İssever
Genç Parti: Mehmet Gul

Sahil Mahallesi Muhtarı:Ali Üstünel
Bahcedere Muhtari: Ahmet Ergin


Belediye Baskanimiz Yusuf Aksoy'un da katildigi toplantida, istisnasiz olarak tum partiler, Kazdaglarinda Altin madeni aranmasi ve isletilmesine karsi ciktiklarini ve Maden Yasasinin degistirilmesi gerektigini ifade ettiler .
Bu konuda ortak mucadele karari aldilar.

Toplantidan bazi eylem onerileri, istek ve dilekler asagida:

-Tum araclarimizla yollari birkac saatligine trafige kapatalim, medyanin dikkatini cekelim.
-Buyuk bir miting yapalim.
-Cocuklarimizi egitelim, okullarda bilgilendirme toplantilari yapalim.
-Koylerde bilgilendirme toplantilarina devam edelim.
-Mahallelerde-kahvehane- toplantilara devam edelim.
-Kadinlara donuk toplantilar da yapalim.
-Yore Milletvekillerimizle temaslara devam edelim. Meclis ve Bakanlara donuk calismalara devam edelim.
-Maden sahasini surekli denetim altinda tutalim, kus ucurtmayalim.
-Madencilerin ruhsat almamalari icin elimizden gelen herseyi yapalim.
-Civar il ve ilcelerle dayanisma icinde olalim.
-Kucukkuyulularin katilacagi, liman icinde buyuk bir toplanti yapalim.
-Madencilere karsi dikkatli olalim, onlara surekli tatli sert mesajlar verelim.
-Madencilerin provokasyon ve bizi bolme cabalarina karsi uyanik ve dikkatli olalim.

İste boyle...Kazdagi mucadelesi partilerustu bir mucadele olarak, bolgesini ve yurdunu seven ve sahip cikanlarla cig gibi buyuyor...

Ne mutlu Kazdagliyim diyene!!!

8 Kasım As Kahve toplantısı


Yine guzel bir toplanti oldu,
yine cokkk kalabaliktik:))
yine salonlara sigamadik:)))

dun gece kucukkuyu-as kahve'de gerceklestirdigimiz bilgilendirme toplantisi cok verimli gecti. cok kisa surede orgutlenmis bir calisma olmasina ragmen hem katilim, hem de icerik olarak oldukca iyiydi.kahvanede oturacak yer kalmamisti ve kahvanenin onundeki sundurma da doldu. disariya da kurulan ses duzeni ile disarda kalanlar da konusmalari dinleme sansina sahip oldular.

nilgun'un o etkili ve guzel sesi ile saygi durusuna cagrisi ve istiklal marsinin okunmasinin ardindan:

belediye baskanimiz yusuf aksoy,
is kadini-zeytincimiz fernur sözen,
bahcedere muhtarimiz ahmet ergin,
esnafimizi ve zeytincilerimizi temsilen genc ziraat muhendisimiz melike as,
turizmci-hukukcumuz mehmet ongen

konusmalarini yaptilar.

konusmalarin ardindan 'kazdagini koruma girisimi grubu' nu tanitan bilgisayar destekli bir sunumu nilgun gerceklestirdi.

daha sonra da, tahir ongur, ali osman karababa ve arif ali cangi'nin marcep toplantisi icin hazirladiklari sunumlardan yararlanilarak hazirladigimiz 'kazdaglari ve maden, halk sagligina etkileri ve maden yasasi' baslikli bilgisayar destekli sunumu da gerceklestirdik.

sorular-cevaplar bolumunde pek soru gelmedi ancak, halkin-genclerin arasindan mikrofona konusanlar 'kazdaglarinda altincilara gecit yok' mesajini verdiler:))


toplantidan sonra hemen irtibat burosuna gecip bir degerlendirme toplantisi yaptik ve birbirimizi kutladik:))

bu arada da hemen yeni yeni kararlar aldik. ani gelisen bu toplantiya haberi olmamasi nedeniyle katilamayan arkadaslarimizin da bu kararlara katilicagini biliyoruz.

1. bugun saat 16:00'da kucukkuyu siyasi parti belde baskanlari ile irtibat burosunda gorusecegiz,

2.kazdagini koruma girisimi olagan calisma grup toplantilari, yine persembe gunune alindi. calismak isteyenlerle her persembe aksam saat 20:00'de irtibat burosunda toplaniyoruz. daha onceki toplantida aldigimiz karar dogrultusunda da kutuphanede ayda bir genis bilgilendirme toplantilari yapacagiz.

3.haftaya cuma gunu-16 kasim'da saat 14:00-16:00 arasi irtibat buromuzun acilisini yapacagiz. acilista pilav-ayran ikram edecegiz. acilisimiza tum halk davetli olacak. pilavi beklediye baskanimiz ustleniyor.(yaglar fernur hanimdan, pisirme kamil'den).

4.yine haftaya cuma, ayni gun aksam 19:00'dan sonra cetmibasi koyunde bilgilendirme toplantisi yapacagiz.

5. tarihleri daha sonra belirlenecek gunlerde kutuphanede belgesel gosterimleri yapacagiz.

08 Kasım 2007 Perşembe

Kazdağları ve Madra Dağı Belediyeler Birliği kuruldu!


Kazdağları için birleştiler.

Hayaldi gerçek oldu.


Yıllardır her platformda dile getirilen ama bir türlü gerçekleştirilemeyen Kazdağları Belediyeler birliği Dün Burhaniye de yapılan” İda-Madra Yerel Yönetimler Çevre Platformu” Toplantısında Balıkesir ve Çanakkale ilinden 17 belediyenin katılımı ile “Kazdağları ve Madra Dağı Belediyeler Birliği “ adı ile hayata geçirildi.

Kazdağları ve Madra dağında başlatılan maden arama çalışmaları nedeniyle huzursuz günler yaşayan ve konuyu dikkate alıp örgütlenme cabası başlatan Çanakkale’den 11 Balıkesir’den 7 Belediye başkanının katılımı ile Burhaniye de gerçekleşen ” İda-Madra Yerel Yönetimler Çevre Platformu” toplantısında birliğin adı “Kazdağları ve Madra Dağı Belediyeler Birliği” olarak oy birliği ile kabul edildi.Daha sonra Çanakkale’den 4 Balıkesir’den de 4 üye belirlenerek yönetim kurulu oluşturuldu.yapılan oylama ile Çanakkale’den Küçükkuyu Belediye Başkanı Yusuf Aksoy,Çan Belediye Başkanı Ali Sarıbaş,Bayramiç Belediye Başkanı İsmail Sakin Tuncel ve Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan,Balıkesir’den de Burhaniye Belediye Başkanı Fikret Akova,Zeytinli Belediye Başkanı Şadan Aytaç,Altınoluk Belediye Başkanı İsmail Aynur ve Karaağaç Belediye Başkanı Şenol Halkalı yönetim kurulu üyeleri olarak belirlendi.Üç saate yakın süren toplantıda tüm belediye Başkanları söz alırken konuşmalardaki ortak nokta Kazdağlarında ve Madra dağında başlatılan Maden arama çalışmalarına karşı alınacak ortak tepkiler ve eylemlerden söz edildi.Konuşmalarda bölgenin çok kötü bir şekilde olumsuz etkileneceğinden örnekler veren Belediye Başkanları çok güçlü bir birlik oluşturduk artık bizde güçlüyüz felsefesi ile 14 Kasımda Burhaniye de saat 14.00 de yönetim kurulunu toplayarak olası eylemler hakkında karara varacaklar.
Tolantıya Çanakkale ilinden ; Küçükkuyu,Çan,Bayramiç,Yenice,Kumkale,İntepe, Umurbey, Mahmudiye,Pazarköy,Akçakoyun ve Kalkım.
Balıkesir ilinden de Burhaniye,Altınoluk, Kadıköy,Karaağaç,Güre,Akçay ve Zeytinli Belediye Başkanları katılırken daha sonra Bergama ve Dikili Belediyelerine de katılım için davetiye gönderilmesi kabul edildi.
Bekir Erdinç

Son gelismeler-orgutlenme...

Sevgili arkadaslar,

Son gunlerde Bolgemizdeki gelismeleri bir turlu yazamiyoruz…Yetisemiyoruz vallahi.))

Nerede kalmistik???

Sanirim en son 27 Ekim –Çanakkale paneli ile ilgili yazmistik. O gunden bu yana…

Bir vesile ile İzmir’e gitmisken, bizimle temas halinde olan Ege Universitesi Cevre Toplulugu gencleri ile bulustuk, sohbet ettik. Kendilerini cokkk sevdik. Kendilerinin de gruba daha sonra yazdijlari gibi, stan acip imza toplayacaklar. Aralik ayi basinda da bir panel duzenleyecekler. Panele bizden de konusmadi davet ettiler. Genclerimizle birlikte Ege universitesinde daha once yazistigimiz, konustugumuz hocalarimizi ziyaret ettik. Kimya Muh. Bolumunden Pof.Dr. Emur Henden, Prof. Dr. Huseyin Yildiran, Zekeriya Bey ve Nil Hoca, Ziraattan ayni zamanda Ege UNİV. Çevre merkezi Muduru Prof. Dr. Umit Erdem hoca ile gorustuk. Hepsi de bizi cok sicak karsiladi ve her zaman yanimizda olacaklarini, kendilerine bilimsel anlamda da her zaman destek vereceklerini ifade ettiler. Cok mutlu oldukJ)

3-4 Kasim’da MARCEP’in Canakkale’de gerceklestirdigi “Kazdaglari ve Maden” konulu toplantisina katildik. Grup olarak varligimizi hissettirdik. Prof. Dr. İlyas Yilmazer’in, Arif Ali cangi’nin, Mehmet Akif Oznal’in, Tahir Ongur’un, Prof. Dr. Ali Osman Karababa’nin, Salih Sonmez Isik’in birbirinden yararli sunumlarini dinledik. Ozellikle Mehmet Akif’in Kazdagini Koruma Girisimi Grubu ile ilgili soyledigi guzel sozlerle onurlandik. O gun yine yeni arkadaslarla, hocalarla tanistik. Canakke Onsekiz Mart Universitesinden Prof. Dr. Ahmet Gonuz ve Balikesir Universitesinden Doc. Dr. Abdullah Soykan, Ege Universitesi Halk Sagliginda Prof. Dr. Ali Osman Karababa bize her konuda destek sozu verdiler.

Sunumlarin ardindan yapilan “eylem onerileri tartismasi” bolumunde soz aldik ve asagidaki onerileri yaptik:
-Koylerde ve mahallelerde yapilacak bilgilendirme toplantilari ile yore haklinin konuyu ogrenmesi ve sahiplenmesi calismalarina ozel onem verilmeli,
-Bulundugumuz yerlerde belediye meclislerinin ve muhtarliklarin kazdaglarinda altin madenciligine karsi ciktiklarina dair karar almalari saglanmali,
-Ulkenin her yaninda, madencilikten etkilenmis ve etkilenecek bolgelerdeki orgutlerin bir araya gelip deneyim aktarimi yapabilecekleri, ortak eylem plani hazirlayacaklari genis katilimli bir toplanti duzenlenmeli,
-“Maden Yasasina hayir-Altinci filo Defol” icerikli Turkiye capinda buyuk bir miting duzenlenmeli…


MARCEP toplantisina katilan EGECEP uyesi arkadaslarimizi donuste Nusratli Koyu’ne davet ettik, cay ikram ettik, kisa bir sure icin de olsa ugramalari bizi cok mutlu etti.

Kucukkuyu’dan İl Genel Meclisi uyesi Sn. Ali Riza Albayrak’in daveti uzerine Canakkale İl genel meclisi Baskani ile gorustuk. Meclis Baskani kendilerinin de bu konuda cok hassas ve duyarli olduklarini ve cok kisa bir zaman icerisinde bizi Meclis toplantisina sunum yapmak uzere davet edeceklerini ifade etti.


SHP Merkez yurutme kurulu da Kazdaglari ve maden konusunu incelemek uzere heyet olusturmus, bize ulastilar ve kendilerini irtibat buromuzda genis bir toplanti ile bilgilendirdik, Kazdagi CD’mizi verdik. Oldukca memnun oldular.

Gelen heyet uyeleri:

Cafer Yuksel : ayni zamanda ORKOOP Genel Bşk.ni
Av. Sehrazat Mercan: ayni zamanda EGECEP avukatlarinda)
Mehmet Ozkurnaz:ayni zamanda KOY-Koop’tan.

Sehrazat hanim kendisinin cevre davalarinda oldukca deneyimli oldugunu ve gerektiginde bize hukuki destek verebilecegini belirtti.

Medyaya bilgi-demec vermeye devam ediyoruz. Ulusal Kanal, Bengu turk, Yenicag tv’leri canli baglanip konuyu haber yapmaya devam ettiler.

Daha onceki toplantilarda kararlastirdigimiz gibi Kazdagini Koruma Girisimi Grubu olagan toplantisini pazartesi gunu saat 19:00’da irtibat burosunda gerceklestirdik. Katilimci sayisi 25 idi.

Oncelikle uzun bir suredir bir turlu gorusemedigimiz ve surekli ertelemek zorunda kaldigimiz “calisma gruplarinin olusumu” konusunu gorustuk ve ekte yer alan listeyi hazirladik. Listeye isim eklemek hala mumkun tabiki…

Toplantida alinan karar uyarinca, ozellikle kucukkuyu esnafi ve zeytin ureticilerini bilgilendirmek uzere persembe gunu saat 20:00'de AS Kahve’de bilgilendirme toplantisi yapma karari aldik. Grup toplantisina yeni zeytin ureticileri de katildiJ) Daha once haberlerinin olmadigi konusunda bize sitem ettiler. Bu sitemleri hak ediyor muyuz bilmem ama bundan soyle bir sonuc cikarmak mumkun: Kazdaglari ve Maden konusunda bolgemizde giderek artan bir duyarlilik var ve herkes bir seyler yapmak istiyor :))

05 Kasım 2007 Pazartesi

1 Kasım toplantı notları

27 Ekim Çanakkale gelişmelerinden sonra Enerji Bakanı Hilmi Gülerin açıklamaları ile
Maden yasasını değiştirmek üzere tasalağı beklerken biz,Kazdağı Koruma Girişimi neler yapmalı;

*** Maden yasası için görüş,alternatif tasarı hazırlığı
Bunun için en deneyimli olan EGEÇEP ve Tahir Öngür gibi bilim insanlarından oluşan
bir çalışma grubu oluşturma
İsmail Yenigün

***İrtibat bürosunun öğleden itibaren nöbet yöntemi ile açık kalmasını sağlamak.
Meral Keskin,Ünal Çardak,Fatma Erden,Ayla-Ahmet İşsever,Hayriye-İsmail Korkmaz,Ahmet Ergin...

***Sekreteryanın irtibat bürosuna kaydırılıp internet,word,excel eğitimi verilmesi.
Süheyla Doğan,...

***Köy ve kahve bilgilendirilmelerinde kullanılmak üzere görsel sunum hazırlanması
Melike As

***Görev dağılımı taslak tablosunun hazırlığı,Kurumlaşma sürecinin takibi,
Mecit Ünal,İsmail Yenigün,İsmail Korkmaz,Ali Açıkgöz,Yusuf Yıldız,...

***Bölgemize gelen heyet ve gazetecilere rehberlik yapma;
Ahmet Ergin,Bekir Erdinç,Ünal Çardak,İsmail Korkmaz,Ahmet İşsever,Özer Özen,...

***Küçükkuyu İrtibat büromuzu köylerimizin,bölgenin etkili insanları ile kokteyl düzenleyerek açmak.
Nilgün Özarar,Süheyla Doğan,...

***Her PAzartesi kampanyada aktif çalışanların koordinasyon toplantısı yapılması
19.00 irtibat burosu...

31 Ekim 2007 Çarşamba

Kazdağı Sadakat Yolcuları

!
27 Ekim Çanakkaledeki Mitinge dönüştürdüğümüz basın açıklamasına yetişen çevreciler,doğa korumacılar,ekolojistler Kolin oteldeki Panelede katıldılar.
Doğa Derneği ve Atlas Dergi grubunun düzenlediği Kazdağına Sadakat yolculuğunda amaç hem yürüttüğümüz çalışmalara destek olmak hemde sembolikte olsa delinerek yaralanmış dağımızın yarasını sarmaktı.
Doğa Derneği başkanı,genel müdürü,çalışanları ve aktivistleri,Atlas Dergisi Yayın yönetmeni ile beraber aralarında Buğday Derneği ve Dergisi yöneticileri,Tema, Açık Radyo, İz TV'nin de aktif katıldığı 50 kişilik Kazdağı Sadakat Yolcuları 28 Ekim günü sabahtan Kazdağının Zirvesine çıktılar.Rehberliği Millipark Mühendisi H.Basri Avcı'nın yaptığı keşifte yolcular korunması gereken Kazdağının hem ekolojik hemde coğrafi bütünlüğünü algıladılar zirvede.
Bir yandan Çan Termik Santralini,Bayramiçi,Ayazmayı,Bozcaada ve boğazı diğer yandan Midilli,Ayvalık adalarını,Şahindere,Zığındere Kanyonlarını zıplasalar yakalayacakları kadar yakın olduğunu fark ettiler.Kazdağının bütünlüğüne müdadale edecek her olumsuzluk kaynakların etkilenmesine ve geleceği tehlikeye soktuğu daha rahat fark edildi.
Ziyaretler boyunca Mehmetalan,Zeytinli,Altınoluk,Küçükkuyu,Bahçedere,Boztepe yaşayanlarının ilgi ve sevgileri ile karşılaşan sadakatçiler İmece Evinin rehberliği ve ev sahipliği ile yolculuğunu sürdürdü.
Akşamları çok yorgun olunsa dahi çiftlikte söyleşilere,slayt gösterilerine her zaman yer ayrıldı.
Bölgemizden,Kazdağı Korumadan pek çok arkadaş sadakatçileri ziyarete geldi.Sahilde yakılan ateşin başında şiirler söylendi hikayeler anlatıldı.Ama en çokta "Hilmi Güler"in dedikodusu yapıldı ::-)
Ziyaretler esnasında Antandros antik kent kazısı Antandros Derneği yöneticilerince gezdirildi.
Bol bol fotoğraf ve video-film çekimi,ropörtaj gerçekleştiren sadakat yolcuları uğurları ile geldikleri Kazdağından huzurla evlerine döndüler.
31.Ekim.2007

29 Ekim 2007 Pazartesi

29Ekim Toplantı notları

Arkadaşlar,Bu gün saat 1600 toplandıkGündem: 27 ekim çanakkale panel ve cumhuriyet alanındaki basınaçıklaması değerlendirmesi,3-4 mart marçep toplantısı,adatepebaşı,çetmibaşı ve boztepe köylerinin örgütlenmesi ve bilgilendirilmesi. bugünki radikal gazetesinde bu hareketin alevilikle ilgilendirilmesinetepkiÇanakkale panelin sonucunda iyi bir yol aldığımızı salon hakimiyetiniele geçirdiğimize ve bundan sonraki günlerde biraz sakin kalarakAnkaradaki gelişmeleri izleyeceğimizi bu arada hukuki boyutta takipteolduğumuzu ruhsat gelişmelerini takip ederek mevzuat gereği bu işinsonuçta çanakkale il genel meclisine gelip dayanacığını ve dahaönceki toplantımıza gelen Ali Rıza Albayrağın bizzat bana gelerekilettiği mesajı değerlendirdik mesaj " ben ve diğer partiliarkadaşlarımla toplam 12 kişiyiz ben başka arkadaşları da yanımızaalmaya gayret sarfedeceğim önümüzdeki ilk meclise sizi davet etmekistiyorum ve kürsüden o meclise durumu aktarmanızı istiyorum,ayrıcabir heyet oluşturarak Ankaraya gidilmesi için çalışma yapacağım sizidegötürelim Bakanla bizzat görüşelim" dedi" bu mücadelenin de bu şekilde diplomatik bir çözümünü arayalım"dedi.Marçep için bir veya iki arkadaşın bilgi akışı için bu toplantıyakatılmasına karar verildi. Köy çalışması için KKGG den az sayıdaarkadaşın olmasına, aramıza ilk defa katılan ve bu köyleri çok iyibilen buralı arkadaşımız ziraat yüksek mühendisi melike görevlendi,kendi örgütlenme yapısını muhtarlarla birlikte belirliyecek ve ilktoplantıda açıklıyacak bizlerde projeksiyonla gösteri yapılacak altyapıyı oluşturacağız bilgi ve koordinasyonu ben sağlıyacağım.Radikal gazetesine tekzib etmesi için girişimde bulunmak üzere Alihoca( hac. bek. vel. der) görevlendirildi.San.tic.od. başkanı İlhami Tezcana şifai teşekkür iletisini İsmailHoca üstlendi.1 kasım perşembe toplantı saat 1500 de şimdilik bu kadar hoşça kalın
Nilgün Özarar
nilgun.ozarar@gmail.com

Yine Müthiş Bir Gündü


Değerli arkadaşlar;
Hepinizin de bildiği gibi bugün Çanakkale'deydik. Hem de aynı anda iki yerde -ve her yerde- birden...
Kolin Otel'de düzenlenen panelin sabahki oturumunda başlayan hareketliliğimiz, öğlen saatinde Cumhuriyet Meydanı'ndaki kitlesel basın açıklamasıyla bir üst boyuta sıçradı ve öğleden sonraki oturumla sürdü.
Sabah oturumundaki Altın Madencileri Derneği Başkanı Ümit Akdur'un, "Ankara Bildirgesi" ile bu "bildirge"nin gazetelerde yayımlanan paralı ilan biçimindeki versiyonunu tekrar eden suçlayıcı konuşmasına karşı söz hakkı istemimizle başlayan müdahalemiz, paneli altıncıların paneli olmaktan çıkarıp bir anda bizim panelimiz haline getirdi. Enerji Bakanı'nın da bulunduğu oturumdaki bu tutumumuz, Bakan'ın konuşması sırasında da sürdü. Bakan'a bizleri suçlayıcı açıklamalarını hatırlattık. Bakan konuşmasında, kimseyi ajanlıkla, dış güçlerden destek almakla suçlamadığını, bunu reddeden açıklamalarının gazetelerde yer almadığını söyledi. Israrımız üzerine, "burada tekzip ediyorum" dedi. Bakan'ın konuşması sırasında Maden Yasası konusuna değinen sözcümüz, yasanın gelişimini ve sakat yanlarını bulunduğu yerden anlattı. Bakan "Maden Yasası"yla ilgili olarak da konuyu inceleteceğini, gerekirse yasanın değiştirilebileceğini söyledi.
Toplantıya öğle arası verildiğinde grubumuzun bir kısmı otelde kalırken önemli bir kısmı meydandaki basın açıklamasına katılmak üzere otelden ayrıldı. Meydandaki basın açıklamasını, katılan arkadaşlar anlatacaklardır. Ben bu sırada otelde olanlardan kısaca söz etmek isterim. Genel olarak madenciler, özel olarak da altın madencileri, birer ikişer, gözlerine kestirdikleri kimselere enformasyon yaptılar. Onlar da yasadan şikayetçiler ama, tam tersi anlamda. Madenciliğin daha da kolaylaştırılmasını istiyorlar.
Altın madencilerini moralleri bozuk gördük. Hemen hemen Türkiye'deki altıncıların ekseriyeti Çanakkale'deydi. Koza'nın Gn. Md. Yrd. Hayri Öğüt, Cominco Gn. Md. Sabri Karahan -Karahan, kendi yandaşı konuşmacılara birkaç çanak soru da sordu;- Altın Madencileri Derneği, vakıfları vs... Kozacılar Bergama'dan adam da getirmişlerdi.
Öğleden sonraki oturumda söz alan Kazdağı grubumuzdan Mehmet Bey (Öngen) oldukça iyi bir konuşma yaptı. Konuyu bizim açımızdan iki gün önceki grup toplantısında saptadığımız esaslar dahilinde ele aldı. Sorular kısmında da etkili olduk.Bir ara ben Kanal 17'deki Sitare Şahin'in sunduğu "Doğal Yaşam" programına katılarak hem paneli, hem grubumuzu, hem kazdağlarını -mitolojiden tarihe, tarih'ten edebiyata- anlattım.
Sonuçta; belki deplasmandaydık arkadaşlar. Üzülerek söylemeliyim ki, Çanakkaleli arkadaşlarımız basın açıklamasından sonra panele katılabilirlerdi. Panelde öğleden sonra çok daha güçlü olabilirdik. Ancak hep söylediğim sözü bir kez daha burada söylemek isterim: Türkiye'nin her yeri bizim. Küçükkuyu da bizim, Çanakkale de. Artvin de bizim, Eşme de. Türkiye'nin her santimetrekaresi bizim ve Türkiye'nin neresinden olursak olalım her santimetre karesini savunma hakkı ve sorumluluğuna sahibiz.
Burada Çanakkaleli arkadaşları iki nedenle eleştiriyorum.
Birincisi, Hicri Bey çekilmişti ama, ÇEP panele izleyici olarak katılıp bizi yalnız bırakmamayı seçebilirdi. Biz onları alanda yalnız bırakmadık, üstelik, arkadaşlarımız anlatacaklardır, onları ev sahibi oldukları basın açıklamalarına belli bir düzen bile verdik. Bu, misafirin ev sahibinin önüne düşmesine benzetilebilir.
İkincisi, 24.10.2007 tarihli basın açıklamasında yer alan şu talihsiz sözler nedeniyle: "Ayrıca son günlerde Kazdağlarının güneyinde Bahçedere köyünde yerli olduğunu iddia eden çok güçsüz, göstermelik bir maden şirketi üzerinde koparılan fırtına asıl Kazdağlarının doruklarında sondaj çalışmalarını sürdüren çok sayıda şirketin kamufile edilmesini amaçlamaktadır.Kazdağlarını kuzey ve güney diye ikiye bölüp güneyini madencilikten arındırıp , kuzeyinde maden çıkarmak gayretleri dikkatimizden kaçmamaktadır.Bu amaçla bölgede oluşan olumlu hava “ böl yönet “ mantığı ile bozulmaya çalışmaktadır.Körfezin duyarlı halkı asıl kirliliğin Kazdağlarının kuzeyinden geleceğini bilmektedir. Bu nedenle bu oyuna gelmeyecektir."
Arkadaşlar; buna benzer bir çözümlemeyi, Sn. Ertuğrul Barka'nın bir sorusu üzerine yazdığım kısa notta kaz-tavuk metaforu üzerinden ben de yapmış, tehlikeye dikkat çekmiş, ayrıntılandırmayı sonraya bıraktığımı belirtmiştim. Tehlikeye dikkat çekmek, olasılıklardan söz etmek başka bir şey, bu tehlike ve olasılıkları kamuya açıklayarak bir grupla -burada bizlerle- suçlayıcı bir biçimde ilişkilendirmek başka bir şeydir. Çanakkaleli arkadaşlar, yukarda altını çizdiğim ibarelerde bizleri töhmet altında bırakıcı bir anlatım tutturmayı da başarmışlardır.
Bizlerin de farkında olduğumuz bu tehlikeyi, bizlerle ilişkilendirecek ifadelerle bir basın açıklamasının içine koymak en hafif deyimle "dost" ile "düşman"ı birbirine karıştırmaktır.
Bunlar ve daha başka şeyler, Çanakkaleli arkadaşlarla ilerde uzun uzun tartışmamız gereken konulardır. Bunları ihmal etmemeliyiz.
Diğer arkadaşların izlenimlerini aktarmaları da çok yerinde olacaktır.
Selamlar.
Mecit Ünal
mecitunal@superonline.com

28 Ekim 2007 Pazar

Çanakkale'deydik ::-)


Kazdağını Korumakta kararlı dostlar merhaba,

Bugün harika bir gündü ::-)
Tüm organize eksikliklerimize rağmen koruma isteklilik ve heyecan
Çanakkaleye gidişi,panelin yapıldığı Kolin otelin ve mitinge dönüşen basın açıklamasını
belirlemede çok etkili oldu!

Kazdağının her yerinden; ÇAn,Bayramiç,Edremit,Mehmetalan,Burhaniye,Ayvalık,
Altınoluk,Küçükkuyu,Bahçedere,Adatepebaşı,Çetmibaşı,Ayvacık,Muratlar ve Çanakkale merkezden
pek çok insan bugün Kazdağına sahipsiz olmadığını,maden yasası değişmeden kampanyanın bitmeyeceğini her fırsatta haykırdı.

Polisin sempatik (!) engelleme girişimlerine rağmen en sonunda önüne "Kazdağı Koruma Girişimi" yazılı pankartın asılı olduğu otobüsümüzle Otele giriş yaptık.
Hemen arkamızdan Bergama Köyülüleri yarı çıplak gelerek Enerji bakanını protesto ederek Kazdağı kampanyasına destek verip genelde Maden yasasına tepki verdiler.

Salonda Koza altın madeni şirketinin sabıkalı genel müdürü ve "turuncu adamları" diğer pek çok maden şirketi elemanları ile yerlerini almışlardı.
Tansiyon yüksekti.

Adatepebaşı,Bahçedere Köyü Muhtarları köylerinin üretimi ürünlerden bir sepet hediye ederek bölgemizin zengin ürünleri altın madenciliğine kurban edilmesin mesajı verdiler.

Panelin açılış konuşmasında ilk tepkileri dayanamayarak vermeye başladık.
Ve söz istedik!
Bayramiç Belediye Başkanı İsmail Tuncer tam bir KAzdağı korumacı konuşması yaparak
"Ajanlık,dış kaynaklılık" suçlamasını sordu
Bakan Güler konuşması esnasında Ajan yada dışkaynaklılıkla ilgili açıklama yapmadığını
böyle bir ifadesi olmadığını bunu yazan Radikale tekzip gönderdiğini söyledi.
Salondan gelen baskı ve sorularla laf arasında "kanunu değiştirmekten" bahsetti.
Daha sonra bu konuda milletvekillerinden tasarı önerisi beklediğini söyledi.

LAf arasında kendisine çıkış yolları arasada salondaki mevcut Maden yasasının değişmesinde ısrar etti.
Bire bir görüşmelerde ise Hilmi Güler KAzdağındaki bu sahiplenmenin çok saygın,düzeyli ve yeterli bir baskı oluşturduğunu söyleyerek kanunda düzenleme yaacaklarını tekrar söylemiş.

Öğlen arası ile beraber diğer gruplarla buluşmak üzere Cumhuriyet Meydanına geçtik.
Meydana giren ilk grup biz olduk.Daha sonra Oktay Konyar kolaylaştırıcılığında efsane Bergamalılar,
Ve sonra herkes geldi!!!
Bir yandan bakanın açıklamaları diğer yandan turuncu adamların blokajı birlikte bir eylem üretmeyi dahada eğlenceli kıldı.
Halaylar çektik,bol bol marşlar,sloganlar attık,basın açıklamalarımızı yaparak tekrara Panel salonuna döndük.
Bugün Çanakkelenin hiç bir alanı maden şirketlerine ve politikalarına teslim edilmedi.

Kazdağına Sadakat yolculuğu ile gelen STK temsilcileri ve gazetecilerde aramıza katıldılar.

Özetle arkadaşlar şu saate kadar iletişim grubuna hiç bir bilgi düşmediğine göre demekki şu an Kazdağının heryerinde kutlamalar devam ediyor.

Yarın Sarıkıza çıkıp Kazdağının büyüsünü fark etmelerini istiyoruz.
Sondaj alanını ziyaret edip Bahçedere Köyündede sohbet etme programı var.

Akşamda İmece Evinde sohbetler devam edecek.

Umarım bugünkü etkinliklere katılamayanlara biraz bilgi aktarmışımdır.

Hiç duraklamadan "yasa" insan ve doğa dostu haline gelene kadar çalışmalara devam

Sevgilerimle ::-)
İsmail Yenigün

26 Ekim 2007 Cuma

27 Ekim günü Çanakkale’deyiz!

BASINA VE KAMUOYUNA…

27 Ekim günü Çanakkale’deyiz!

Kazdağları’nın çok uluslu altın şirketlerine peşkeş çekilerek dört bir yanından kazılmasına karşı yöre halkımızın gösterdiği şiddetli tepki, ülkesini seven bilim insanlarımızın, köşe yazarlarımızın, konuya duyarlı medyanın desteği ile gündemin ilk sıralarına oturdu. Bu durum karşısında açıklama yapmak zorunda kalan Enerji Bakanı, yöredeki altının mutlaka çıkarılacağını söyledi. Bakan, bununla da kalmadı, Kazdağları’nın talan edilmesine karşı çıkan, başta tüm yöre halkı olmak üzere Kazdağları, Edremit Körfezi ve Madra Dağı çevresindeki belde belediyeleri, muhtarlıklar ile sivil toplum örgütlerinin arkasında yabancı güçler bulunduğunu iddia etti.
Bakan, şiddetle reddettiğimiz bu iddiasının üzerinden 24 saat bile geçmeden, bu kez de, tepkileri yumuşatmak için bölgede inceleme başlattığını ve Kazdağları’ndaki taş ocakları dahil bütün maden çalışmalarını durdurduğunu açıkladı. Bakan’ın açıklamasını yerinde doğrulamak isteyen gazetecilerin arama ve sondaj çalışmalarının yalnız gündüz değil geceleri de aralıksız sürdürüldüğünü kanıtlayan görüntüleri ise TV kanallarının haber bültenlerinde geniş olarak yer aldı. Bu görüntüler karşısında ne Bakan’dan, ne de bakanlık yetkililerinden çıt çıkmadı! Ancak, hangi baskıyla yapıldığı anlaşılmayan bir toplantı haberi sessiz bir biçimde servise konuldu.

AA. mahreçli habere göre, Enerji Bakanlığı yetkilileri ile çeşitli üniversitelerden “bilim adamları”nın katılımıyla gerçekleşen toplantı sonunda 22 “bilim adamı” tarafından bir de sonuç bildirgesi oluşturulmuş... Çanakkale yöresindeki zengin altın rezervlerinden söz edilen bildirgede, bu rezervin çıkarılmasına karşı çıkılması “manidar” bulunmakta.
Bırakınız bilimsel olmayı, bilimsel bir üslup bile taşımayan bu “bildirge”nin Türkiye ve Kazdağları’nın yağmalanması sürecine karşı çıkışların yoğunlaştığı bir ana denk getirilmesi çok daha manidardır!

“Bildirge”de ifade edilenlerin, altında, birçok madenci örgütü ile iki maden işçileri sendikasının imzasıyla bugünkü gazetelerde bir de ilan şeklinde yayınlatılması ise tam bir skandaldır! Maden İşveren örgütlerini bir dereceye kadar anlayabildiğimiz bu ilanda emekten, ülkesinden ve ülkesinin ulusal çıkarlarından yana olmasını beklediğimiz işçi sendikalarının bu tavrını ise hiç anlayamadık..

“Bildirge” ve “ilan”da belirtilenlerin tersine; biz hiçbir açıklamamızda her türlü madenciliğe ve maden faaliyetlerine karşı olduğumuzu söylemediğimiz gibi Kazdağları’ndaki maden aramalarının Milli Park içerisinde yapıldığını da iddia etmedik. Kaldı ki Kazdağları, halen milli park ilan edilmiş kısımdan çok daha büyük bir alanı kapsamaktadır.
Bizim, her açıklamamızda altını özenle çizdiğimiz nokta o zaman da şimdi de şudur: 5177 ile değişik 3213 sayılı maden yasası, ülkemizi uluslararası altın tekelleri ile işbirlikçi taşeron Türk şirketleri için cennet yaparken, halkımızın hayatını cehenneme çevirmektedir.
Biz dedik ki; yürürlükteki maden yasası, hiçbir ayrım yapmadan topraklarımızın her santimetrekaresinde maden arama ve işletme izni vererek Türkiye’yi hafriyat alanına dönüştürmektedir.

Biz dedik ki; altın şirketleri eğer tespit etsinler, bırakınız milli parkları, Anıtkabir’in, TBMM’nin, Çankaya’nın, Topkapı Sarayı’nın altında bile altın arayabilecek, çıkarabileceklerdir.

Biz dedik ki; Danıştay kararlarına rağmen, her konuda örnek alınan Avrupa ülkelerinde yasaklanmış yöntemlerle elde edilecek ve edilmekte olan altın, Kazdağları’ndan geriye hiçbir şey bırakmayacaktır. Kazdağları’nın üstündeki altın, yani zeytin ile diğer tarım gelirleri ve turizm, altındaki altını yüzlerce yıl boyunca satıp geriye satın alacak kadar değerlidir.

Biz dedik ki; bu maden yasasıyla devletin bu rezervden elde edeceği pay çok komiktir. Türkiye, yüzde ikilik bu sadakaya muhtaç değildir. Bölgenin tarım, turizm ve diğer sektörlerden devletin elde ettiği gelir, bu sadakadan kat kat fazladır. Bakımlı bir zeytin ağacının verdiği ürünün karşılığı yılda bir cumhuriyet altını etmektedir. Sadece bu bile, yöredeki 10-12 milyon zeytin ağacından elde edilmekte olan göz kamaştırıcı geliri anlamaya yeter!

Biz dedik ki; bu, salt bir çevre sorunu değil, ulusal bir sorundur ve Türkiye’nin her santimetrekaresi birbirinden değerlidir. Türkiye’nin gözbebeği Kazdağları ise, bütün bu özellikleriyle en başta gelir.

Biz dedik ki; Türkiye’nin topraklarının, doğal hayatın ve insanın hiçe sayılarak pervasızca yağmalanmasına olanak sağlayan bu yasa bir sömürge yasasıdır. Derhal ve acilen yürürlükten kaldırılmalı, yerine doğayı, insanı, ulusal ve toplumsal çıkarlarımızı koruyan yeni bir yasa çıkarılmalıdır!

Bu talebimizi bugün daha yüksek sesle tekrarlıyor ve gelinen aşamada diyoruz ki:
Bakanlığındaki yolsuzluklarla başı dertte olan, bürokratları gözaltına alınan Sayın Bakan’ın Kazdağları’ndan yükselen bu büyük tepkinin kitleselliğini ve ülkenin her yanından destek aldığını görmediği bellidir. Görebilseydi, bu talihsiz açıklamaları kendisi yapmayacağı gibi, bilim insanı oldukları kuşkulu, maden şirketleri ve vakıflarından fonlu kimselere de yaptırtmaz, tarihe “Kazdağları’nı mahveden adam”olarak geçmeyi istemezdi.
Sn. Bakan’ın iddialarını şiddetle reddederiz…

27 Ekim cumartesi günü Çanakkale Kolin Otel’de Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen ‘Yeraltı Zenginliklerimizin Değerlendirilmesi” konulu panele Sn. Bakan da davetli. Sn. Bakan ve madenciler sektörü tarafından yapılan suçlamalar ile ilgili yanıtımızı, 27 Ekim cumartesi günü saat 13:00’de Çanakkale Çevre Platformu’nun ev sahipliğinde Çanakkale Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen kitlesel basın açıklaması ile vereceğiz. O gün Çanakkale’de hem panelde, hem dışarıda, hem meydanda olacak; kendi halkını, arkasında yabancı güçler bulunmakla, ajanlıkla suçlayan Sn. Bakan’ı iddiasını ispata davet edeceğiz…

Maden yasasına hayır!
Kazdağları giderse Türkiye gider!
Kazdağları’nı altına kurban ettirmeyeceğiz!


KAZDAĞI’NI KORUMA GİRİŞİMİ GRUBU
25 Ekim 2007

21 Ekim 2007 Pazar

“Bir” olmanın adı; KAZDAĞI


Kazdağı’nda son iki aydır Dünyaya örnek olabilecek bir kampanya yürütüyoruz. Devlet birimleri, yerel yöneticiler, köylüler, sahilde yaşayanlar, sonradan yerleşenler, zeytinciler, turizmciler, çiftçiler, esnaflar, balıkçılar, gazeteci, sanatçı, çevreci, doğa korumacı ve ekolojistler bir araya gelip Kazdağı’nı havasını, suyunu, toprağını, bitkisini, hayvanını, geleneklerini, kültürlerini, yaşamlarını, gelecek nesillerin yaşamını güvenceye alma çalışmaları yapıyoruz.
Korumaya çalıştığımız Kazdağı 250 milyon yaşında.47’si endemik 1000 bitki ,25 memeli türü ile 1,5 milyon insanın yaşadığı bir gen ve su kaynağı.Bir tarafı Ege diğer tarafı Marmara bölgesi olan Kazdağı’nda.tüm kültürel erozyona rağmen Yörük ve Türkmen kültürü hala kendi kendine yeten,imecenin hala yaşadığı yapısını koruyor.Her iki kültüründe yüzyıllardır sürdürdüğü “Sarı Kız” mitolojisi Homeros’un “Bin pınarlı İDA”sınında yaşamasını sağlıyor.
Şimdi gezegenimizde eşi benzeri olmayan bölgemizde 11 yerli ve yabancı şirkete 400.000 dekarında yani dağın %40 ında Maden işleri genel müdürlüğünce altın arama izni verildi.

Veeee kampanya başlıyor;
İki ay önce Bahçedere Köy meydanında düzenlediğimiz geleneksel “imece yemeği” (Potlaç) buluşmasında gündeme getirilen Kazdağı’nın güney tarafındaki altın madeni arama sondajı çalışmaları hızla erimekte olan insan ilişkilerinin yeniden canlanmasına sebep oldu.
Bu ilk buluşmada maden şirketi sahiplerine yaptıkları tek olumlu sonucun tanışmamıza, birleşmemize sebep olduklarını söylemiştik. Bugün geldiğimiz nokta ise sadece Kazdağı değil ülkemizin diğer bölgelerindeki maden mağdurları ile 2004 yılında değiştirilen ve iptal edilmesi için anayasa mahkemesinde bekleyen maden yasasını değiştirebilecek kamuoyunu oluşturmak üzere olduğumuz.

FON yerine İMECE
Hiçbir yerden “fon” talep etmeden tamamen imece yöntemleri ile kulaktan kulağa ve internet üzerinden ağ kurarak başladık dağ köylerini dolaşmaya. İlköğretim okulu projeksiyon cihazı, İmece Evi dizüstü , Çanakkale Çevre Platformundan gelen “Zehir Kent Balya” belgeseli ve gene kendi olanakları ile Bahçedere, Adatepebaşı, Boztepe, Arıklı köylerine gelen bilim insanları, ekolojist, çevreci ve hukukçularla önce Kazdağı’nda yaşayan insanları bilgilendirmeye başladık.
Daha ilk buluşmada köylüler yargı sürecini başlatma kararı aldı. Köylerdeki toplantılar tüm bölge muhtarlarının katılımı ile gerçekleşti. Her köylü diğer köyün toplantılarına da katıldı. Hep birlikte “bizim havamız, suyumuz, toprağımız altından çok daha değerli” dedik. “Kazdağı’nın tek bir dalını, tek bir taşını dahi kirlettirmeyiz” dedik. “Bunlar gider mi?” sorusuna, Altın-cı Filoya Atatürk’ün ünlü sözü ile cevap verdik; “Geldikleri gibi giderler”
Tek yapmamız gereken birbirimizin farkında olup “bir” olmamız gerektiği!
Bir yandan kamuoyu oluştururken diğer yandan her fırsatta ilkelerimizi, asgari müştereklerimizi paylaşarak Kazdağı Koruma Girişimi’ni kurumlaştırmaya çalışıyoruz.Şu ana kadar dedik ki; “Biz Kazdağı’nın, Edremit Körfezinin hem ekolojisini hem de kültürel değerlerini korumak, geliştirmek istiyoruz. Bu amacımızı yerine getirmek için Kazdağı’nın kuzeyinde, güneyinde, ormanında ve sahilinde yaşayan veya dünyanın başka bir coğrafyasında olsa da gönlü “biz”de olan herkesin katılımına açığız. Kararları oylama ile değil uzlaşma ile alıyoruz. Başkanlık ile değil sözcü, temsilci, sorumluluk alanları ile çalışmaları yürütüyoruz.

Dağdan indik şehre…
Bu niyetlerle 6 Ekim’de Küçükkuyu’da “Kazdağı ve Maden” başlıklı bir Panel düzenledik. Kayıtlara göre 1000 i aşkın insan katıldı. Salon doldu taştı. Dışarıya ses yayını yaptık ama oda yetmedi. Körfezin yerlileri Edremit Körfezinde bugüne kadar gerçekleşmiş en yoğun ve heyecanlı “sivil” toplantı olduğunu belirttiler. Yerel gazeteler günlerce sayfalar dolusu yayınlar yaptı. Tüm bölge Belediyeleri desteklerini açıkladı. Kazdağı Koruma Girişiminde aktif olmak isteyen çok sayıda genç, yaşlı insan başvuruda bulundu.

Panel sonrası Küçükkuyu Limanındaki toplantı çember usulü gerçekleşti ve buna yeni pek çok insan katılıp kendisini ifade etti. Hem Balıkesir hem de Çanakkale milletvekilleri TBMM de soru önergeleri vermeye başladılar. Paneli takip eden daha sonraki günler neredeyse her gün buluşmalarla geçti. Bölgeye gelen gazeteci, milletvekili gibi kamuoyu oluşturucularına bilgiler verildi. İlgiden önceleri çok sıkılan köylüler en son Boztepe’de çocuk ve kadınların bayramda afiş ve pankart hazırlamaları ile şenlendi,

Maden Şirketini alandan çıkarttık!
Arama izni biten maden şirketi “manyetik uydu bağlantılı ölçüm” yapmak üzere Kazdağı’na geldiğinde önce köylünün engeli ile karşılaştı. Maden şirketinin ısrarı devam edince Muhtar alarm verdi. Bunun üzerine Orman şefliğine ve gazetecilere bildirerek gittiğimiz maden sahasından madencileri çıkarttık.


İmza kampanyası hızlandı
Bayramın arifesinde kurulan pazar yerine kampanya tezgâhı açtık. Burada hem bilgilendirme metni dağıttık hem de imza toplamaya başladık. MARÇEP ve ÇANAKKALEÇEP’in düzenlediği imza dilekçelerine ilave olarak maden yasasının değiştirilmesi için yeni bir imza kampanyası başlattık.
Bayram olmasına rağmen bir araya gelme coşkusunu, heyecanını tatmış olan grup her gün daha da çoğalarak köylerde, limanda, belediyelerde bayramlaşarak bir araya gelmeye, tatile gelenleri bilgilendirmeye devam ettik. İlk ekonomik tepkiyi veren Turizmciler oldu. Salonlarını toplantılara açtılar. Yüzlerce bez afiş, binlerce kağıt afiş hazırlatarak Kazdağı’nın her tarafını donattılar.

Yerel işbirlikleri çoğalıyor
Maden Yasasını değiştirerek ülkenin yarısından fazlasını çok uluslu şirketlere lisanslayan hükümetle aynı partiden olmasına rağmen yaşadığı yeri, Kazdağı’nı ve insanları ile aynı safta yer almayı seçen Küçükkuyu Belediye Başkanı Yusuf Aksoy ile Edremit Körfez Belediyeler Birliği ve Zeytinli Belediye Başkanı Şadan Aytaç Kazdağı Koruma Girişiminin karar çemberindeki aktif yerlerini aldılar.
Kazdağı’nın Kuzeyindeki Çanakkale, Bayramiç ve Çan Belediyeleri de başkanlık düzeyinde Çanakkale’de oluşturulan Çanakkale Platformu ile kampanyada aktif olarak kamuoyu oluşturucular arasındalar.
Yıllardır altın madenciliği ile beraber anılan Bergama-Ovacık kampanyası ve sonradan maden mağdurları arasına giren Eşme-İnay kampanyalarında aktif olan bölgenin organize örgütü EGECEP (Ege Çevre Platformu) ile en baştan beri paylaşım ve dayanışmayı sürdürüyoruz.

Bilgilenme ve dayanışma gezilerine başladık
Bergama-Ovacık’ta Koza A.Ş. nin kapasite artırım talebiyle İzmir Çevre İl Müdürlüğü’nce yapılan ÇED (Çevresel Etki Değerlendirme) halkı bilgilendirme toplantısına bölgeden muhtarlar, gazetecileri de alarak otobüsle katıldık. Hem o “korku” çukurunu ve maden sahasını hem de “bu işler nasıl yürüyor-u” hep beraber gördük. Toplantı sonrasında da EGECEP ve Bergamalı dostlardan taktik aldık. Deneyimlerimizi paylaştık.

Şimdilerde bölgedeki tüm ilgililerle sürdürülür koordinasyonu sağlayacak buluşmaları,amaç ve ilkeleri,yöntemle beraber kararlaştıralım istiyoruz.


Kampanyadaki en büyük engelimiz ise “kendimiziz!
Engellerimizi de ancak herkesin kendini eşit ve özgürce ifade edebilecekleri toplantılarla aşabiliriz. Eleştirdiğimiz sistemin bize yüklediği “hiyerarşik” düzen dayatması, aramızdan kurtarıcılar, başkanlar belirleyerek sorumluluğu paylaşmak yerine “o”nun kontrol ve sorumluluğuna girme alışkanlığımız engelin başında geliyor.
Çatalhöyük’ten beri başarı ile uygulanan, Homeros’un sık sık dile getirdiği ve İDA’nın ev sahipliği yaptığı katılımcı demokrasiyi uygulamak sadece Kazdağı Korumanın sorumluluğunda değil tüm insanların, kurum ve kuruluşların en özgür, en demokratik ve en eşitçe yaşaması için uygulaması gereken bir arada yaşam yöntemidir.
Katılımcı demokrasi ile aşacağımız bu engelden sonra daha “BİR” olarak, daha “BİZ” olarak hem yolumuza koşar adım devam edeceğiz hem de dünya sorunlarını çözmede belki bir katkımız olacak.
Bizi bekleyen termik santraller, kanalizasyon, çöp, imar ve deniz kirliliğinin de farkında olarak 27 Ekim’de Enerji Bakanının Çanakkale’ye gelişini en “şenlikli” şekilde karşılamaya hazırlanıyoruz.Sizlerden beklentimiz ise imza kampanyalarına destek olmanız. Daha fazlasını yapabilirim diyorsanız Kazdağı Koruma hasretle sizi bekliyor.

Ankara-Toplumsal hareket forumu notları

Sevgili mağden yasası mağdurları,
Sevgili ekolojist,doğa koruma,çevreci ve barış severler

Mimarlar Odası Ankara şubesinin düzenlediği "Toplumsal Hareketler Forumundan" dönüyoruz.
Kazdağına bizi geri götüren otobüsteyiz.
"Petrol-iş"in harika misafirhanesinde dinlenerek katıldığımız forum sabah 10.00'dan otobüse bindiğimiz saate kadar (21.30) müthiş bir paylaşım,üretim ve dayanışma ile geçti.

Ülkenin pek çok şehrinden gelen katılımcılar bölgelerinde yaşadıkları deneyim ve hedeflerini aktardılar.
Ağırlıklı olarak "neo-liberalizm"in geliştirdiği ve dayattığı yeni yaşam biçiminin kaçınılmaz sonuçları
gündemimizdeki başta "maden yasası" olmak üzere kuyruğumuza yeni teneke kutular takıyor.

Maden yasasının değişmesinin tek bütünsel çözüm olarak görülen toplantının sonunda söz alanlar
Ariflerin sabah Anayasa Mahkemesinide ziyaret ederek edindikleri izlenimlere göre;

***Bunun için Türkiyenin her yerinden gelecek temsilcilerle "HEYET" oluşturarak
hepbirlikte maden yasasını değiştirmek için Başbakanlık,Enerji Bakanlığı,Maden Genel Müdürlüğünü ziyaret etmek

***Bu ziyaretler için bir araya gelinince hemen Kurultay toplamak.

1.gün ziyaretler
2.gün kurultay-Maden yasası için he birlikte yapabileceklerimiz
3.gün kurultay-Ekoloji hareketi için kalıcı koordinasyon oluşturma girişimi...

En geç bir ay içerisinde gerçekleştirme eğilimimizi bugün hazırlanacak sonuç bildirgesine yansımasını ve "Toplumsal hareketlerin" bu forum vesilesi ile artık bir koordinasyona ve ortak eylemliliğe dönüşmesi büyük bir heyecanla bekliyoruz.

Gazdağında (pardon Kazdağında) yürüttüğümüz kampanyanın coşku ve heyecanını aktarmaya
çalıştığımız Ankara buluşması daha büyük buluşma ve paylaşmalara basamak oluşturdu.

Sevgilerimle ::-)

İsmail Yenigün
ismail@imeceevi.com
0533-2168359
Ekolojist provakatör, Çoban,...

20 Ekim 2007 Cumartesi

19 Ekim Toplantı notları

merhaba,

kazdagini koruma girisimi grubu olarak, bugun kucukkuyu'da saat 17:00'de, kutuphanede 46 kisinin katildigi bir toplanti yaptik, ozet olarak asagidakileri konustuk (toplanti notlarini daha sonra grubu iletmeye calisacagiz):

1. 27 ekim'de canakkale'de, saat 14:00'de, cumhuriyet meydaninda yapilacak kitlesel basin aciklamasina katilacagiz. belediye baskanimiz arac ve duyuru konusunda destek sozu verdi.

2.Enerji Bakaninin son aciklamalari ile ilgili olarak bir basin aciklamasi hazirlayip basina yollayacagiz.

(Bakanin bir gun once "ne olursa olsun kazdaglarindaki altin cikartilacaktir, bu ise karsi cikanlarin arkasinda yabanci gucler vardir" dedikten sonra dun de "kazdaglarindaki tum maden arama-isletme ruhsatlari durdurulmustur" demesini kuskuyla karsiladigimizi, bugun Bayramic'de muratlar'da calismalarin surdugununun goruldugunu, bu durdurma kararinin ne kadar samimi oldugunu bilmek istedigimizi vurgulayan bir aciklama)

3.Belediye Baskanimizin ev sahipligi ile Kucukkuyu'da bu konuda birlikte calismayi istedigimiz tum kurum ve kuruluslari biraraya getirmeyi hedefleyen bir toplanti yapacagiz.

4. Daha sonra, tum korfezi biraraya getirecek bir toplantı düzenleyeceğiz.

5.Eylem planimizi en kisa zamanda hazirlayacagiz.

6. Onumuzdeki gunlerde tum korfezin ve turkiyenin diger illerinin de katilacagi buyuk bir miting duzenleyecegiz.

7. Orgutlenme konusunu daha sonra detayli olarak konusacagiz.(amac, calisma gruplari vb...)

8. İrtibat burosunu en kisa zamanda-carsamba gunu isler hale getirecegiz.


son gunlerdeki gelismeler-duyurular ise asagida:


1.pazartesi günü kanaltürk altınoluk'da bir canli yayin programi gerceklestiriyor, canli yayina grubu temsilen salih sonmezisik katilacak

2.carsamba-persembe gunleri bolgeye chp milletvekili heyeti geliyor.

3.Turkiye Ormancilar dernegi, calismalarimiza, hukuki surec dahil her turlu destegi verecek.

4.Ege universitesi cevre toplulugu ogrencileri kampanyamiza katilmak istiyor, onerilerimizi bekliyor.

5.Bogazici universitesi ogretim uyelerinden Fikret Adaman bugun asistani ile birlikte bizi ziyarete geldi, kazdaglarinda maden firmalarinin isletme asamasindan once devlete verecekleri Cevre etki degerlendirme raporuna karsilik, diger bilim insanlari ile birlikte, alternatif bir cevre etki degerlendirme raporu hazirlamak. bu konuda detaylari gorusmek uzere yeniden gelecek.

6. Buro kiralandi -tarik ulusoy, bilgisayar gelecek-tarik ulusoy, 259 ytl.ye faks-fotokopi-tarayici-yazici cihazi alindi -mahmut boynudelik 100 ytl,sibel-100 ytl,nevzat 30 ytl,suheyla 29 ytl, cep telefonu hatti alindi-20 ytl nevzat.

7. Turkish Daily News, CNNTurk, NTV, TRT televizyonlari, radikal, milliyet, sabah, aksam gazeteleri ekipleri ile ilgilenildi, roportajlar verildi, Ulusal kanala, yenicag televizyonuna canli baglanildi.

8. Almanya ARD televizyonu program yapmak uzere aradi, yakin bir zamnda bolgeye gelecek,

9. Bengisu tv kanali yarin canli baglanti yapacak.

10. 27 ekim'de -canakkale kanal 17'de saat 17:00'de canli programa katilinacak.

11. kazdaginikoruma@gmail.com adresimize gelen e-postalar izleniyor ve yanitlaniyor.turkiyeden buyuk bir ilgi var, imza metinlerini istiyorlar, gruba uye olmak ve gelismeleri izlemek istiyorlar. eylem onerilerinde bulunuyorlar:)))

11.cep tellerine mesaj yollama konusunu gelistirmeye calisiyoruz.


telefon numaramiz: 0534 3286511

Bir sonraki toplanti 24 Ekim-Çarşamba, saat 19:00'da, Kütüphanede.Duyan duymayana haber versin.

bu mesajda yazmayi unuttugumuz gelisme ve duyurulari gruba iletebilirsiniz.


saygi ve sevgiler,

kazdagini koruma girisimi grubu

16 Ekim 2007 Salı

Kazdağı-Küçükkuyu Maden Sahası uydu görüntüleri


Küçükkuyu-Bahçedere Maden sahası uydu fotoğrafı


13 Ekim 2007 Cumartesi

Bayramın1.gün raporu-Ahmet Küçük

Sevgili arkadaslar,Bugun Canakkale Milletvekili Ahmet Kucuk'un katilacagi Bahcederetoplantisina bir grup olarak biraz erkence gittik.

Koylulerle sohbet ettik,bayramlastik. KOyluler, Madencileri koye sokmama konusunda kararliliklarinibir kez daha vurguladilar. Kucukkuyu chp belde baskani mehmet bey bizi -Kazdagini koruma girisimigrubunu-konunun dogrudan ilgilisi-bilgilisi olarak gordugu icin ayrica davetetme geregi duydu. Chp canakkale il baskani, Ayvacil ilce baskani vekucukkuyu belde baskani da milletvekilimize eslik ediyordu.

Ahmet Bey once Boztepe koyune ugradi, sonra Bahcedere'ye geldi. Koylulerlesohbet etti, ve bu konuda elinden ne gelirse yapacagini soyledi. biz deelimizden geldigince bilgilerimizi paylastik. Milletvekilimiz asagidakikonularda soz verdi:-mecliste verdigi soru onergesinin cevabini alinca bize aktaracak.
-Gundem disi konumsa alarak konuyu meclisin gundemine tasiyacak.
- Enerji bakanligindan kazdagi icin isletme ruhsati verilmemesi icinugrasacak.
-CHP'nin Anayasa mahkemesine basvurusunu takip edecek.
-yeni bir maden yasasi tasarisi hazirlanmasi (daha once vermislerse gundemealinmasi) konusunda grubunda gerekli girisimlerde bulunacak.

Bahcedere koyunden sonra adatepebasi'na ciktik. Orada da benzer konumsalar,bilgilendirmeler yapildi. Ahmet bey benzer seyleri soyleyerek konununtakipcisi olacagina soz verdi. Bizleri de sik sik onurlandirdi.Siyasilerin de konuyu meclis gundemine tasimalari cok iyi olacak. Ancakonlar da diyor ki:oncelikle haklin orgutlu gucu konunun sahibi olmali.

Bugunluk bu kadar,
Yarin balikesir mhp milletvekili Ahmet duran bey'i bekliyoruz...

Ayla, suheyla, beril, birgul, cigdem, Ahmet, m. Ongen...

12 Ekim 2007 Cuma

Arife günü>müthiştiiiiii ::-)


Müthiş bir gündü…İnanılmaz coşkulu…Akıl almaz güzellikte bir gün…Küçükkuyu Küçükkuyu olanı sanırım böyle bir kampanya görmedi, nasıl cumartesi günkü gibi bir panel de görmediyse…

Planımız bugün Pazar’da masa açıp el ilanı dağıtmaktı. 4000 adet el ilanı küçükkuyu’ya ulaşmıştı. Saat 11:00’de masamızı pazarın en işlek noktasına kurduk. Arkamızda gazete küpürleri…Önümüzde “Kazdağı’nı koruma Girişimi Grubu” yazılı kartonumuz…El ilanlarını dağıtmaya başladık. Ancak herkes “ben de karşıyım, nereye imza atayım?” demeye başladı…Acilen imza açmalıydık!!!! El ilanı metninden yola çıkarak acil bir metin oluşturduk ve büyüterek arkamızdaki panoya yapıştırdık. Herkes o metni okudu ve imzasını verdi…Masanın önünde kuyruklar oluştu. Yeni bir masa daha kurduk…Bir yandan da masaya gelenlerin konuşma, bilgi alma,isteğini karşılamaya çalıştık. Bu işin ucundan tutmak isteyenler bir iletişim bilgisi istiyordu!!! E-posta adresimizi arkamıza yazdık, yetmedi, telefon numarası istemeye başladılar, bir arkadaşımız bir çözüm önerisi ile imdada yetişti, hemen gidip kontorlu bir numara aldık ve o numarayı vermeye başladık…

ve iletişim numaramız : 0534 328 65 11

Büromuz kurulur kurulmaz bu telefon orada kullanılır, bu arada da aramızdan belirleyeceğimiz arkadaşlarımı bu numaraya cevap verir…
Belediye başkanımız Yusuf Aksoy’da masamıza gelip yarım saat imza topladı!! Masamızda yeni insanlarla tanıştık, sohbet ettik, herkes elinden geleni yapacağına söz verdi.

Masamıza Adatepe Zeytin Yağı Müzesi de uğradı ve Büro’nun faks-scanner-fotokopi cihazını almaya söz verdi…Büronun teknik eksiği kalmadı sayılır…

Bugün Sabah gazetesi Küçükkuyu’ya geldi, bizi buldu , röpörtaj yaptı, kendilerini Bahçedere’ye götürdük. Yerel basınımız sürekli yanımızdaydı.

El ilanı dağıtma fikrini ortaya atan Kızılkecili’den Kaya Bey, Edremitte teslim aldığı 1000 adet broşürü Edremit-Küçükkuyu arasındaki bütün köylere ulaştırdı. Küçükkuyu’nun kuzeyi ve batısındaki köylere de biz el ilanlarını gönderdik. Yarın sabah Bayram namazından sonra bütün bu köylerde el ilanları dağıtılacak.

Altınoluklu arkadaşlarımız imdadımıza yetişti. Onlar da masada görev aldılar. Giderken de Altınoluk’da dağıtmak üzere el ilanlarında aldılar. Masaya uğrayan şoför arkadaşlar arabalarına yazı asmak istediklerini söylediler, Körfez bilgisayar imdadımıza yetişti. El İlanı A3’e büyütülerek şoförlere verildi. Kasabanın her tarafı afiş ve pankartlarla donatıldı…

Akşamüzeri ise bayram tatili nedeniyle dışardan-Ankara, İstanbul…-gelenler pazara akın etmeye başladılar, masamıza uğrayanların profili değişmeye başladı…Köylülerin ve Küçükkuyu’luların yerini tatile gelenler almaya başladı. Çoğunun bu civarda evi vardı…Konuyu öğrenenince onların da içi yandı ve bastılar imzalarını…

Yarın Çanakkale Milletvekili Ahmet Küçük geliyor. Akşam 20:00’de Bahçederedeyiz. Ertesi günü Balıkesir Milletevekili Ahmet Duran Bulut geliyor, görüşeceğiz. Boğaziçi Üniversitesinden İrfan Hoca’nın asistanı aradı, 19’unda buraya geliyorlar, bir araştırma yapmak üzere…Bayramın ikinci günü saat 11:00’de Belediyede bayramlaşma var, orada dağıtmak üzere biraz el ilanı ayırdık, belediyede buluşacağız.

Yaklaşık 4500 el ilanı dağıldı veeeee 1700’ün üzerinde imza toplandı!!!

Masayı ancak saat 19:00’da kapatabildik. Müthiş bir işbirliği, müthiş bir dayanışma!!!
İşte “Kazdağı’nı Koruma Girişimi Grubu” !!!!!

Ayla, Meral, Fatma, Hayri, Beril, Süheyla, Nevzat, Ali, Yusuf, Ünal, Bekir, Buket, Kaya,Ahmet, Yusuf, İsmail, İsmail, Mahmut, Mehmet, Mehmet, Hanife, Haluk, Çiğdem……

10 Ekim 2007 Çarşamba

Panel Sonuç Bildirgesi


Kazdağları altına kurban edilemez!
Maden Yasası’na hayır!


Uluslararası altın tekelleri ve yerli işbirlikçileri, iptal başvurusu üç yıldır Anayasa Mahkemesi’nde bekleyen Maden Yasası’na dayanarak Artvin’den Gümüşhane’ye, Erzincan’dan Eskişehir’e, Uşak’tan İzmir’e, Balıkesir’den Çanakkale’ye Türkiye’nin dört bir tarafında havası, suyu, bitki örtüsü ve yaban hayatıyla toprağın altını üstüne getirmekte, tüm doğayı ve toplumu tehdit etmektedirler.
Yasa, “orman, muhafaza ormanı, ağaçlandırma alanları, kara avcılığı alanları, özel koruma bölgeleri, milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtı, tabiatı koruma alanı, tarım, mera, sit alanları, su havzaları, kıyı alanları ve sahil şeritleri, karasuları, turizm bölgeleri, alanları ve merkezleri ile kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri, askerî yasak bölgeler ve imar alanları ile mücavir alanlar” ayrımı yapmadan topraklarımızın her santimetrekaresinde maden arama ve işletme izni vermektedir.
Şimdi gözlerini, Türkiye’nin göz bebeği, dünyadaki 200 en önemli ekolojik bölgeden biri ve dünyanın ikinci en yoğun oksijen üreten bölgesi olan Kazdağları’na dikmişler, Kazdağları’nı yağmalama çabası içindedirler. Kazdağları’nın üstündeki yeşil altın, altındaki sarı altından çok daha değerlidir.
Bir altın madeninin ömrü, ortalama 10 yıldır. Altın şirketleri 10 yıl sonra bu bölgeyi terk ettiklerinde siyanürlü atık havuzları ve çukurlar bırakacaklardır. Bu toprakların üzerinde ot bitmeyen toprak dağları kalacaktır.
Uluslararası altın şirketleri ve yerli işbirlikçilerine kurban edilmek istenen Kazdağları, en başta üzerinde yaşayanlarca sahip çıkılmayı ve korunmayı beklemektedir.
Biz diyoruz ki; bu, salt bir çevre sorunu olmaktan çıkmış, ulusal bir sorun haline gelmiştir. Türkiye’nin topraklarının, doğal hayatın ve insanın hiçe sayılarak pervasızca yağmalanmasına olanak sağlayan bu yasa derhal yürürlükten kaldırılmalı, yerine doğayı, insanı, ulusal ve toplumsal çıkarları koruyan yeni bir yasa çıkarılmalıdır.
Biz bu panelde konuşulanların ışığı altında, Kazdağları, Edremit Körfezi ve Madra Dağı çevresinde yapılan altın madeni arama-işletme çalışmalarına karşı olduğumuzu, verilmiş ruhsatların iptal edilmesi ve yeni ruhsatlar verilmemesi gerektiğini belirtiyor, “birlikten güç doğar” anlayışıyla bu mücadelenin hep birlikte yürütülmesinin zorunlu olduğuna inanıyoruz. Bu bağlamda, biz bu paneli izleyen 1000’i aşkın yurttaş ve aşağıda imzaları bulunan yerel yönetimler, sektör temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları olarak; yeraltı kaynaklarının kamunun malı olduğunu ve sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını güvence altına alan Anayasa maddelerine el sürdürtmeyeceğimizi; tüm halkımızı, tüm sivil toplum kuruluşlarını, kamu kurum ve kuruluşlarını, Kazdağları, Edremit Körfezi ve Madra Dağı çevresinde bulunan tüm belediyeleri birlikte mücadele etmeye çağırdığımızı kamuoyunun bilgisine sunarız.
Başka Kazdağları yok; başka Türkiye de yok! Başka dünya da!
Kazdağları ve Türkiye altına kurban edilemez!
06 Ekim 2007-Küçükkuyu-Çanakkale
KURUMSAL KATILIM:
BELEDİYELER:

· AKÇAY BELEDİYE BŞK.: CAHİT İNCEOĞLU
· ALTINOLUK BELEDİYE BŞK.: İSMAİL AYNUR
· BAYRAMİÇ BELEDİYE BŞK.: İSMAİL SAKİN TUNÇER
· BURHANİYE BELEDİYE BŞK.: FİKRET AKOVA
· ÇAN BELEDİYE BŞK.: ALİ SARIBAŞ
· GÜRE BELEDİYE BŞK.: KAMİL SAKA
· KÜÇÜKKUYU BELEDİYE BŞK.: A.YUSUF AKSOY
· ZEYTİNLİ BELEDİYE BŞK.: ŞADAN AYTAÇ

MUHTARLIKLAR:

· ADATEPE BAŞI KÖYÜ MUHTARI: MEHMET EREN
· ARIKLI KÖYÜ MUHTARI: YAHYA GÜLER
· BAHÇEDERE KÖYÜ MUHTARI: AHMET ERGİN
· ÇETMİBAŞI MUHTARI: NAİL TÜRKSAN
· GÖKÇETEPE MAHALLESİ MUHTARI: EROL YILMAZ
· NUSRATLI KÖYÜ MUHTARI :ALİ DÖNMEZ
· SAHİL MAHALLESİ MUHTARI: ALİ ÜSTÜNEL
· YEŞİLYURT KÖYÜ MUHTARI: TURGUT UÇAR
· MIHLI MAHALLESİ MUHTARI: MUSTAFA ADATEPELİ

MESLEK ÖRGÜTLERİ:

· ALTINOLUK TARİŞ
· AYVACIK ESNAF VE SANATKARLAR ODASI
· AYVACIK ZİRAAT ODASI
· BALIKESİR BAROSU
· BALIKESİR BAROSU ÇEVRE KOMİSYONU
· KÜÇÜKKUYU SU ÜRÜNLERİ KOOPERATİFİ
· KÜÇÜKKUYU TARİŞ
· TMMOB KİMYA MÜHENDİSLERİ ODASI EGE BÖLGESİ ŞUBESİ
· TURİZM SEKTÖRÜ TEMSİLCİLERİ

PLATFORMLAR:

· BALIKESİR ÇEVRE PLATFORMU GİRİŞİMİ -20 KURULUŞ
· BERGAMA ÇEVRE PLATFORMU
· ÇANAKKALE ÇEVRE PLATFORMU (ÇEP) -30 KURULUŞ
· EGE ÇEVRE VE KÜLTÜR PLATFORMU (EGEÇEP) – 40 KURULUŞ
· MARMARA ÇEVRE PLATFORMU (MARÇEP) -41 KURULUŞ

SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI:

AKÇAY GÜZELLEŞTİRME –BÜTÜNLEŞTİRME KORUMA DERNEĞİ
ALTINOLUK LİONS KLÜBÜ
AYVACIK ADD
AYVALIK CUMHURİYET OKURLARI
AYVALIK KÜLTÜR SANAT DERNEĞİ
AYVALIK SATRANÇ KULÜBÜ
BALIKESİR ADD
BALIKESİR BARO
BALIKESİR KİMYA MÜH ODASI
BALIKESİR KİMYA MÜH ODASI
BİGA ADD
BURHANİYE ZEYTİN ÜRETİCİLERİ DERNEĞİ
BURSA DOĞA-DER
ÇANAKALE KESK
ÇANAKKALE ADD
ÇANAKKALE CUMHURİYET OKURLARI
ÇANAKKALE DENİZ-TEMİZ TURMEPA
ÇANAKKALE KESK
ÇANAKKALE ONSEKİZMART ÜNİVERSİTESİ ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE KLÜBÜ
ÇANAKKELE ÇEVRE DERNEĞİ
EDREMİT ADD
EĞİTİM-SEN AYVALIK ŞB.
GÜNEY MARMARA ÇEVRE DERNEĞİ (GÜMÇED) KÖRFEZ ŞB.
HAVRAN-KÜÇÜKDERE KÖYLÜLERİ
İMECE EVİ (Doğal Yaşam ve Ekolojik Çözümler Merkezi Kooperatif Girişimi)
KAZDAĞI’NI KORUMA GİRİŞİMİ
KOZAK YAYLASI DOĞAL ÇEVREYİ KORUMA, KÜLTÜR VE TURİZM DERNEĞİ
KÖRFEZ AKTİF KADINLAR ÇEVRE, KALKINMA, DAYANIŞMA VE İŞLETME KOOP.
KÜÇÜKKUYU ADD GİRİŞİMİ
KÜÇÜKKUYU KADIN DAYANIŞMA GRUBU
NUSRATLI KÖYÜ KÜLTÜR, TURİZM VEPIŞMA DERNEĞİ
TAHTAKUŞLAR ETNOĞRAFYA MÜZESİ
YARDIMSEVENLER DERNEĞİ KÜÇÜKKUYU ŞB.
KÜÇÜKKUYU KÜLTÜR VE TURİZM DERNEĞİ



__._,_.___

08 Ekim 2007 Pazartesi

BAHÇEDERELİLER,MADENCİLERİ MADEN SAHASINA SOKMADI


Küçükkuyu Bahçedere köyü halkı Global Maden Şirketi ekibini maden arama sahasına sokmadı.
Elektromanyetik ölçüm yapmak için geldiklerini ve orman bölge şefliğinden izin aldıklarını söyleyen şirket yetkililerinin,Bahçedere halkı Fatma kayası mevkiinde durdurdu."Kazdağı Koruma Girişimi Grubu"nu arayarak izin onayının doğru olup olmadığının araştırılmasını istediler.
Küçükkuyu orman bölge şefi Necati Bozkurt ile birlikte koruma grubu maden arama sahasına geldiler.
Jeoloji mühendisi Özgür Sapancı,Global danışmanı Cafer Yumak,İstanbul Üniversitesinden getirdikleri teknik ekiple,elektromanyetik ölçüm yapmak istediklerini söylediler.
Bahçedere köylüleri şirket yetkililerinin kendilerini bilgilendirileceği sözü verdikleri halde,kendilerinden habersiz Kazdağına çıkan yetkilileri yalancılıkla suçlayarak çalışmalarını engelleyeceklerini söylediler.Küçükkuyu Jandarma Karakol Komutanlığının güvenlik önlemi aldığı Fatma kayası mevkiinde,Küçükkuyu orman bölge şefi Necati Bozkurt'un uyarısıyla şirket yetkilileri Bahçedere'yi terkettiler.
Önce yazılı izin aldıklarını söyleyen şirket yetkililerinin daha sonra sözlü izin aldıklarını ileri sürerek çelişkili davranışları soru işaretlerine neden oldu.
ÜNAL ÇARDAK-Star

Edremit Körfezi madene karşı tek yumruk oldu.


Çanakkale ve Balıkesir illerinin sınırları içinde yer alan Kazdağında başlatılan maden arama çalışmalarını önlemek ve insana,doğaya ve yöreye gelebilecek zararları vatandaşlara anlatıp bilinçlenmesini sağlamak ve Kazdağının Feryadını yetkililere duyurmak için Küçükkuyu Seğmen Motelde düzenlenen panele bin’i aşkın vatandaş katıldı.

Küçükkuyu’da oluşan Kazdağı Koruma Girişimi gönüllülerinin düzenlediği “Kazdağı ve Maden” adlı panel de TMMOB Metalurji Müh. Odası Gen. Bşk Cemalettin KÜÇÜK, ”3213 Sayılı Maden Yasasının Değerlendirilmesi”,Yüksek Jeoloji Mühendisi ve Jeoloji Mühendisleri Odası Temsilcisi Tahir ÖNGÜR ile Ege Böl. Kimya Müh.Odası Bşk.,EGEÇEP Y.K.üyesi Ertuğrul BARKA “Altın Aramada Kullanılan Yöntemler ve Bu Yöntemlerin Çevreye ve Halk sağlığına Olası Etkileri”, Av. İskender Azatoğlu-Araştırmacı Yazar-Turizmci “Tarihten Günümüze Kazdağı Bölgesinde Maden ve Turizm”. ÇOMU Ziraat Fak.Bahçe Bitkileri Böl. Bşk. Doç. Dr. Murat ŞEKER- “Zeytin ve Maden” adlı konuları işlerken panele Altınoluk Belediye Başkanı İsmail Aynur,Akçay Belediye Başkanı Cahit İnceoğlu,Zeytinli Belediye Başkanı Şadan Aytaç,Güre Belediye Başkanı Kamil Saka ve Bayramiç Belediye Başkanı İsmail Sakin Tuncel.katılıp panele destek verdiler.Önemli bir işi nedeniyle İstanbulda bulunan Küçükkuyu Belediye Başkanı Yusuf Aksoy’un ise mesajı okundu.
Ayvalık,Güre,Edremit,Zeytinli.Altınoluk,Bayramiç Ezine Ayvacık,Çanakkale ve Çan gibi yerlerden gelen kazdağı gönüllüleri gerekirse tek vücut olup kazdağlarına kalkan olacaklarını söylediler.Vatandaşlar ovacığın eşmenin yalnız kaldığını ama körfezde yaşayan bir buçuk milyonu aşkın vatandaşın topluca hareket etmesi halinde kazdağlarının madenciler için “Zurnanın zırt dediği yer olacağını” yani insan seli olup gerekirse Ankara’ya yürüyüp bu yasaya karşı geleceklerini söylediler.Üç saat süren panelde konuşmacılar dan,

TMMOB Metalürji Müh. Odası Gen. Bşk Cemalettin KÜÇÜK
Sağlıklı bir yaşam hakkını tanıyan maddelerle birlikte bu madencilik lobilerine karşı açılmış olan davalar kazanılmaya başlanınca madencilik şirketlerinde ve işbirlikçilerinde sıkıntılar ortaya çıkmaya başladı.Buna bağlı olarak çevre yasası,tabiat ve kültürel varlıkları koruma yasası,orman yasası,mera yasaları ve bunları aşabilmek içinde 2004 yılında 2313sayılı yasadan 9 ayrı kanundan da değişiklikler yapılarak 5170 sayılı madencilik yasası gündeme getirilerek ülkemizi bir hafriyat ülkesi konumuna dönüştürmeye başladı.
2,5 ton topraktan 1gr altın elde ediliyor pasasını üstüne koyduğun zamanda 5 ton topraktan 1gr altın elde edilmektedir.Siyanürle işletme yönteminde 0,2gr’a indiği zaman bu 10 ton topraktan 1gr altın elde edilmektedir
Değerli arkadaşlar!10 ton insanı bir araya toplarsanız,artık 1gr altın elde edersiniz.Bu alçaklar, namussuzlar yakında 10 tonunuzu bir araya toplayıp siyanürden geçirirler haberiniz olsun
Biz buna karşı ne yapacağız ? Hukuku kullanacağız .Hukuk güçlüden yanadır hukukçular bizi kandırıyor Neden ,Çünkü hukuk güçlüden yanadır .Bizim Bergama da,Eşme de çeşitli şehirlerde Seydişehir de aldığımız hukuk kararları uygulanmamaktadır.O zaman ne yapacağız, Hukuku değil gücü toplumsallaştıracağız. Bunun karşısında eğer çaresiz kalırsak 1793 yurttaşlık hakları bildirgesi madde 35 derki;hükümet toplumun bir kısmını ya da tamamı aleyhine karar alırsa insanların bu karşı isyan etme hakkı,en temel hakkıdır,Sizleri en temel hakkınızı kullanmaya çağırıyorum arkadaşlar” deyince alkış yağmuruna tutuldu.Diğer bir konuşmacı

Yüksek Jeoloji Mühendisi ve Jeoloji Mühendisleri Odası Temsilcisi Tahir ÖNGÜR
Kazdağını ne bekliyor. Böyle giderse toplam 10-15 yerde altın işletmeleri olacak her birinde rezerve miktarına göre yatağın özelliğine göre 50 ile 300 er milyon ton arasında değişen kazılar yapılacaktır.1000 metre çapında 300-400 metre derinliğinde çukurlar açılacak ormanlar kaldırılacak o derinliğe inildiği için yer altı suları zarar görecek.
Kaz Dağının çevresinde bu saldırı sürerse,önüne geçilemezse yöre insanının başına neler gelecek bunu bilemek için çok uzak olmayan Balya ya gitmek,sadece Maden Deresi Vadisinde bir dolaşmanız yeterli.Burnunuzu tıkayacağınızdan hiç kuşkum yok.Çünkü genziniz yanacak.Sular pembe,kırmızı,yeşil akıyor.O vadi de her yağmurdan sonra balıklar öldüğü için Çevre Bakanlığının uzmanları gelip analiz yapmışlar bu maden deresinin sularında izin verilen sınırların 22kat üzerinde siyanür bulunmuş.1939 yılında terk edilen maden işletmesinde 70 yıl sonra hala balıklar ölüyor.” Dedi.

ÇOMU Ziraat Fak.Bahçe Bitkileri Böl. Bşk. Doç. Dr. Murat ŞEKER-

Bugün ne yazık ders almamış bir toplum olarak Kazdagı zenginliklerinin tahrip edilmesi ve bunları konuşmak düşündürücü. Zeytin yetiştiriciliğinde madenciliğin ne tür etlileri olabilir onlara değinmek istiyorum.İlk olarak zeytin ağaçlarının bulunduğu doğal yapı tahrip edilecektir.Tam verime yatması 15-20 süre gereken zeytin ağaçları binlercesi ya kesilecek ya kurumaya terk edilecektir.Açık maden sahalarında yeniden zeytincilik yapmak,sağlıklı ağaç yetiştirmek yüksek kalite almak artık bir hayal olacaktır.Kaz Dağı eteklerin de yamaç arazilerin çok fazla olması nedeniyle başta erozyon olmak üzere ekolojik dengenin bir çok faktörlerle bozulması söz konusu olacaktır.
Siyanür bulaşığı olan alanlarda zeytincilik yapmak mümkün değildir.Siyanür adının geçmesi bile körfez yöresi yağlarının mevcut imajını son derece kötü etkileyecektir.Diğer taraftan toz bulutları zeytinde rüzgarla gerçeklesen meyve tutumunu sağlayan tozlanma ve döllenme olayını bloke edecektir.Çünkü zeytin çiçeklerinin hassas bir dişi organı vardır.Dişicik tepesi toz parke tülleriyle kaplandığında bu tozla kaplanmış alanda çiçek tozlarının çimlenmesi engellenecek dolayısıyla %50 lere varan ürün kaybı olacaktır.

Diye konuştu.Panelde ayrıca Bayramiç,Akçay,Zeytinli ve Güre belediye Başkanları söz alarak kazdağlarında maden aranmasına şiddetle karşı çıktılar.

Güre Belediye Başkanı Kamil Saka Konuşmasında.

”Uluslar arası şirketlerin körfezimiz açısından en önemli tehlikeyi oluşturacak yaklaşık 113 değişik noktada almış olduğu maden arama ruhsatları ile Körfezimizin Güney ucundaki Bergama,Körfezin orta noktasındaki Dereköy ve Körfezin kuzey ucundaki Çan’da başlayan ve arama ruhsatlarının çalışma ruhsatına çevrilmesi suretiyle Körfezimizin diğer noktalarına da yayılmak istenen talan ancak ve ancak burada yaşayan bizlerin örgütlü bir kamuoyu gücüyle durdura bilinir.” Dedi.

Zeytinli Belediye Başkanı Şadan Aytaç işe,

Maden çalışma iznini kastedip “Bunun iznini veren insanların hangi psikolojik durumda olduklarını merak ediyorum. Şimdi bir insanın kazdağındaki bu değerleri bir daha hiç geriye gelemeyeceğini öğrenmediğini düşünemiyorum Onlar Kazdağının bu maden araması nedeniyle yada Türkiye’nin bir çok yerinin o madenlerin çıkarılması nedeniyle yok olacağını bilmiyorlar mı peki bile bile buna izin veriyorlarsa bunun karşılığında acaba ne alıyorlar mesela DSP İstanbul milletvekili o yasayı çıkarırken tahkim kurulu peşinde koştururken ne almıştı acaba bunu bir takip etmenizi istiyorum ama bunu örgütlü yapmalısınız” dedi.Daha sonra Bayramiç belediye Başkanı İsmail Sakin Tuncel ve Akçay Belediye Başkanı Cahit İnceoğlunun yaptığı konuşmalarla son buldu.Üç saat süren panel gösteriyor ki Ayvalık’tan Çanakkale’ye kadar tün Biga yarımadası ve Kazdağı eteklerinde yaşayanlar tek yumruk olarak madene maden yasasına tepki gösterdiler.

Bekir ErdinçOlay gazetesi

05 Ekim 2007 Cuma

Bergama Ovacıktaydık


BERGAMA-OVACIK MADENİ KAPASİTE ARTIRIMI VE DEPOLAMA TESİSİ PROJESİ ÇED BİLGİLENDİRME TOPLANTISI


Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından, 04. 05.2007 tarihinde,Ovacık Düğün salonunda “Ovacık Altın Madeni Kapasite Artırımı ve Depolama Tesisi Projesi” için ÇED Yönetmeliğinin ilgili maddesi uyarınca “halkı bilgilendirme” (!) toplantısı yapıldı. “Kazdağı’nı Koruma Girişimi Grubu” da Bergama’lıların mücadelesine destek olmak, ve Kazdağı’nı bekleyen tehlikeleri yerinde görmek amacıyla bu toplantıya katıldı. İlgili yönetmelik hükümlerince oluşturulmuş Sağlık Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ..kurumların temsilcilerinden oluşan bir heyet huzurunda yapılan toplantıda, ÇED raporunu hazırlayan SRK Danışmanlık adlı firma, projeyi sundu. Oldukça teknik bir dil ile halkın anlamasının pek de mümkün olmadığı sunumda, İşletmenin geçmiş süreci ile ilgili olarak madenin önce Eurogold adlı firma tarafından işletildiği, daha sonra Normandy firmasına devredildiği, madeni halen işletmekte olan Koza Madencilik adlı firmanın ise 2006 yılında madeni devraldığı anlatıldı. Koza Madencilik firmasının halihazırda Balıkesir-Havran, Gümüşhane, Eskişehir-Kaymaz bölgelerinde faaliyet gösterdiği belirtildi. Şu anda tesisin cevher işleme kapasitesinin 300.000 ton/yıl olduğu, yeni proje ile kapasitenin 1.000.000 ton/yıl ‘a çıkartılacağı, elde edilecek altın miktarının 12gr/ton olarak hesaplandığı, yeni projede, mevcut ADT (atık depolama tankı)’nın 3.m. daha yükseltilecği, bunun ihtiyacı karşılamaması nedeniyle yeni bir atık depolama tankı gerektiği, bu amaçla da şu andaki açık ocak maden çukurunun ADT olarak kullanılacağı belirtildi. Başka bir ifadeyle Ovacık’da iki ayrı ADT olacağı söylendi. Bütün bu süreçte çevreye hiçbir tehlikeli atığın verilmeyeceği (!), pasa (işlemler sonrası ortaya çıkan atık toprak) sahalarının rehabilite edileceği, tüm işlemlerin ilgili yönetmeliklere uygun olarak yürütüldüğü beyan edildi.

SRK Danışmanlığın yaptığı sunumdan sonra firma yetkilisine “Artık Ovacık’ta çıkartılacak altın madeninin tükenmekte olduğu, bu nedenle bu kapasite artırımına neden ihtiyaç duyulduğu” sorulduğunda, danışmanlık firması, kendilerinin bu konuda bilgilerinin olmadığı, kendilerine Koza Madencilik tarafından böyle bir kapasite artırımı talebi iletildiği, o nedenle sorunun muhatabının Koza Madencilik olduğu söylendi. Şu anda Balıkesir –Havran(Küçükdere)’daki madende cevherin işlenmesine izin verilmediği için cevherin kamyonlarla Ovacık tesisine geldiği ve Gümüşhane’den de gemilerle Dikili limanı üzerinden cevherin taşındığı biliniyor. Firmanın kapasite artırım talebinin hem Balıkesir ve Gümüşhane hem de Kazdağı, Kozak gibi yeni alanlardan çıkartılacak cevheri işlemek üzere genişletilmek istendiği anlaşılıyor.

Bergama avukatlarından Senih Özay, EGE Çevre ve Kültür Platformu sözcüsü avukat Arif Ali Cangı, Bergama Çevre Platformu’ndan Erol Engel, Ege Bölgesi Kimya Mühendisleri Odası Şube Başkanı Ertuğrul Barka, İzmir Tabip Odası Başkanı….., Ege Üniversitesi Kimya Bölümü Öğretim üyesi…., eski belediye başkanı Sefa TAŞKIN söz alarak, Ovacık’da maden bitmesine rağmen bu projeye- kapasite artırımına karşı olduklarını, başka yerlerden getirilecek cevherlerinde burada işleneceğinin anlaşıldığını, böylece Bergama-Ovacık’ın tamamen gözden çıkartıldığını, siyanür liçi yöntemi nedeniyle, Bergama’da kanser vakalarının arttığın,ı daha çok yakında yeni vakalar olduğunu ve kadınların göğüsleinin alındığını, böyle giderse Ovacık’in zehir yatağı haline geleceğini, Ege Üniversitesi Kimya Bölümü tarafından yaptırılan tahlillerde içme suyunda izin verilen limitlerin 25 katı tehlikeli atık saptandığını, bunun halktan saklandığını, siyanür liçi yöntemi ile işletmenin siyanürün ağır metalleri çözmesi sonucu oldukça zehirli bir madde olan “arsen” açığa çıktığını ve arsen’in yer altı sularına karışarak hayatimizi tehdit ettiğini anlattılar ve kapasite artırımına karşı olduklarını söylediler. Kapasite artırımına karşı çıkan konuşmalar yapılırken maden firması temsilcilerinin salonun arkasına yerleştirdikleri madende çalıştıkları anlaşılan bir grup insanı sürekli kışkırttı, bu kişiler konuşmacılara sürekli sataşarak, hakaret ederek, yuhalayarak müdahalesi sonucu salonda oldukça gergin bir hava oluştu. KOZA Maden Firması Genel Müdür Yardımcısı Hayri ÖĞÜT’ün kışkırtıcı bir konuşma yapması üzerine de, firma yetkilisinin bu konuşmasının ÇED yönetmeliği gereğince suç teşkil ettiği belirtilerek bu durumun tutanaklara geçmesi istendi. Madende çalışan teknik eleman ve bazı köylüler de söz alarak madenin çok iyi çalıştığını söylediler ancak saldırgan ifadeleri ve oldukça saygısız konuşmaları ile ortamın daha da gerilmesine neden oldular. Firma mühendislerden biri, Arif Ali Cangı’nın yaptığı konuşmada, “mücadelemize hukuki ve meşru yollardan devam edeceğiz” sözlerini bile anlamayarak, meşru sözcüğünü gayrimeşru ile karıştıracak kadar bir aymazlıkla sözlü saldırıda bulundu ve Koza Madencilik aleyhine yalnız iki gazetenin sürekli yazdığını, Evrensel Gazetesinin de zaten PKK’lı olduğunu söyledi. Genç mühendisin bu sözleri büyük tepkilere yol açtı ve bu söylenenlerin suç teşkil edeceği belirtilerek tutanaklara geçmesi istendi. Gerginleşen ortam üzerine Çevre ve Orman İl Müdürü mikrofondan katılımcıları sükunete davet etti. Arif Ali Cangı, madende çalışanların bu toplantıda bu tür hakaret ve müdahalelerinin çok yanlış olduğunu, madenciler gittiğinde birbirimizin yüzüne bakacağını, birbirimize ihtiyacımız olacağını, projeye karşı çıkanların madende çalışanlarla bir derdi olmadığını belirtti.

EGEÇEP adına yapılan açıklamada: “Ovacık Altın Madeni kapasite artırımı ile Bergama-Ovacık gözden çıkarılıyor, hukukun üstünlüğü ilkesi ile alay ediliyor. Bergana Altın Madeni ile ilgili tartışmanın 1997 yılında bitmesi gerekliydi. Danıştay 6. Dairesinin 1997 yılında verdiği bozma kararı ve İzmir 1. İdare mahkemesinin 1997/636-877 sayılı kararında “….doğrudan veya çevrenin bozulması ile dolaylı olarak insan yaşamını etkileyeceği kesin olan siyanür liç yöntemi ile altınmadeni işletilmesine izin verilmesi yolundaki dava konusu işlemde kamu yararına uygunluk bulunmamaktadır…” gerekçesiyle maden işletilmesine izin veren Çevre Bakanlığı’nın işleminin iptaline…” karar verilmiştir. Hukuk Devleti dinamitlenmiştir. 1997 yılında işletme kapatılmalı ve eski haline getirilmeliydi. Ancak öyle olmadı, Her eferinde mahkeme kararlarının arkasından dolanıldı, olmadı Bakanlar Kurulu kararı çıkartıldı, bu kararın da iptal edilmesi üzerine ABD Büyükelçisinin ricası ile imar planları düzenlendi ve işletmenin açılması sağlandı. İmar planları da mahkemece iptal edildi, bu kez imar planı olmadan maden-kimya işletmesine açılma ruhsatı verildi. AİHM’den üç ayrı başvuruda, “adil yargılama hakkı ve sağlıklı çevrede yaşama hakkı ihlalinden üç ayrı ihlal kararı çıktı, sırada şimdi yeni başvurular var. AİHM gereğince ödenen tazminatlar da devletin cebinden çıkıyor, firmanın değil.

Katkısı lan herkesin sorumluluğu vardır. Yaşananlar, Bergama Altın Madeni sürecinde artık sıradanlaşan ancak bizleri ziyadesiyle üzen ve dehşete düşüren “Yargı Kararlarını Etkisizleştirme Operasyonu” dur. Bu toplantı da bunun bir parçasıdır. Şimdiye kadar olduğu gibi, yaşam savunucularının oluşturduğu EGEÇEP sunulan projeye karşdır. Bu toplantı da hukuka aykırıdır, bu nedenle hertürlü yasal ve meşru yola başvuracağız.” denildi.

Kazdağı’nı Koruma Girişimi Grubundan Süheyla DOĞAN’ da söz alarak, bir sömürge yasası olan Maden yasası kapsamında, yerüstü zenginlikleri yeraltından daha değerli olan Kazdağı’nda maden çıkartılmasını istemediklerini, bu nedenle büyük olasılıkla Kazdağı’ndan da getirilecek cevher nedeniyle, bu proje ile kapasite artırımına gidilmesine karşı olduklarını belirtti.

Süheyla DOĞAN-04.10.2007

02 Ekim 2007 Salı

Heyet Küçükkuyu ve Ayvacık'taydı

sevgili arkadaslar,

dun gece kanalturk'deki yolsuzluk-yoksulluk dosyasi programinda akcay belediyesi ve canakkale ziraat odasi panelimizden bahsetti. cok sevindik.


kazdagi'ni koruma girisimi grubundan -bugunku gelismeler:


ziyaretler:

-kucukkuyu-taris yonetim kurulu ile gorusuldu, taris -izmir merkez'in de onayi ile panele taris adina cahit bey konuk olarak katilacak, taris'in bu konuya olan duyarliligini bildirecek. bu cok onemliydi oldu, iyi oldu.
-kucukkuyu su urunleri kooperatifi baskani mustafa bey ile gorusuldu, panele katilacaklar ve destek verecekler.
-kucukkuyu yardimsevenler dernegi ve kucukuyu kultur turizm dernegi de destekleyecek.

-ayvacik belediye baskani ilce disindaydi, diger yetkililerle gorusuldu, baskana iletilecek.
-ayvacik ziraat odasi baskani ile gorusuldu, katilacak ve destek verecek.
-ayvacik tarim il md.lugu, ayvacik halk egitim mudurlugu ve aycavik milli egitim mudurlugu, nufus muduru ile gorusuldu, duyurular birakildi, destekleyecekler.

basin:

-ulusal basina duyuru icin istanbul'da bir medya sirketine davet-duyuru metini gonderildi, o firma araciligiyla ulusal basina bildirilecek.
-canakkale-edremit yerel tv. ve radyolar ile gorusuldu, faks gonderildi. duyuru yapacaklar.
-kucukkuyu yerel basin'a duyuru verildi, yayinlayacaklar,
-ayvacik yerel basina bilgi verildi, duyuru yapacaklar,
-"ulusal kanal" buyuk olasilikla gelecek.

diger teknik isler:

-otel yoneticileri ile salonun teknik duzenlemesi konusuldu. 500 kisiyi konuk edebilecek bir sinema duzeni, ses duzeni, salon disinda cay-kahve duzeni tamam.
-salon girisine "basin'da kazdaglari" panolari hazirlaniyor, bugune kadar cikmis haberler yeralacak.
-projeksiyon cihazi tamam.

elimizde kose yazarlarinin e-posta adresleri var mi? davet yazisini yollasak...yok ise birisi internetten vb. toplayabilir mi? kim ustlenir?

canakkale -protokol konusunda canakkale destek oluyor mu? biz buradan bir sey yapmadik.

sevgiler,

suheyla,mecit,ismail,nilgun,beril,fatma,mehmet...

1 Ekim Panel davet heyeti

sevgili arkadaslar,

bu sabah saat 10:00'da (01 Ekim 2007) kucukkuyu'da, hem kazdagi-maden konusu hem de yeni anayasa taslagindaki kadin-erkek esitligi ile ilgili maddenin kaldiriliyor olmasiyla ilgili ozellikle kadinlarin katildigi bir toplanti yaptik. toplantiya 15 kadin katildi. yerel basin da geldi. oncelikle maden konusunu ve paneli konustuk. kadinlar bu konuda cok heyecanliydilar ve hepsi de isin ucundan tutmak ve ellerinden geleni yapmak istiyordu. bu konudaki calismalarinda yer almak istiyorlar. panel duyuru afislerinden aldilar, cogaltip dagitacaklar. anayasa kadin erkek esitligi konusunda yarin turkiye capinda yapilacak olan "kadin kuruluslari ve gruplari ortak basin aciklamasini" okuduk, tartistik, hepsi destegini bildirdi ve hem "kucukkuyu kadin dayanisma grubu" hem de "korfez aktif kadinlar kooperatifi" olarak bu konuda imza koymaya karar verildi.

gelelim diger gelismelere:

1. 6mX 1 m. ebadinda bir panel duyuru pankarti yaptirdik, yarin belediye asacak. pankartin masrafini bir kadin arkadasimiz sagladi.

2- bir heyet olarak:

- kucukkuyu ilkogretim okulu muduru ve lise muduru, .
-altinoluk belediye bsk. yrd. hulya hanim(baskan ismail bey izinde imis),
- gure belediye baskani kamil saka,
-akcay belediye baskani cahit inceoglu,
-edremit belediye baskani yunus bozbey,
-burhaniya belediye baskani fikret akova,

yi tek tek ziyaret edip paneli duyurduk, davet ettik ve destek istedik.

hepsi de cok sevindiler ve destek sozu verdiler, panel afislerinin cogaltilip asilmasini saglayacaklar.programlari uyarsa panele katilacaklar.

3-ayrica burhaniye'de melih pabuccuoglu'nu da ziyaret ettik ve panelimizin onursal konugu olarak bir kez daha davet ettik. daha once kendisini panele davet etmistik, rahatsizligi nedeniyle izmir'e hastaneye gidiyordu, donmus, eger sagligi elverirse panele seve seve katilacagini soyledi.

4. afrodit tatil koyu'nden vecdi bey'i ziyaret ettik, kendisi de konunun edremit ticaret odasi'nin bu persembe yapilacak toplantisinda konusulacagini belirtti ve destek sozu verdi.

simdilik bu kadar,

saglicakla kalin

suheyla, ayla, nilgun, cigdem
************* bugunku gelismelerle ilgili bir noktayi unutmusum:

zeytinli belediye baskani sadan aytac ile de telefonda gorustuk, kendisi istanbul'daydi, panele destek sozu verdi.

29 Eylül 2007 Cumartesi

Panel süreci


merhabalar,

"kazdagi'ni koruma girisimi grubu" uyeleri olarak bu sabah kucukkuyu belediye bsk. dr. yusuf aksoy'a gittik. panel hakkinda bilgi verdik.hic cekincesiz bir sekilde panele destek verecegini belirtti. hemen afislerden cogaltip kahvelere asilmasini sagladi.

daha sonra gruba yolladigimiz panel duyurusunun ardindan sn. mehmet ongenin beni telefonla aramasi nedeniyle mehmet bey ile gorusmeye gittik. mehmet bey panelin hazirlanma surecinde kendisi ile konusulmamis olmasini onaylamadigini belirterek bize basarilar diledi.biz de bu surecte bir koordinasyon-yurutme kurulu olusmamis olmasi nedeniyle boyle bir kopuklugun yasandigini, amacimizin bu konuda elimizden geleni yapmak-panel de bunlardan biri- oldugunu belirttik. karsilikli saygi cercevesinde gecen konusmada kazdagi ile ilgili olarak calismak-yer almak isteyenlerin biraraya gelmesi ve bir koordinasyon-yurutme grubu olusumuna gereksinim oldugu dusuncemizi yineledik.

ardinda da ayvacik kaymakami ile olan randevumuza bir heyet olarak gittik. kaymakam bey bizi oldukca sicak karsiladi. epeyi sohbet ettik. panel icin bilgilendirme yazimizi kaymakamliga biraktik ve kendisini panele davet ettik.

simdi sira panelin en genis bir sekilde duyurusu ve katilimi arttirmasina geldi.

gruba gelen son afis-ahmet'in hazirladigi- oldukca guzel olmus. eger baskaca bir katkisi olan yoksa, herkes bulundugu yerde afisin cogaltilmasi ve dagitilmasi isini ustlenebilir.

sevgili reyhan,

canakkale merkez, bayramic,biga, can ilceleri koyler, stk'lar ve protokol'a -yerel radyo ve tv'lere duyurusu isini siz ustlenirmisiniz?

biz de kucukkuyudakiler olarak, ezine, ayvacik,kucukkuyu,altinoluk, edremit, akcay ve burhaniye tarafinin duyurusu ve davetini yurutelim.

sevgiler,

suheyla

28 Eylül 2007 Cuma

6 Ekim'de Panel düzenliyoruz




6 Ekim Cumartesi 14.30 da Küçükkuyu'da Panel düzenliyoruz.
Aşağıdaki davetiye Küçükkuyu'daki işyerlerinin camına asıldı.
Sizde bu davetiyeyi çoğaltarak bölgenizdeki işyerlerinin asmasını sağlarsanız
geniş bir katılım sağlamış oluruz.
Kazdağı'nın kuzeyindeki maden sondajlarından etkilenen Çanakkale,Çan,Bayramiç Belediyeleride otobüslerle kuzeydeki komşularımızı Panele getireceklerini açıkladılar.
6 Ekim,Cumartesi kimselere randevu vermeyin Kazdağımıza sahip çıkalım!

KAZDAĞI VE MADEN PANELİ

KATILIMCILAR:
1. 3213 Sayılı Maden Yasasının Değerlendirilmesi:
Cemalettin KÜÇÜK- TMMOB Metalurji Müh. Odası Gen. Bşk.

2. Maden-Altın Aramada Kullanılan Yöntemler ve
Bu Yöntemlerin Çevreye ve Halk sağlığına Olası Etkileri, Ülkemizden Örnekler:
Tahir ÖNGÜR- TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Temsilcisi
Ertuğrul BARKA: Ege Böl. Kimya Müh.Odası Bşk.,EGEÇEP Y.K.

3. Tarihten Günümüze Kazdağı Bölgesi, Maden ve Turizm.
Av. İskender Azatoğlu-Araştırmacı Yazar-Turizmci

4. Zeytin ve Maden:
Doç. Dr. Murat ŞEKER-ÇOMU Ziraat Fak.Bahçe Bitkileri Böl. Bşk.

5. Maden ve Kadın: Mücella Yapıcı-Mimar

Panele tüm halkımız davetlidir

Tarih : 06. Ekim.2007 Cumartesi Saat: 14:30
Yer : Seğmen Otel-Küçükkuyu

Bilgi Tel: 0286-7526043-7526863-7525698
Kazdağı Koruma Girişimi

25 Eylül 2007 Salı

Kazdağı Korumadaki gelişmeler


Sevgili arkadaşlar merhaba,
İmza kampanyasının kendi web sayfamızda yürümesi isteği ile sevgili doktorumuz Çiğdem Arı hemen insiyatif kullanıp http://www.kazdagikoruma.org/ adını alıp girişime hediye ett. Sevgili Özer Tayiz'de kısa sürede içini doldurup paylaşıma açacak!

Kazdağı Koruma Girişiminin dernekleşmesi niyetimize,çağrımıza Kazdağının pek çok yerinden çok olumlu tepkiler,katılımlar geliyor.Sanırım yakında tüm girişimcilerin katılabileceği bir buluşma gerçekleştirebilirz.Derneği kurmak için çok acele etmeden olabildiğince katılımı arttıracak duyuruyu yapalım istiyoruz.

Aktif kadınların düzenlediği paneli hep birlikte katılalım ve daha çok insanın yararlanması için duyurusunu geniş tutalım.Elbette Balya belgeseli hazır.45 dakika ve çok etkileyici! iyi düşünmüşsünüz ::-)

Yakında "Balya"ya bir otobüs seferi yapacağız.Otobüsün sponsoru çok kısa sürede duyuruyu buradan yapacak.Özellikle Köy Muhtarlarının ve köylerdeki ilgili insanların katlmasını arzu ettiğimiz bu sefere daha fazla otobüs ilave etmek isteyen destekçileri hasretle bekliyoruz.

Vee ülke genelinde birlikte çalıştığımız çevre,ekoloji örgütlerine kampanyanın duyurulması ve ana hedefin maden yasasının değiştirilmesi olarak belirlenmesine gayret ediyoruz.Ülkenin pek çok blgesinde hızla çoğalan maden sondajlarının tehtidinden sadece Kazdağını ve özellikle Bahçedereyi kurtarmak mümkün değil arkadaşlar.Tehtidi tümden engellemenin yolu maden yasasının değişmesi olmalı! Ve bu hedef için ülkenin her tarafında mücadele eden kişi ve kuruluşlarla bir haberleşme ağı-platform oluşturmaya çalışıyoruz!
Kampanyanın bir ucundan tutan,duyuran herkesin eline sağlık.

Sevgilerimle ::-)
İsmail Yenigün
Ekolojist,

20 Eylül 2007 Perşembe

ARIKLI MADENE KARŞI



Arıklı Köyüde madene karşı
http://www.canakkaleolay.com/haber_detay.asp?id=36036

Kazdağını tehdit eden altın madeni arama çalışmalarına karşı hemen yasal süreci başlatan Bahçedere,Adatepebaşı,Çetmibaşı ve Nusratlı Köylerine ilave diğer yakın köylerin bilgilendirilmesine devam ediliyor.
Çarşamba akşamı İmece Evi’nde buluşan çevreci ve ekolojistler İstanbul’dan sadece bu bilgilendirmeyi yapmak üzere kendi imkanları ile gelen Jeoloji Y. Müh. Tahir Öngür’üde karşılayarak Arıklı Köyünde bilgilendirme semineri verdiler.

Akşam Fernerbahçenin maçı olmasına rağmen TV yi kapatıp dağlarındaki gelişmeleri ve gelecekte başlarına gelebilecekleri ilgiyle izleyen Arıklı köylüleri bölgelerindeki uranyum madenini ve tartışmalı taş ocağının zararlarını da öğrenmeye çalıştılar.

Tahir Öngür konuşmasında kullandığı fotoğraflar ile iki saati aşkın bir süre madenciliği,zararlarını,üretüm biçimlerini,dünyadaki ve ülkemizdeki örnekleri paylaştı.
Sunumun bir örneğini imece evi ile yerel medya temsilcisi Bekir Erdinç’e bırakan Tahir Öngür bölgede yapılacak her tür bilgilendirme çalışmalarına hiç üşenmeden gelebileceğini söyleyerek katılanlara moral verdi.

Semineri hazırlayan İmece Evi gönüllüleri daha sonra “Zehir Kent-Balya Filmini” yayınladılar.1850 li yılarda işletmeye başlanan Balyadaki maden 1939 yılında kapanmış olmasına rağmen hala 70 yıldır çevresini nasıl kirlettiğini ve yüzyıllar boyunca bu kötü görüntüsünden kurtulamayacağını bizzat Balyada yaşayan köylülerin ağzından izleyen Arıklı köylüleri gelecekte kendilerini neyin beklediğini Muhtarlarının önderliğinde gördüler.

Kazdağı’nı Koruma Girişimi

Haberleşme; http://tech.groups.yahoo.com/group/kazdagigrubu/
Web; http://kazdagikoruma.blogspot.com/
E-posta; kazdaginikoruma@gmail.com

15 Eylül 2007 Cumartesi

Kazdağı'nı Koruma Planı


Kazdağını Koruma Planı Bahçedere 15.09.2007

Sevgili Kazdağı dostları merhaba,
Bahçedere’deki maden arama sondajı bitti! Maden şirketi makinalarını ve ekipmanlarını topladı.
Bugün-yarın her şeylerini araziden çıkarıp ormanı terk edecekler.
Geride delik deşik edilmiş ve kirlenmiş bir dağ bırakıyorlar.
Eğer aşağıdaki aşamalardan birinde durduramazsak dönüşleri çok daha vahim sonuçlar doğuracak.

Bu nedenle önce maden şirketinin yol haritasını öğrendik!
İzmir’deki hukukçu arkadaşlarımız Arif Ali Çangı cangi@ttnet.net.tr ve Noyan Özkan noyanozkan@ttnet.net.tr bize deneyimleri ile maden şirketinin yol haritasını çıkardılar.

1*** Enerji Bakanlığı Maden İşleri Genel Md.den işletme ruhsatı ve işletme izni

2***ÇED (Çevre Etki Değerlendirme) raporu hazırlığı,

3***ÇED’i onaylama Çevre ve Orman Bakanlığı,Çevre Genel Müdürlüğü

4***Çanakkale İl Özel İdaresi tarafından deneme izni ve açılma ruhsatı...
Dört ana başlıkta toparladığımız maden şirketinin bu yol haritasına göre bizlerde,yani Kazdağını korumaya çalışan kişiler ve STK lar kendi planımızı yapmaya çalışıyoruz.
1.aşama;
Enerji Bakanlığı Maden İşleri Genel Md.den işletme ruhsatı ve işletme izni.

İmza Kampanyası;
MARÇEP ve Çanakkaleçep ayrı ayrı düzenlediler.Buna internet üzerinden interaktif imzalama eklemeye çalışıyoruz.Teknik imkanı olan arkadaşların desteği harika olur ::-)
Panel;
Bölgedeki insanları bilgilendirmek için düzenlenecek birden çok panel!
Ayvacık,Küçükkuyu,Altınoluk,Akçay,Zeytinli ve Edremit’de planladığımız panelde tüm etkilenen tarafların bilgisini aktarmak üzere;bir hukukçu,bir madenci,zeytinci,ormancı,dağ köylüsü,turizmci,yerel yönetici ve bir ekolojistin olmasına gayret ediyoruz.

Bilgi dosyası;
Panelle beraber oluşturacağımız bilgi dosyası hem basın aracılığı ile kamuoyuna hemde Cumhurbaşkanlığından başlayarak Milletvekillerine,Çanakkale ve Balıkesir il-ilçe yöneticilerine
eksik,yanlış bilgi yerine doğru bilgi iletilmiş olacağız.
İlk aşamaya izin verecek Maden işleri genel müdürlüğünde çalışan bürokratlara izin vermemeleri yönünde bilgi dosyasını sunup kendilerini yüz yüze bilgilendirebilecek Ankara’daki dostları arıyoruz.

Koordinasyon;
Yeni,tertemiz,egolarından arınmış,koltuk yerine iletişime,paylaşıma önem veren,birlikte çalışmaya, biz olamaya inanan,geleneklerine,kültürüne bağlı,yaptığı iş gereği yada gündelik yaşamında zaten çevreyi kirletmeyen,doğaya zarar vermeyen insanlarla yeni bir dernek kurmayı tartışalım istiyoruz.
Birbirine güvenen ve kamuoyunca güvenilir bir tüzel kişilik kazanana kadar dayanışma yolu ile oluşturulan internet iletişim grubumuzda e-posta ile;
http://tech.groups.yahoo.com/group/kazdagigrubu/
web sitemizde de http://kazdagikoruma.blogspot.com/
bilgiyi,gelişmeleri ve duyurularımızı tüm dünyadaki İDA –Kazdağı dostları ile paylaşıyoruz.

Köy-belde bilgilendirme toplantıları
Jeoloji Mühendisi Tahir Öngür 19 Eylül Çarşamba günü İmece Yemeğine (Potlaç) katılıyor.Aynı gün iftardan önce bir sahil beldesinde,iftar-potlaçtan sonra Arıklı Köyündeyiz.
Adatepebaşı köyünde yaptığımız gibi projeksiyonla görsel sunum yapıp zaman müsait olursa Çanakkale’deki dostların getirdiği “Balya Belgeseli”ni izleyeceğiz.
Bu çalışmanın duyurusu pazartesi günü ayrıca yapacağız.

Dava;Yasal Hakkımız!
Eğer Maden işleri müdürlüğü 1.aşamaya yani ruhsat, izin verirse hemen iptal davası açıyoruz.

2. ve 3 aşama;
Maden şirketinin yol haritasındaki diğer aşamalardan ÇED sürecini yakalamak için tüm üniversite çevrelerine ihtiyacımız var!
Şu ana kadar ÇED raporunu izleyeceklerinin ilk duyurusunu bizzat Kazdağına gelerek yapan Boğaziçi Üniversitesi oldu.Darısı 18 Mart ve diğer Üniversitelere…

Bu aşamada çalışmalarımızı uluslar arası kamuoyuna taşımamız gerekiyor.
İlk dirsek teması da Midilli ile yapıp özellikle su kaynaklarımıza dikkat çekmemiz gerekiyor!

4. ve son aşama;
Maden şirketi eğer Çanakkale İl özel İdaresinden onay alırsa arkadaşlar gerisi kendimizi ağaçlara zincirlememiz gerekir.
İşi gücü bırakıp birde nezaretlerde pineklemeyelim diyorsak İl özel idaresinde olur verecek yetkililere şimdiden bilgi aktarımına başlayalım!
Bu konuda Çanakkaledeki dostlara çok iş düşüyor.

5.Aşama;Dava ve Eylem!
Hepimize kolay gelsin.
Bu çalışmayı hem geliştirelim hemde duyurup yayalım.

Kazdağı’nı Koruma Girişimi
Haberleşme; http://tech.groups.yahoo.com/group/kazdagigrubu/
Web; www.kazdagikoruma.blogspot.com/
E-posta; kazdaginikoruma@gmail.com

14 Eylül 2007 Cuma

Çanakkale birlik yolunda


http://www.canakkaleolay.com/haber_detay.asp?id=35781

Kazdağları’na örgütlü koruma
Kazdağlarıyla ilgili korumacılık anlayışının gelişmesi ve Kazdağlarını uluslararası altın tekelcilerine yağmalattırmamak amacıyla Çanakkale’de bölgesel örgütlenme çalışmaları hız kazandı. Bu çalışmaları organize etmek üzere 5 kişilik yürütme kurulu oluşturuldu.
Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası’nda düzenlenen toplantıda konuşan Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Kazdağlarının korunması gereken ortak doğal miras olduğuna işaret etti ve “Çanakkale Belediyesi olarak biz her türlü katkıyı sunmaya hazırız” dedi.
Akademik Odalar Birliği Dönem Sözcüsü Cengiz Demirel,çevre duyarlılığının kentte belirli noktaya çekildiğini,birlik olarak genel amaca ulaşıldığını, bundan böyle kentin diğer meselelerinde de aynı yöntemlerle kamuoyunun gündemine taşıyacaklarını söyledi ve çevre hassasiyetleri konusunda her zaman birey olarak katkı sunacağını bildirdi.
Akademik Odalar Birliği, önceki gün aralarında Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Bayramiç Belediye Başkanı İsmail Sakin Tuncer ve Umurbey Belediye Başkanı Vedat Özkan’ın da bizzat bulunduğu çeşitli sendikalar ve sivil toplum örgütlerinin yöneticileriyle Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası’nda ‘‘Kazdağları ve Çevre’’ konulu toplantı düzenledi. Akademik Odalar Birliği’nin organize ettiği toplantıya altın sondajı çalışmalarının sürdüğü iki bölgeden biri olan Çan temsilci bazında katıldı. Çanakkale Akademik Odalar Birliği’nin çağrısıyla yapılan kitle örgütleri toplantısına birkaç kurum dışında köklü kitle örgütleri yöneticileri katıldı. KESK, Kamu-Sen dönem Sözcüleri ve il temsilcileri bazında toplantıya katılırken Memur-Sen’den hiç kimsenin temsil edilmediği gözlendi. Demirel yönettiAkademik Odalar Birliği Dönem Sözcüsü Cengiz Demirel, çevre değerlerine karşı toplumsal eksikliği ortadan kaldırmak için herkesin gönüllülük esasında mücadele etmesi gerektiğini savundu. Ulus ötesi güçlerin emperyalist amaçlarını gerçekleştirmek için harcadıkları çabalar karşısında Çanakkale halkının güçbirliği oluşturmasından başka şansı bulunmadığını belirten Demirel, katılanlardan ,toplumun aydınlatılması ve yasal mücadelenin başlaması amacıyla yürütülecek çalışmalarla ilgili toplantıya öneri desteği istedi. Gökhan’ın önerisi benimsendi Toplantıda eylem önerilerinin görüşülmesinin yanısıra, Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan' ın önerisiyle Çanakkale ve Balıkesir il ve ilçe belediyelerinin oluşturacağı yasal birlikteliğin içine kitle örgütlerini katmanın yasal zemini üzerinde çalışılması ve ayrıca oluşturulacak platform yada birliğin programı, bütçesi olan ciddi bir kuruluş olması benimsendi. Başkan Gökhan, bu konuda Çanakkale Belediyesi olarak her türlü desteği vermeye hazır olduklarını bildirdi.Gökhan’ın önerisin kabul edilmesinin ardından Çanakkale Barosu hukukçularının yasal zemini ve kuruluş sürecini incelemesi ve birlik ya da platform kurulması yönündeki kesin kararın gelecek toplantıda verilmesi karara bağlandı. Toplantının sonunda gönüllülük esasınsa bağlı yapılan seçimle, Akademik Odalar Birliği’nden Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Hicri Nalbant başkanlığında 4 kişilik heyet Yürütme Kurulu’na seçilerek, Çanakkale Çevre Platformu ya da birliğinin ilk etaptaki yürütme kurulunu oluşturan isimler oldular.

13 Eylül 2007 Perşembe




CUMHURBAŞKANLIĞI MAKAMINA


Sayın Cumhurbaşkanımız,

Bizler, ülkemizin ve esasen DÜNYANIN , en özel ve korunmaya değer bölgelerinden biri olan KAZDAĞLARI’ nda faaliyet gösteren TURİZMCİLERİZ.

“Her şey Dahil” sistemlerinin, yalnızca “deniz-kum-güneş” anlayışı ile çerçevelenen KİTLE TURİZMİNİN, ülkemizin doğal,tarihi ve kültürel değerlerine karşı getirdiği yıkıcı etkilerine alternatif olarak gelişen EKO ( SOFT ) TURİZMİN ülkemizdeki ÖNCÜ BÖLGESİ , KAZDAĞLARI’ dır…!

Bir avuç cesur girişimcinin öcülüğü ile başlayan KAZDAĞLARI ‘ndaki SOFT (EKO) TURİZM, bugün sayıları yirmili rakamları geçen ve her biri birbirinden değerli BUTİK OTELLERLE, ülkemizdeki kaliteli ve alternatif turizme damgasını vurmuştur.

KAZDAĞLARI, içinde barındırdığı muhteşem bitki örtüsü (FLORA) ve hayvan çeşitliliği (FAUNA) yanında, işte böylesine önemli ve son derece ciddi bir ekonomik-sosyal ve kültürel gelişime de beşiklik etmektedir.

Bir süre önce, GLOBAL MADENCİLİK A.Ş. isimli firma, 69558 müracaat ve 2461263 erişim no.lu geçici ruhsatı ile maden arama faaliyetlerine başlamıştır.

Arama yapılan bölge, ÇANAKKALE İLİ- AYVACIK İLÇESİ – BAHÇEDERE KÖYÜ sınırları içindedir ve bölge tamamen ZEYTİNLİK ALANLARLA çevrilidir.
Bu nedenle, çevre köylülerinin de haklı olarak tepkisini çeken bu faaliyet, anlaşılacağı gibi,
ÇOK YÖNLÜ BİR TAHRİBATA YOL AÇMAKTADIR.

Ülkemizin “Turizm Geleceğinde” çok önemli bir yere sahip olan EKO ( SOFT ) TURİZMİN,
ÖNCÜ GELİŞİM BÖLGESİ KAZDAĞLARI, başka hiçbir bölge ile kıyaslanamayacak kadar hassas bir dengeye sahiptir.

Bizler, yeraltındaki zenginliğin, yer üstüne çıkarılmasına taraftar olan kişi ve işletmecileriz !

AMA KAZDAĞLARI - EĞER BİR ÖLÇÜMLEME YAPILACAKSA – YER ÜSTÜNDEKİ ZENGİNLİKLERİNİN, YER ALTINDAKİ MADEN ZENGİNLİKLERİNDEN, KIYASLANAMAYACAK KADAR DEĞERLİ VE ÜLKE EKONOMİSİ AÇISINDAN DA DAHA VERİMLİ BİR BÖLGEDİR …!

Bütün bu konuların ışığında, bölgemizdeki maden arama ve işletme ruhsatlarının İPTAL edilmesini, sondaj çalışmalarının acilen DURDURULMASINI saygılarımızla arz ve talep ederiz.



GÜLTUR Toplantısı basın açıklaması

ÜLKEMİZİN KÜLTÜR VE DOĞA MİRASI
KAZDAĞLARI ‘ NIN YOKOLMASINA KARŞIYIZ !


Kazdağları’ nda yaşayan ; burada zeytincilik, çobanlık, çiftçilik, esnaflık, işçilik öğrencilik, ticaret ve turizmcilik yapan kişileriz…
Kazdağları, yalnızca ülkemizin bir kültür ve doğa mirası değil, dünyanın “OKSİJEN CUMHURİYETİ” olarak tanımladığı ve değer verdiği bir bölgedir.

Barındırdığı sayısız endemik bitki türünün yanında, havadaki oksijen oranının fazlalığıyla dünya ikincisi bir doğa ve oksijen cennetidir…

Ayrıca, muhteşem su kaynakları, tarih öncesi çağlardan gelen mitolojik geçmişi ile eşsiz bir zenginlik kaynağıdır.

Öte yandan, ülkemizde yeni gelişmeye başlayan ve gelecekte en önemli bir turizm kolu olmaya aday EKO, DİĞER ADIYLA SOFT TURİZMİN TÜRKİYE’ DEKİ ÖNCÜ BÖLGESİDİR…

Saydığımız ve esasen ulusal ve uluslar arası kamuoyunun bilgisine ve beğenisine malolmuş bölgemiz, şimdi ne yazık ki, ciddi bir tehdit altında !

KAZDAĞLARI’ NDA, MADEN ARAMA VE İŞLETME RUHSATLARI ALINDI VE ALINMAYA DA DEVAM EDİYOR.
Son olarak, Global A.Ş. isimli bir firma, Kazdağları’nda, Küçükkuyu Beldesinin 10 km. kuzeyinde BAHÇEDERE KÖYÜ sınırları içinde maden sondaj calışmalarını yürütüyor. Tam 38 000 hektar alanda almış oldukları şimdilik arama ve daha sonra alacakları işletme ruhsatları ile bu cennet bölge,alt üst olacak.
Çünkü 1 gram altın elde etmek için tam 1 ton toprak yer altından çıkarılacak.
1 ton, 10 ton altın için talan edilecek toprak ve kesilecek ağaçları yani mahvolacak doğayı şimdiden tahmin etmek zor olmasa gerek….

Bizler, KAZDAĞLARI’ nda yaşayan ve Kazdağları’ na gönül veren bireyler, kurumlar ve kuruluşlar olarak, bu doğa katliamına geçit vermemeye kararlıyız.
Yer altındaki mücevherlerin çıkarılması adına, onlardan çok daha kıymetli ve yokolduğunda bir daha asla geri alınamayacak yer üstündeki mücevherlerin yok olmasına sessiz kalamayız, kalmamalıyız….

Kazdağları’nın altındaki maden, başka bölgelerden de elde edilebilir.
Ama Kazdağları’ nın üstünde yer alan zenginlikler bir kaybolursa, bir daha asla ele geçirilemez.
Bu anlamda, mevcut katliama karşı durma hareketimizin hiçbir siyasi, ideolojik niteliği ve sıfatı yoktur.
ORTAK PAYDAMIZ, ATALARIMIZDAN EMANET ALDIĞIMIZ VE GELECEĞE MİRAS BIRAKACAĞIMIZ BU CENNET BÖLGENİN YOK OLMASINA SEYİRCİ KALAMAYAN
BİR SORUMLULUK VE DUYARLILIK ANLAYIŞIDIR…

12 Eylül 2007 Çarşamba

Türkiye çapında imza kampanyası başladı


MARÇEP, Çanakkale bileşenlerinin katkılarıyla Kazdağları'ndaki "Maden Arama Faaliyetlerine Hayır! "başlıklı tüm Türkiye çapında imza kampanyası başlattı.
Kazdağları'nı çevreleyen çeşitli yerleşim alanlarına yakın yerlerde sürdürülen başta altın olmak üzere bakır, çinko gibi çeşitli maden arama çalışmalarının durdurulması ve 2004 yılında çıkarılan Maden Yasası'nın değiştirilmesi amacıyla tüm yurt genelinde MARÇEP tarafından imza kampanyası başlatıldı. MARÇEP Dönem Sekreteri ve DOĞADER Yürütme Kurulu Üyesi Didem Yılmaz, 3-4 Kasım tarihlerinde Çanakkale'de yapılacak MARÇEP 28.Bölge Toplantısı öncesi imza kampanyasını tamamlayıp, bunları daha sonra Enerji veTabii Kaynaklar Bakanlığı, Başbakanlık, Meclis Başkanlığı gibi çeşitli kuruluşlara iletmek istediklerini bildirdi. Yılmaz, açılan imza kampanyasında özetle şu çağrının yapıldığını açıkladı: "2004 yılı Dünya Çevre Günü olan 5 Haziran'da yürürlüğe giren Maden Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun ile madencilikle ilgili pek çok yasada değişikliğe gidildi, yönetsel işlemlerde ayrıntılı düzenlemeler yapıldı. Orman alanları, milli parklar, özel koruma bölgeleri, ağaçlandırma alanları, tabiat alanları, özel koruma bölgeleri, doğal ve kültürel sit alanları, tarım alanları, meralar, sulak alanlar, kıyılar, karasuları, kentlerin imar alanları, turizm bölgeleri, su havzaları madencilik faaliyetlerine açıldı. Maden arama faaliyetleri Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) kapsamı dışında bırakıldı, ÇED yapılmadan verilen arama izinleri ile toplam rezervin % 10'unun işletilmesine ve satışına izin verilebileceği, rezerv miktarının belirlenmesinde, madenci şirketin beyanın esas alınacağı kabul edildi. Böylece ülkemizin doğal güzellikleri ve tek hazinesi olan alanlar, ulus ötesi ve yerli işbirlikci madencilerin istilasına uğratıldı.Bu uluslararası ve yerli işbirlikçiler Havran Küçükdere'de, Artvin Cerattepe'de, Gümüşhane'de, Eskişehir'de, Uşak Eşme'de, Bergama Ovacık'da, şimdi de efsaneler diyarı oksijen ve su deposu Kazdağı'nda arama ruhsat ve işletme aşamasında olup, ülkemizin altını üstüne getirme çabası içindedirler. Bütün bunlar ne için? İnsanlığımıza güzellik takısı dışında hiçbir yararı olmayan altın için...Bu altını işlemek için gerekecek milyarlarca ton su, kısa gelecekte su fakiri olacak ülkemize ayrıca büyük bir yük olacak, bunun karşısında da milyonlarca ton siyanür çamuru, kirletilmiş zehirli sular, kanserli bitki örtüsü, kanserli insanlar geleceğe miras olarak kalacaklar.Maden faaliyetlerinin getireceği felaketler dursun istiyoruz. İlgili maden yasası ile ülkemizin doğal, tarihsel ve kültürel değerleri yok olmasın, çıkarılacak yasalar ülkemizin çıkarları doğrultusunda değiştirilsin istiyoruz."
12.09.2007 Çanakkale Olay Gazetesi

11 Eylül 2007 Salı




06 Eylül 2007 Perşembe

Boztepeden açıklama


Basına ve kamuoyuna,

Kazdağı’nda maden çalışmalarına karşı başlayan köy toplantıları coşkulu ve yoğun katılımlı gerçekleşiyor.
Bir hafta önce Bahçedere Köyü’nün meydanı’nda düzenlenen potlaç-toplantısıyla (imece yemeği) başlayan madencilere karşı Kazdağı’nı koruma girişimi bölgede etkilenen tüm köylerin yoğun katılımı ve desteği ile yargı aşamasına geldi.
Madenciler yüzünden neredeyse unutulmaya başlanan "dayanışma" tekrar canlandı.
Birlikte bilgilenildi, köylünün kafasındaki soru işaretleri ve kaygılarına birlikte cevap arandı.
Köy meydanında yapılan toplantılar ile köylerde tüm seçmenlerin imzası ile muhtarlar yetkilendirilip dava açma kararı alındı.

Toplantılarda dile getirilen ise özetle şöyle oldu;

**Kazdağı biyolojik çeşitliliğiyle dünyanın en çok korunması gereken bölgelerinden biridir, tamamı Milli Park olmalıdır.
**Kazdağına özgü (endemik) bitkileri,gen kaynağı olma özelliği
**Kazdağı bölgenin en önemli iklim düzenleyicisidir.Ekolojisine müdahale edilemez.
**Kazdağı bölgenin en önemli su kaynağı ve deposudur.Hiç bir kirlenmeye izin verilemez.
**Kazdağı etekleri dünyanın nadide zeytinliklerinden biridir. Maden çalışması ise "Zeytin yasasını" çiğnemektedir.
**Bölgenin zeytin başta olmak üzere geçimi tarım ve orman ürünleridir.Yapılmak istenen maden çalışması dahil tüm çevre kirleticileri yerel ekonomiyi bozmaktadır.
**Yapılmak istenen maden sadece ekonomiyi, ekolojiyi bozmakla kalmayıp insan sağlığını tehtid etmekle birlikte, uzun vadede ölümü getirdiği yaşanan örneklerden biliyoruz.
**Yerli ya da uluslararası tüm saldırılar ancak dayanışmayla önlenebilir.
**Madende çalışanlara hain gözüyle bakılmamalı, dışlanmamalı.Onlarda komşumuz, arkadaşımız, köylümüzdür.
**Alınan karar toplanan imzalarla gecikmeden yargı sürecini başlatıyoruz
**Kazdağı’nın tamamında Enerji Bakanlığı tarafından pek çok maden ruhsatı verildi! Küçükkuyu'nun üstündeki Bahçedere'de ise 38.000 dönüm alan kiralandı.
**Kiralan arazi zeytinlik arazinin komşusu!
**Kiralanan arazide köyün içme su kaynakları var.
**Kiralanan arazi kesimi yasak olan Ardıç ağacı ile dolu !
**Altın aramayı hedefleyen maden şirketi bir gram altın için 1 ton toprağı kirletecek.
**01 Ekim tarihinde arama ruhsatlarının süresi dolan maden şirketi Orman ekipleri tarafından araziden çıkartılacak.
**Eğer gecikirsek 5-8 ay sonra alabilecekleri "işletme ruhsatları ile tüm bölgeyi karıncanın dahi dolaşmadığı dev bir taş ocağından beter hale getirecekler.
** Altınla birlikte ne aradıkları henüz bilinmiyor (altın için fazla derinlerden örnek aldıkları düşünülüyor) Uranyumdan şüpheleniliyor.

** Maden çalışması gerçekleşirse bölgenin kritik seviyedeki su kaynakları tükeneceği gibi atık sular Küçükkuyu ve körfezdeki tüm yaşam alanları için tehdit oluşturacak, tarım ve hayvancılık yapılamaz hale gelecek

**Bölgedenin hertürlü üretim zehirli olduğu gerekçesiyle satılamaz hale gelecek ve ekonomik değeri kalmayacak
**Körfezde turizm özellikle doğal ve sağlıklı yaşama dayandığı için bitecek,


**Daha önceki kampanyalarda yaşanan koordinasyonsuzluğu Kazdağı’nda yaşamamak için hem köy meydanlarında hemde internet ortamında tüm gelişmeleri katılıma açık bir şekilde paylaşıyoruz.

** Bölgemizde oluşan "Kazdağını Koruma Girişimi" koordinasyonu internet aracılığı
www.groups.yahoo.com/group/kazdagigrubu/ sitesinde haberleşiyor ve yeni oluşturmaya başladığımız http://kazdagikoruma.blogspot.com/ sitesindende gelişmeleri tüm dünya ve basın ile paylaşıyoruz.


İletişime geçmek isteyenler için yukarıdaki internet adreslerine ilave olarak;
Bahçedere Köyü Muhtarı Ahmet Ergin; 0542-6624950- 0286-7520387
Koordinasyon'dan Salih Sönmezışık; 0 532 254 73 29
e-posta kazdaginikoruma@gmail.com


Kazdağı’nı Koruma Girişimi
06.09.2007

Kazdağının çevresini,kültürünü korumaya çalışan kuruluşlar;

Adatepebaşı Köyü Muhtarlığı
Arıklı Köyü Muhtarlığı
Bahçedere Köyü Muhtarlığı
Çanakkale Akademik Odalar Birliği
Çanakkale Çevre Platformu
Çetmibaşı Köyü Muhtarlığı
EGEÇEP (Ege Çevre Platformu)
GÜMÇED (Güney Marmara Çevre Derneği)
İmece Grubu
Körfez Belediyeler Birliği,
MARÇEP (Marmara Çevre Platformu)
Nusratlı Köyü Muhtarlığı
Troya-İda Platformu (?)
Yeşilyurt Köyü Muhtarlığı


Kazdağı Maden tehtidinde


Sevgili arkadaşlar Kazdağından sımsıcak ve coşku dolu merhaba ::-)
Dün akşam Bahçedere Köyünde gerçekleşen potlaç,imece yemeği büyük bir katılımla gerçekleşti.Şehirlerden,sahillerden gelen pek çok çevreci ile köylüler elle vererek ormana sahip çıkmak üzere “dava açmaya” karar verdiler.
İmece grubunun çağrısı ile düzenlenen potlaç’a Marmara Çevre Platformu (MARÇEP),TEMA,Troya-İDA Platformu,Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği (BUĞDAY),
Körfez Aktif Kadınlar Koop.,Turizmciler,Zeytinciler, maden aramasını gerçekleştiren Global Madencilik sahibi ve çalışanları Bahçedere Köylülerinin ev sahipliğinde katıldılar.
Saat 18.00 ‘de köy meydanında bir araya gelen taraflar ilk olarak niyetlerini belirttiler.
MARÇEP bileşeni İmece Evi’nden İsmail Yenigün ormanın,Kazdağı’nın tek dalını dahi zarar görmesini istemediklerini,bunun için yasal sürecin hemen başlatılacağını,Zeytin yasasına aykırı verilen iznin hemen iptalini isteyeceklerini,bu süre içerisinde de madencilerden ormana daha fazla zarar vermemelerini istediklerini,yasal süreç devam ederken bu zararın en azda kalmasını sağlamak üzere Küçükkuyu ve komşu köyler başta olmak üzere hemen bir imza kampanyası düzenleyerek kamuoyu oluşturmak istediklerini söyledi.
Madenin sahibi Hasan Gülaçtı ise herkesin rahat olması gerektiğini belirterek hiçbir ağaca zarar vermek istemediklerini.Zaten kestikleri ağacın parasını orman işletmesine ödediklerini belirttiler.
Troya-İda Platformundan Muzaffer Bayraktar yarın derhal Tarım İl müdürlüğüne ihbarda bulunacaklarını belirtti. Murat Narin ise Bergama deneyimini aktararak çok uluslu şirketlerin işbirlikçi taşeronu olan bu “yerli” madencileri en yok edici ,zehirleyici yöntemle maden çıkarttıklarını ve zeytin yasasını çiğnediklerini belirtti.
MARÇEP adına MARÇEP Dönem Sekreteryası Çevre Yüksek Mühendisi Didem YILMAZ da potlaca katılıp,Bahçedere köylüleri ile madenciliğin çevreye vereceği olumsuz etkileri üzerine görüşmüştür.
Yer yer çevrecilerle madencilerin sert tartışmalarına tanık olan köy meydanı yemek,potlaç aralığından sonra emekli avukat Mehmet Öngen’in önerisi ve Bahçedere köylüleri,Muhtarları Ahmet Ergin’in aktif katılımı ile toplu dava dilekçesi oluşturmaya alkışlarla karar verildi.
Davanın tüm koordinasyonu ve masrafını üstlenen Öngen ve tüm katılımcılar buluşma 23.00 gibi bitmesine rağmen köylülerle geç saatlere kadar sohbet edip heyecan ve coşkularını paylaştılar.